Archive for Mart, 2009
Kan çekermiş hakikaten…
3Allahım yaa gece gece dellendim yine. Bu aralar da bana bişeyler oldu sürekli siyasi polemiklere giriyorum. Yaklaşık bir saattir devrimci biriyle tartışıyorum. Tartışmaktan ziyade düzeyli bir şekilde münazara yapıyorum diyelim…
Ben düşüncelerimi aktarıyorum, herşey okey diyor düşünceler birleşiyor sonra araya ama halklar ezilmesin özgürlük olsun diyor
Ben anlatıyorum o takılıp kalıyor
Zaten bu düşüncelerden takılıp kalmalardan bu ülke bu hale gelmedi mi?
Neyse bugün bir devlet dairesinde işim vardı. İşlem yapılırken bende diğer insanları izliyordum. Kapıdan içeri gazi madalyası olan yaşlı bir amca ile teyze girdi. Teyze ile amca tartışıyordu. Onların tartışmaları bizimki gibi değil korkmayın. Amca bişey dedi, teyze bişey dedi amca heeee dedi kadında sustu polenükte bitti
Ben onları izlerken gülesim geldi. Hemen arka tarafta masada oturan memura bakarak güldüm.
Memurda gazi madalyasını görünce hemen yardıma gitti. Dayanamadım amcayla muhabbet etmek kahramanlık hikayelerini dinlemek içinde bende yanlarına gittim.
Amcayı oturttuk banklara sonra ben tutamadım amca bu hangi savaşın madalyası diye sordum. Tabi bu arada teyze işleri halletmek için odalardan birine girmişti. Amcam kore savaşını duydunmu hiç? diye sordu.
Duymaz olurmuyum amca dedim, Nerden duydun lenn sen ne bilcen 55 sene önce mi dedi 55 senesinde mi dedi tam bilemiyorum
Olurmu amcacım sizin kahramanlıklarınız hep anlatılıyor dedim.
Memurda bizi dinliyordu döndü memura memleket nere diye sordu. Kahramanmaraş’lıyım amca dedi memur. Sonra bana döndü kaç yaşındasın diye sordu. 22 yaşındayım amca dedim. Askerden yeni geldim dedim, bilerek konuyu askerliğe getirdim bişeyler anlatsın diye
Nerde yaptın askerliği diye sordu. Yaw amca benim askerlik seninki gibi değil ben Tokat’ta yaptım dedim. Anaaa bende dün geldim Tokat’ tan dedi
Oğlu orada doktormuş. Sen Tokat’lı mısın amca dedim. Yok ben Sinop’luyum dedi.
Annnaaaaamm nasıl sevindim ama yaaa anlatamam
Konuya nasıl gireceğimi bilemedim
Bende Sinop’luyum amca dedim
O da bunu duyunca çok sevindi
Memur hemen lafa atladı bak bu çocuk zaten seni görünce hemen kanı kaynadı vallahi kan çekiyormuş dedi
Biraz güldük sonra memuru dışladık muhabbete dalınca o da gitti
Kimlerdensin diye sordu eheheh ben kimlerden olduğumu bi bilsem dedim
Cart curt epey bi konuştuk
İşi gücü bıraktım amcayla daldık sohbete. Süper eğlenceli bir adamdı yaaa.
Yaşlılarla muhabbet etmeyi çok seviyorum, hele makaraysa varya aman yarabbim tutmayın beni
Hemen muhabbete geliyorlar zaten, bir konu açıyorsun o sana döktürüyor
Dedikleri gibi ben o amcayı görünce hakikaten kanım ısındı birden… Demek kan çekiyormuş abi
Halis mulis İstanbul’lu olsamda babamdan dolayı fanatik bir sinopluyum ve bununla gurur duyuyorum…
İşim bitti amcaya veda etmek için gittim ellerinden öptüm
Oğlum kendine çok iyi bak annene babana selam söyle dedi
Nasıl mutlu hissettim kendimi anlatamam yaaa.
