Archive for Mart, 2009

Mutluluk ve hüzün…

0

Okumaya başlamadan önce belirteyim. Bu yazı diğerlerinden biraz değişik olacak. Öyle olmasını istiyorum çünkü. Mutluluğumla başlayıp hüznümle bitireceğim.

Cuma günü söylediğim gibi liseden sınıf arkadaşım Serdar’ ın nişanı vardı. Facebookta sınıf adına kurduğum gruptan Yalçın bu haberi tüm grupla paylaştı. Büyük bir çoğunluğumuz sevinçle karşıladık ve toplu olarak arkadaşımızı o mutlu gününde yalnız bırakmamaya karar verdik. Sınıftan iki kız ve dokuz erkek olarak toplam 11 kişi toplandık ve düğün salonuna gittik. Toplamda 6 yıldır görmediğim arkadaşlarımla o kadar güzel vakit geçirdik ki anlatamam. Bir kısmıyla sürekli görüşmemize rağmen 6 yıldır sesini bile duymadığım kişileri görmek çok güzel bir duygu. Zaten sınıfın makara takımı olarak nitelendirilen kısmı sürgüne yollanarak sınıftan kovulmuştuk. Yalçın, Ben, Serdar, Ramazan, Taner kovulmuş kişilerdik fakat 2 yıl okuduğumuz sınıfımız bizim için hep öz olarak kalmıştı son seneki sınıflarımızı pek benimsememiştik. 

Tüm gece boyunca gülmekten artık çenem ağrımaya başlamıştı. Belkide ömrümde en çok güldüğüm gündür o gün. Dile kolay okulun tam anlamıyla fırlamaları 6 yıl ayrı kalmıştı ve birikmiş o kadar çok espri vardı ki anlatmaya zaman yetmedi. Herkes birbiriyle yarışıyordu sanki :)  

Takı töreni başladığında hep beraber para toplayıp onu bütün hale getirdik. İhale bana kaldı ve ben takmak zorunda kaldım parayı. :) Vezne kuyruğunu anımsatan sırada en önde ben ve arkamdaki on kişi ile birlikte takımızı taktık topluca resim çekildik. 

Ehhh o kadar kişi buluşmuş alkol olmazsa olmaz tabiki :) Damadın abisi bize özel votka kola ve cips yollamış :) Millet limonata bardaklarıyla votka içmek zorunda kaldı :)  

Alkol alındıkça tabiki insanlar daha da açıldı ve artık aralıksız bir kahkaha fırtınası başlamıştı. Bir an herhalde bizi nişandan atacaklar diye düşündüm. :) Ömrümün en güzel günlerinden biri diyebilirim. 
Yaşananların güzelleği herkesin damağında kaldığından dolayı önümüzdeki hafta pazar günü sınıf erkekleri toplaşıp Tekirdağ’a gideceğiz. Bir gece kalıp döneceğiz. Hayal gücüm bile yetmiyor orada yaşanacaklara :) Allah yardımcımız olsun. 

* * *

Hayatım hep böyledir eğer çok gülersem muhakkak sonunda ağlarım. Gelenek bozulmadı. Eve geldim ve direk olarak uyudum. Sabah kalktım ailece kahvaltı yaptık. Ben nedense bilgisayarı açma gereği duydum sabahın köründe. İşe gideceğim fakat cumartesi olduğundan rölantide takılıyordum. Bilgisayardan bir müzik açtım ve o çalarken montumuda giydim evden çıkmaya hazırlanıyordum.

Kardeşim ve annem beni yolcu ediyorlardı. Ne yazık ki kardeşimin beni yolcu etmesinin sebebi bugün üniversite için Samsun’a dönüyor olmasıydı. Ben belki akşam erken gelemem diye iyice sarıldım kardeşime. İşte tam bu sırada çalan müzik beni o kadar etkiledi ki kardeşimi bırakamıyordum. Dondum kaldım. Ağlamamak için zor tutuyordum kendimi. Hiç böyle olacağını sanmıyordum ama gözlerim doldu bir anda hemen ayrıldım kapıyı açtım ve çıktım. Kafam beynim allak bullaktı. Şirkete gidene kadar inanın o hüzünden kurtulamadım. 

