• 1
 

Türk'ün Schengen ile imtihanı!

Öyle büyüdük, böyle süper güç olduk diyenlerin ağzına kürekle vurup, sonra çimento döküp üzerine maydonoz ve dereotu serpmek istiyorum. Almanya'ya hem babaanne ziyareti hem de [...]

  • 0
 

Emrah Serbes - Deliduman

Bittiği an kafayı yedim diyebilirim. Bu kitabı herkes okumalı, herkes birbirine hediye etmeli, vakıf kurup bağış toplayarak ücretsiz olarak dağıtılmalı dedim. Öyle bir kitap ki[...]

  • 0
 
inside job

Dünyanın içine kimler sıçıyor? - Inside Job

Geçtiğimiz hafta bir uygulama keşfettim, gerçi internet ekipler amiri M.Serdar Kuzuloğlu da uygulamadan bahsetmiş ama ben tesadüfen Game Of Thrones'un son bölümlerini izlemek için [...]

  • 0
 

Louis-Ferdinand Celine - Gecenin Sonuna Yolculuk

Bir kere kitabı eline aldığında diyeceksin ki evet ben gerçek bir kitap okuyacağım. Ne bileyim her güzel kitabın bir havası vardır, bir ağırlığı, kalitesi. Tarif etmek gerekirs[...]

  • 0
 

Pis

Yine o aptal dönemdeyim. Yalnızca gözlerim okuyor, aklımın içinde binlerce şey dönüyor dolaşıyor ve bir an oluyor kendimi yüzlerce cümle sonrası bir yabancı paragrafta buluyoru[...]

  • 0
 

Tezer Özlü - Yaşamın Ucuna Yolculuk

Çevremde bu kitabı okuyup da sevmeyen kimseyi görmedim. Hakkında neler duydum neler... Oğuz Atay'ın kadın versiyonu olduğunu, Jean-Paul Sartre'ın Bulantı kitabı kadar derin bir[...]

  • 0
 

İyi şeyler dükkanı

Bu babalar gününde babanızı iki kez sevindirmek ister misiniz? Tabii ki istersiniz yahu, iki kez sevindirme imkanı varken insan neden bir kere sevindirmeyle yetinsin ki? Değil m[...]

  • 0
 

Gezi ile Lice'yi bir tutan zihniyet

Çok sinirliyim. Kimse kusura bakmasın ama bana göre Gezi Direnişi ile Lice olaylarının bir tutulması aptalca. Üzerinden vicdan, samimiyet, tutarlılık sorgulaması da dünyanın en zek[...]

  • 0
 

Bit pazarı

Bugün biraz dolaştım sağda solda. Beyazıt Meydanı'nda bit pazarı kuruluyor biliyor musunuz? Hep eski, berbat şeylerle dolu. Tek tük satın alınabilir şey çıksa da geneli benim i[...]

  • 0
 

Orospu Kırmızı - Umay Umay

Beyoğlu'nun ve Kadıköy'ün güzel insanları varmış yakın zaman eskilerinde. Hani bir ara yazmıştım yağmurlu gecelerde PTT kulübelerinde elinde birasıyla sevgilisini arayanlar var[...]

  • 1
 

Dul - Jean-Louis Fournier

Fransız sinemacı ve yazar Jean-Louis Fournier'nin Dul kitabı hakkında bir kaç yazı okumuştum farklı edebiyat bloglarında. Konusu ilgimi çekmişti, belki sizler de ilgi duyabilir[...]

 

Öne çıkan yazılar

Emrah Serbes - Deliduman

Bittiği an kafayı yedim diyebilirim. Bu kitabı herkes okumalı, herkes birbirine hediye etmeli, vakıf kurup bağış toplayarak ücretsiz olarak dağıtılmalı dedim. Öyle bir kitap ki insanın aklını başından alıyor resmen! Ne kadar abarttım değil mi? “Evet, abarttım. Çünkü bu dünyada o kadar çok mankafa var ki abartmayınca hiçbir şeyi anlamıyorlar.” Hayır, benim değil gelmiş geçmiş en güzel roman karakterlerinden biri olan Çağlar İyice’nin sözü bu. Haksız da sayılmaz, şimdi bu […]

Türk'ün Schengen ile imtihanı!

Öyle büyüdük, böyle süper güç olduk diyenlerin ağzına kürekle vurup, sonra çimento döküp üzerine maydonoz ve dereotu serpmek istiyorum. Almanya’ya hem babaanne ziyareti hem de turistik ekşınlar sebebiyle gitmeye karar verdim. Tabi tam olarak öyle gelişmedi olay, benim liseden bu yana ekürim olan, aynı şirkette çalıştığım arkadaşım Yalçın’ın işleri sebebiyle ortak planladığımız tatil olayının yalan olmasına  kızıp böyle bir karar verdim. Yalçın genellikle arkadaş satan bir tip, yani bu konuda […]

ABD'nin Yeşil Kuşağında Kanı Dökülen Masumlar: Filistin

Yaş itibari ile bir çok şeyi doğru düzgün bilemiyoruz. eksik biliyoruz, yanlış biliyoruz, yalanlara inanıyoruz, gerçekleri es geçiyoruz, gündemde ne varsa onu doğru sayıyoruz falan filan. Bildiğim, anlayabildiğim kadarıyla olup biteni aktarmak istiyorum. Filistin’de yaşanan insanlık dramı gerçekten içimi dağlıyor. Ne desem kifayetsiz… İsrail gibi gözü dönmüş bir vahşi, Hamas gibi bana göre kesinlikle savunulmaması gereken maşa silahlı örgütle çözüme ulaşılabileceğini sanmıyorum. Yazarak bir şeylerin değişmeyeceğini biliyorum, sadece farklı bir bakış açısını […]