Hiç tanımadığım bir insan beni nasıl bu kadar mutlu etti onuda anlayamadım
Saldırganlık, seçim ve evlilik yıldönümü…
2Ooooffff. Çok yorgunum… Karmakarışık bir başlıkta atmışım
merak etmeyin hepsini tek tek anlatıcam…
Bugün seçim olmasının yanında Orhan ve Dilek’ in evlilik yıldönümüydü. İkisiyle de ayrı ayrı uğraştım diyebilirim. Muazzam bir telefon trafiği yaşandı bu gün gelene kadar.
Orhan bir sürü gül almış ve akşamdan bana verdi. Buzdolabına koydum. Hayır beni sevdiği için vermedi gülleri saklamam için verdi ![]()
Neyse bizin Romeo birde pırlanta yüzük almış. Sabahın köründe zile basıp gülleri istiyor. Valla kalkamadım anneme söyledim vermesi için. Sepetle salmış ![]()
Romeo gülleri Julliet’ in uyuduğu yerden itibaren yerlere seriyor. Bir tanede yastığının yanına bırakıyor. Karşısındaki tülün üzerine de bir kağıt bırakıyor. Onu ne kadar çok sevdiğine dair…
Romeo telefon ile arıyor ve kapıyı açarmısın diyor. Juliet kalkıyor ve şaşkınlıkla yanındaki gülü farkediyor. Daha sonra tüldeki kağıdı. Ayağa kalkıyor ve yerdeki gülleri takip ediyor. Adım adım hepsini topluyor…
Güllerin bittiği yerde ise kendisini pırlanta bir yüzük bekliyor. Duyguların kelimelerle ifade edilemeyeceği anda Romeo beliriyor ve mutluluk zirveye ulaşıyor..
Allah herkese böyle mutlu evlilikler nasip etsin ![]()
Saat 14: 00 gibi oy kullanmaya gittik. Hepimiz de ayrı sandıklarda kullandık.
Büyük Şehir için CHP’ye yani Kemal Kılıçdaroğlu’na verdim. Umarım kazanır. Bizimkiler Kadir Topik’ e verdiler
Neyse maceramıza dönelim…
Ben ise işin ızdırap kısmındayım tabi ki
Yüzük büyük geliyor ve değiştirmek için taaa Olivium Alışveriş Merkezine gidiyoruz
Bizim 42 kiloluk dileğimizin parmaklarıda kendisi gibi küçücük minnacık
Kuyumcu şaşırdı parmakların inceliğine
Neyse ölçüler alındı yakında küçültülüp gönderilecek…
Izdırap kısmındayım dedim ya…
Karnımız acıktı güzel bir iskenderciye gittik. Biraz bekledik sonra sipariş alan olmadı ama iki tane iskender geldi. Koy bilader dedim. Orhan’ ellerini yıkamak için WC’ ye gitti. O sırada başka bir garson geldi ve siz sipariş vermişmiydiniz dedi. Hayır dedim. Hiç birşey demeden aldı önümdeki iskenderleri ve başka masaya götürdü…
İşte büyük bir fırtınanın başlaması için süper bir neden!!!
Ulan benim önümdeki yemek nasıl alınır… Hieyyyyyttttt feryat figan kıyamet.
Deli oldum ama. Dilek’ te yanımda bağırıp çağırdım garsona
Orhan geldi bir süre sonrada iskenderlerimiz geldi. Ben erken gelmesi için bak bilader ben şeker hastasıyım ve insülin vurdum 5 dakika içerisinde yemek yemezsem bayılırım bu sefer tüm sorumluluk size ait ona göre bi an önce getir kötü olmasın dedim
Eleman hemen bi pide getirdi
Bir dakika sonrada iskenderlerimiz geldi
Bu esnada da yan masadakilerle garsonu eleştirdik. Herkes bana hak verdi ve güldüler
Bende güldüm tabiyki
Biz iskenderi yedikten sonra Dilek için McDonalds’a gittik. Şifre ile menü alan bir menü bedava mevzusu varya o yüzden yoksa BurgerKing’ e gidecektik
Biz orhanla şifre için uğraşırken dilek sırada bekliyordu. Şifreyi hallettik dilek sıradan çıktı ve ben girdim onun yerine. Arkadaki çocuk noooluyo yaa gibi bir cümle sarf etti. Dilek bişey olduğu yok dedi ki ben zıpladım olaya.
