Archive for Ocak, 2008
Heryerde kar var…
4Çarşı iznindeyim. Havak çok soğuk bir hafta aralıksız yağan kar yeni erimeye başladı. Etraf buz pisti gibi…
Ben ve kral devrem Erdinç Menküç izin psikolojisinden çıkamadık tam olarak. Allahtan beni anlayan bir İstanbul’ lu var burada.
Torunlarda gelmiş vay beee. daha dün mıntıka yapıyorduk şimdi koğuşta torunlara bağırıyoruz sessiz olun lannn diye
Tam bir faşo oldum yaa. Benim koğuşumda yatan alt devrelerin hepsi şafağımı sayıyolar gitsin diye
… Ben çok çektim onlarda çekecek yoksa adet bozulur bende dışlanırım diğerleri tarafından..
Neyse psikolojimi 126 gün daha bozarım ondan sonra süper olacak eminim…. Hayde allaha emanet olun. BU yazıyı okuyanlar varsa bana para yollayın Tokat/Niksar şubesine Varol AKSOY diye..
Bide beni aramayın telefonda konuşunca moralim bozuluyor sivil günler aklıma geliyor.. Sizi seviyorum şu garip komando halimle.. Allaha emanet olun….
Boktan zamanlar…
1Allahım sanki acemi birliğinden dönmüş gibiyim.. Yalnızlığın dibine vurdum yaa. Bunalımında bunalımındayım. Bitmeyecek gibi duruyor. Biter demeyin hiç umudum yok. Herkesi çok özledim yeter bitsin artık yaaa. Tükendim ruhum hiçe doğru gidiyor. Paramparça oldum. Çekinmiyorum yazıyorum buraya ahkam kesmek benim işim değil. BİTTİM…
Ne diyebilirimki ?
3Kalp kalbe karşı derler
Sende üzüldün mü
Ay bile çeker gider
Beni hiç düşündün mü…
Sensizlik bende saklı
Çıkmaz bir an dışarı
Elimde bir fotoğraf
O şimdi burda olmalı…
Birazdan kalkıyor otobüsüm. Hakkınızı helal edin…
Vakti geldi…
0Ne oldu, ne bitti anlamadım ama koskoca 20+2 gün iznim bitti. Şimdi yine ayrılıklardayız. Hayatımda en sevmediğim şey ayrılmaktır birilerinden. Düzenimin dağınıkta olsa bozulmasından hoşlanmam, hiçbir zaman fazla birşeyler istemem, elimdeki olanlar her zaman için ihtiyacım olanlardır ve diğerleri gereksizdirler. Şimdi ne bir düzenim oluyor, ne ihtiyaçlarım tamamlanıyor nede elimde birşey kalıyor. Aynen mortingen ştrase oluyoruz…
Uzun bir yazı okuyacaksınız hazırlıklı olun. Dünden başlamak istiyorum dün bildiğiniz gibi yılbaşıydı ve aynı zamanda benim doğum günümdü. 3 ayrı yerde doğum günüm kutlandı ve herkes tarafından sevildiğimi, insanların gözündeki değerimi anladım. Saat 12 yi geçer geçmez gelen mesajlar doğum günü tebrikleri vs.vs.vs. Sabah uyandım hemen hastaneye yani eski işyerime çağırdılar. Orada sağolsunlar tıpkı geçen seneki gibi bir doğum günü düzenlemişler, benimle birlikte bir kaç kişinin de aradan çıkartıldı o pek bir şaşaalı olmadı ya neyse
Düşünen ve ilgilenen herkese binlerce kez teşekkür ederim.
İkinci doğum günüm evde gerçekleşti. Klasik yılbaşı ortamı bellidir evde haddinden fazla kuruyemiş kola,viski vs içecek ve bir doğum günü pastası. Her yılbaşı aynıdır bu senede aynısı oldu ama biraz değişik geçti ailem için. Onlar ilk defa bensiz yeni yıla girdiler çünkü üçüncü doğum günü partime davetliydim.