Aret ve Ben

Hayatımın epeyce eğlenceli olması gereken kısımlarını (iki yıl öncesi ve varoluşum arasındaki zaman diliminden bahsediyorum) öyle güzel insanların değerli katkılarıyla benzersiz bir katlanılmazlığa dönüştürdüğümü düşünüyordum bir zamanlar. Katlanılmaz olduğu aşikardı fakat gerçekten değerli saydığım insanlar mıydı bu katlanılmazlığı bana yaşatan? Çevremde gördüğüm herkes gibi derin düşünceler, çıkmazlar, melankolik kaybediş hikayeleri, gözyaşlarıyla hiçbir şey anlamadan çevirdiğim kitap sayfaları, anılar içerisinde süzüldüğüm şarkılar vs. vs. sürüyle şey yaşıyordum. Bu hayatımın en çirkin, […]

Louis-Ferdinand Celine - Gecenin Sonuna Yolculuk

Bir kere kitabı eline aldığında diyeceksin ki evet ben gerçek bir kitap okuyacağım. Ne bileyim her güzel kitabın bir havası vardır, bir ağırlığı, kalitesi. Tarif etmek gerekirse hani eskiden ekmekler daha içi dolgun olurlardı ya, hissederdin içinin doluluğunu, tok tutacağını. Şimdiki ekmekler hava kabarcıklarıyla dolu sadece. Her neyse işte Gecenin Sonuna Yolculuk tam olarak o eski zaman ekmekleri gibi. Doymak ne kelime ama arkadaşım ya. Ben bu kitabı okumak için […]

Dünyanın içine kimler sıçıyor? - Inside Job

Geçtiğimiz hafta bir uygulama keşfettim, gerçi internet ekipler amiri M.Serdar Kuzuloğlu da uygulamadan bahsetmiş ama ben tesadüfen Game Of Thrones’un son bölümlerini izlemek için kaynak ararken buldum. Ya aslında anlatmak istediğim uygulama değil ama kısaca değineyim, sonra konuya dönerim tekrardan. Popcorn Time adında bir uygulama geliştirilmiş geçtiğimiz yıllarda. Sistem aynı torrent mantığı ile ilerliyor fakat bilgisayarınıza filmi ya da diziyi tamamen indirip izlemek zorunda değilsiniz. Bir galeri şeklinde filmi posteriyle, […]

Fuck you!

Yeni tasarım, yeni logo, yeni kararlar ve merhaba blog! Hep istedim yazmayı fakat yazacak kadar hikaye üretemedim hayatımda, düzenli olarak uyandım işe gittim, işten çıktım eve geldim.. Ne kitap okuyabildim, ne film izleyebildim, ne kendime bir şeyler katabildim ne de katıla katıla gülebileceğim olaylara kahraman oldum.. O kadar tekdüze bir yaşamın içinde varoluşumun anlamsızlığında kaybolup gittim ki, kendimi unuttum adeta. Beni mutlu edebilen bir tek şey vardı hayatımda, o da […]

Hodejegerne iskandinav başyapıtı!

Sonbaharın kafasının karışıp yanlışlıkla İlkbahar gibi bir pazar yaşattığı şu güzel günde evde çaresiz, ilgisiz, hasta halimle battaniyeme sarılmış yatarken bir sms aldım. Tiyatrocu arkadaşım Dinçer İskandinav Sineması’ından bir film tavsiye ediyordu. Şimdi alelade biri dese ki Varol bu filmi mutlaka izle diye, not alır bir ara izlerdim?!$½. (açık olmak gerekirse bir ara yaparım dediğim hiçbir şeyi yapmadığıma dair inanılmaz bir istatistiğe sahibim ya neyse) Lakin olayın içinden biri önerdiğine […]

Pis

Yine o aptal dönemdeyim. Yalnızca gözlerim okuyor, aklımın içinde binlerce şey dönüyor dolaşıyor ve bir an oluyor kendimi yüzlerce cümle sonrası bir yabancı paragrafta buluyorum. Nasıl geldim buraya? Bilmiyorum. Gözlerim okuyor sadece kitabı. Bazen öyle oluyorum, dahil edemiyorum kendimi kitaba. Kitapla ilgili bir sorun değil bu, benimle alakalı ya da insanlarla. Kafamın içinde dönüp dolaşanlar, insanlara anlatamadıklarım, bir tür çıkar ilişkisi içinde gerçekte ne olduklarını ifade edemeyişlerim, ikiyüzlülükler, sinsilikler, tiyatrolar, […]

Dan Brown - Cehennem (Inferno) Ekitap

Beni tanıyanlar bilir ki deli bir Dan Brown hastasıyımdır. Çok sıkıcı geçeceğini düşündüğüm Pazartesi’me güneş gibi doğan, gözlerimi ışıl ışıl eden bir haber aldım az önce. Dan Brown’ın Inferno adlı son kitabının Mayıs ayında Amerika ile birlikte aynı anda Türkiye’de Türkçe olarak satışa sunulacakmış. Hatta bir güzel haber daha vereyim yayıncı Altın Kitaplar kitabın ilk bölümünü ücretsiz olarak dağıtıma sunmuş… Kindle kullanıcıları için MOBI formatına çevirdim, farklı bir yolla okumak […]