İnanın benim burnum ile çocuğun burnu arasında 1 santim bile yoktu. O derece yakındık. ![]()
Nasıl nooluyo lan? dedim. Biraz önce kim vardı burada.
Bayan vardı…
Eee şimdi kim var ?
Ama ben onu tanıyodum görmüştüm dedi.
Nasıl tanıyodun lannnnnnnnn? Nerden tanıyon???
Konuşmasına fırsat vermeden gonuşma lagyynnnnn gibi bir cümle sarf etmişim ki orhan ile dilek aynı recep ivedik gibi hömkürdüğümü söyledi ve gülmekten yarıldı
Çocuk ise sus pus oldu. Yanındaki arkadaşı da aynı şekilde
Bizimkiler biliyorlar ikisini de bir lokmada yiyeceğimi ondan ses çıkarmıyorlar ![]()
Tüm gün bu olaya güldük yaa. Nerden çıktıysa ağzımdan recep ivedik cümleleri
Epeyce gezdik dolaştık. Yorulduk eve döndük.
Orhan’ da Dilek’ te artık aramıza 4. bir kişinin katılması gerektiğini söylüyorlar fakat ben kendimi bildiğim için 2012 yılını onlara söylüyorum
![]()
Yarın yorucu bir gün olacak. Bugun de yeterince yoruldum. Seçim sonuçlarını beklemeden yatıp uyuycam. Umarım adil bir seçim olur…
Ayy vize sınavındayım çok acil yardım edin…
2
Türkiye’ de yaşıyoruz biz… Burası benim ülkem. Sizin de ülkeniz biliyorum. Ülkemizi seviyoruz değil mi? Oooo hemde çok…
Neyini seviyoruz ülkemizin? Taşını, toprağını, kuşunu, böceğini, tarihini,yemeklerini… Kısaca fiziksel özelliklerini ve geçmişini…
Peki düşünün ülkemizle başka gurur duyabileceğimiz veya diğer ülkelerin bize imrenerek bakabilecekleri başka birşey var mı? Bunların hepsi diğer ülkelerde de mevcut… YOK… !!!
Uzatmayacağım konuyu getirmek istediğim yer teknoloji.
Yazılımla ilgili bir mail grubuna üyeyim ve elimden geldiğince soruları cevaplamaya gayret gösteriyorum eğer müsaitsem…
Bugün biraz müsaittim ve bir mail düştü gruba.
1- Bir uye giris sistemi yapilacaktir. Sayfalar.aspx, sayfa1.aspx ve sayfa2.aspx isimli uc dosyayi sadece uye olanlar gorebilecekler. uye giris kontrolu icin Kullanici adi ve parola alanlari kullanilacaktir. Kullanici adi ve parola bilgilerinin kontrolunu veriler.mdb icindeki kullanicilar adli tablodan yapilacaktir. Eger girilen kullanici adi ve parola veritabanindaki tabloda mevcutsa sayfa1.aspx ve sayfa2.aspx linklerinin bulundugu sayfalar.aspx acilacak ve bu sayfadaki linklere ait sayfalari (sayfa1.aspx, sayfa2.aspx) sadece uye kontrolunden gecenler acabilecek. Gerekli Asp.Net dosya/larini yaziniz
2-urun kategorileri; islemciler, Anakart, Ekran Karti, Markalar; islemciler icin Intel, Amd, Anakartlar icin Asus, Gigabyte, Ekran Kartlari icin Nvidia, Ati Modeller; Intel icin Intel-Model-1, Amd icin Amd-Model-1, Asus icin Asus-Model-1, Gigabyte icin Gigabtye-Model-1. Buna gore sorgu stringleriyle birlikte sadece Intel, ve Gigabyte markasi icin linkler secildiginde modelin ozellik ve resim bilgisini gosteren tek Asp.Net dosyasini yaziniz.
İnanın şu yazılan soru o kadar basit birşey ki… Yani programlama mantığını yeni öğrenmiş bir kişi oturur bu kodu yazar. Yardım etmeyi düşündüm. Fakat bu soruları gönderen kişi vize sınavı esnasında yolluyor bu soruyu
İşin garipliğine bakarmısınız?