Kankam nerdesin hadi diye diye geldik artık yiyecek hiçbir yerim kalmamıştı. İlk önce bir ortadaki hindi, amerikan salatası meze tarzı şeylerle atıştırıldı. Ki ben yiyecek yerim kalmadığı için pek iştirak edemedim. Daha sonra evde eksikliği hissedilen şeyi almak için dışarı çıktık ve gidip tombala aldık
ahah yetmez diye birde monopoli tarzında Kasa diye bir oyun aldık. Tombala 3 el sürdü son eli ben aldım
Kasa oyununu kimse bilmiyordu kullanma kılavuzunu okuyarak oynadık. Oyunda formula yarışına girdim ve ortaya çok para koyarak sağlam bir birikim yaptım. En zengin olarak oyunu bitirdim. Yani o gece şansım çok iyiydi.
İşin en zevkli kısmı şimdi başlıyor sabah 4,30 a kadar sessiz sinema oynadıkki anlatılmaz yaşanır. Zaten herkes leyla olmuş
bide kızlara karşı erkekler oynadık. Tabiki kendimi övmek gibi olmasında bu işin erbabı olarak eze eze yendik
Kızlar artık varol bize geçsin fln diyorlardı en son
Neyse eğlence sabaha kadar sürdü sonra eve gitmeye biraz çekindim ve kankamlarda kaldım. Sabah uyanıp kendi evime geçtim. Hayatımda geçirdiğim en güzel yılbaşıydı. Onlara trilyarlarca kez teşekkür ediyorum.
Evet yeni yılada girmiştik artık yeni yaşımada ermiştim. Ama yılbaşı benim gidişime bir adım daha yaklaşmam askerliğimin bitişinede az kaldığını anlatıyordu bana. Evet 2008 geldi 21 şubat 2007 günü 2008 yılı gelmez gelsede mayıs 18 gelmez diyordum demekki geliyormuş. İnşallah kazasız belasız mayıs ayıda gelirse hür general olarak çıkacağım o nizamiye kapısından.
Yedim içtim o kadar çok yedimki hemde anlatamam her gittiğim yerde en büyük pasta dilimleri bana aitti. Nefes alamıyordum bi ara iyi hatırlıyorum.
.
Güldük eğlendik derken bu satırları yazığım gün İstanbul’ daki son gecem oluyor. Şimdi yatağımda son kez uyuyup hazırlanıp vedalaşıp paket olacağım güzeller güzeli istanbulumdan. Biliyorumki bu son ayrılık bundan sonra olmayacak böyle birşey, teselli eden şeyler var misal belirsizliğe gitmiyorum ne yapılacağını nelerle karşılaşacağımı az çok biliyorum, tanımadığım insalar olmayacak gittiğim yerde hepsi kankam hepsi kardeşim oradakilerin. Şafağım az belli bir motivasyonum var. İlk geldiğim cehennem günleri yaşatacak üst devrelerim piç dedelerim yok, artık bende bir dedeyim yane torunlarım beni bekliyorlar
. Karmaşık duygular parça parça bölük börçük anlatılmıyor ama bu yazdığım yazı askerlik bittiğinde hatıra olarak kalacaklar.
Az önce kankaların kankası yengelerin yengesi Dilek’ ten ondan sonra kardeşin en kralı delikanlının hası orhan’ dan hüzünsüz bir şekilde vedalaşarak ayrıldım. Akşamları gittiğimiz çiğ köfteci giderken ban uğra demişti sağolsun o da bir tabak dolusu çiğ köfte paketledi hediye olarak onlarıda aldım geldim evime… Şimdi mal mal internette takılıyorum sabırsızlanıyorum bir an önce gitsemde bitirsem şu askerliği diye..
Bu arada çok güzel bir kazak hediye edildi onu giyip gidicem tabura. Herkes 4,1 ay daha kendine iyi baksın. Atarsa 135 zoruna giden harbi çeksin. Allaha emanet olun ve dualarınızı mehmetçiğin üzerinden eksik etmeyin, askerin ne paraya ne pula en çok dua ya ihtiyacı var unutmayın.
Allahaısmarladık..

Son cıvıldamalar