Sınavda soru yolluyor birileri çözecek ve bu kişi cevapları teslim edecek hocasına
Araştırdım biraz. Üşenmedim yaptım bunu evet
XING adında bir site var iş dünyasının facebook’u gibi birşey. Bu değerli arkadşımız bahsettiğim siteye üye ve bakın profilinde hangi bilgiler var…
Yazılım Uzmanı, Bilgisayar Mühendisi
Şok oldum o an ve inanamadım. Yazılım uzmanı olan bir kişi bunu nasıl çözemez. Hadi tırışkadan yazılım uzmanıyım diye yazdı eh birde adam mühendisim diyor. Sonradan öğrendimki Bilgisayar Mühendisliği 3. sınıf öğrencisiymiş.
Hmmm dedim.. Şimdi bu kişi bir mühendis ve ben bir lise mezunuyum. Ben lise mezunu ve alaylı olduğum halde çözebiliyor ve mühendislik fakültesi 3. sınıf öğrencisi çözemiyorsa ne düşünürsünüz? Ben mi çok zekiyim yoksa mühendislik fakültelerinde gerçekten bir b.k öğretilmiyor mu?
Utandım yemin ediyorum yaa. Sonradan bu kişinin maili hakkında bir tartışma çıktı etik olmadığı söylendi. Malum şahıs ise
ayrica profosorum sinavda bu yontemle kopya cekmeye calistigi ve de basarili oldugumu duysa zaten eminim benimle gurur duyardi !!!
gibi bir yorumda bulundu. İşte benim saykoya bağladığım andır arkadaşlar.
O kişi görüldüğü üzere EŞŞEĞİ bağlasan geçer denilebilen yerden mezun olup yıllar sonra benim üstüm, amirim pozisyonunda kafadan işe başlayacak. Neden ? Çünkü o mühendis. Ben tekniker, yazılımcı, programcı, tasarımcı, networkçü ama mühendis değilim…
Budur işte arkadaşlar ülke budur. Eşitsizlik budur. Bilişim teknolojilerinin gelişimi budur. Siz ne bekleyebilirsiniz bu eğitim sisteminden.
Sonra Varol niye isyanlardasın. Abi nasıl sinirlenmeyeyim yaaa. Babasının parasıyla adam olan yav.şa.klar bir b.k bilmeden şef, müdür oluyor. Bizim gibi istekli ama imkanı olmayanlarsa her zaman aşağılarda çırpınmaya devam ediyor…
Ne yaparsam yapayım bir mühendis olamam. Çünkü param yok. Çünkü zekam yok. Çünkü ticaret lisesi mezunuyum.
Ama yeri geldiğinde ben mühendisim diyenleri g.t etme zevkinden de mahrum kalmıyorum işte ne yapayım…
Teknosa’ da çalışmak…
4
Ummmm… Yine bir iş görüşmesi var. Bu seferde gitmeyeceğim.
Niye gitmiyceksin oğlum diye bi sorun hele…
Çağıran firma Teknosa…
Oooo süpermiş lan manyak hemen zıpla kaçırma diyorsunuzdur eminim…!
Diyorsunuzdur da. Ben bir araştırma yaptım. Hiç iç açıcı gözükmüyor. Asgari ücret veriliyor ve eğer 50.000 TL lik satış yaparsan prim kazanıyorsun.
Üstüne üstlük firmanın o berbat giysilerini giymek zorundasın.
Güler yüzlü, sevimli, şeker mi şeker bi adam görünümüne bürünmek de cabası…
Yani tüm bunlar için onca mülakat stresine girmeye değer mi? Bi de zeka testi çözdürüyorlarmış
Zaten o testi geçemem ben
Her ne kadar teknoloji firması olsada satış bölümü için uygun biri olduğumu düşünmüyorum. Yani ağzım laf yapar onda okeyiz ama biri bana ukalaca davranırsa tıpkı Recep İvedik gibi şarteller atıverir.
Godum bozuk biliyorum
Herkese selamlar, saygılar, hörmetler.. Yarın oy verin bakiim ampüllü yıldızlı hilalli partilere
Düzeni değiştirin düzülen aynı kalsın

Son cıvıldamalar