Akşam ne yapıp ne edip kardeşimi otagara götürmem gerekiyor diye düşündüm. İşlerim o kadar aksi gitti ki. Klavyede yazarken inanın parmaklarımın şıkırtısından ben bile rahatsız oluyordum. Hırsımdan ağlayasım geliyordu. Tüm gün o müziği dinledim ve sabahki an aklımdan çıkmadı. Sonuç olarak zamanla yarıştım ve erken çıkabildim.

Eve geldim anneannem,dedem ve dayım bizdeydiler. Vakit geldi ve annemide alarak kardeşimi otogara götürdüm. Babam gelemedi çünkü bacağı hala çok iyi değil. Zaten o bizden çok daha üzgün. Gelmemesi iyi oldu. 

Otobüsü hareket ettiğinde yine sabahki şey oldu. Dondum kaldım. Bir anda öyle bir şey oluyorki dünya sanki duruyor, kalakalıyorsunuz ortalık yerde. Kirpiklerin kuru kalması için hiçbir neden olmadığını düşünüyorsunuz fakat erkekliğede bok sürdürülmemesi gerektiğinin farkındasınız.  Çok zor bir durum.

Annem ağladı ben teselli ettim onu. Belki kirpiklerim ıslanmadı ama içimde koca bir deniz taşıyordu. 

Senden uzak olmak çok zor. 

Hoşçakal kardeşim…!

Teşekkürler Haymac

2

Bir kaç gündür bloga erişilemiyordu. Değerli dostum Haymac’in sağladığı kusursuz hostingde bir problem yaşanmış. Çok şükür şuan girebiliyoruz sıkıntımız yok. Buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum kendisine. Yardımlarından dolayı ne desem azdır. Allah razı olsun…

Bloga erişemediğim 1,5 gün içerisinde içimde garip bir huzursuzluk belirdi. Allahım ya birden yazasım gelirse ne yaparım ben şimdi diye. :D Hatta değişik alternatifler bile üretmeye başlamıştım. Offline olarak bilgisayarıma kaydedip müsait olduğunda yayınlarım düşünceleri sarmıştı beni ki site açılmış :)  

Bloga kavuşmak iyi oldu valla. Yazacak birşeyim yok şimdilik sadece Haymac’ e teşekkür etmek için yazıyorum. 

Hayırlı akşamlar.

Müneccimbaşı :)

3

Abi anlayamıyorum bu ara bende bi müneccimliktir gidiyor. Dün Carrefour’ a gidecektik. Servisin nereden gideceğini tartışırken Dilek aşağı maşağı bişey dedi tam anlayamadım “Baltaların oradan mı geçiyormuş?” dedim. Balta bizim için kod adlı ve benim için son derece gereksiz Orhan ve Dilek içinse bana takılmak için süper bir koz kişisidir :) Neyse vazgeçtik Carrefour’ a gitmekten alışveriş yaptık başka bir marketten. Market çıkışı müneccimlik dedim ya o balta kişisini gördük. Ben görmedim daha doğrusu Orhan görmüş bana söyledi bende arkasından baktım. Öylece gitti.

Eve dönerkende elimde market poşeti vardı biri poşetimi çekti “kim bu yaa” diyerek döndüğümde balta kişisini gördük :) Görmez olaydık bizimkilerin bana takılmaları için süper bir neden oluştu eve gelene kadar dır dır ikisi birden yüklendiler gariban bana :D

Neyse müneccimliklerimle devam ediyorum. Durduk yere Serdar abi aklıma geldi. Onun benden istediği bi belge vardı. İstediği şey yüzünden tam karamsarlığa kapılmışken pat diye o aradı beni :)

Sonra kardeşim aklımdan geçti ona amcamlara birşeyler alması için kredi kartımı vermiştim. Fakat hiç arayıp sormadım hatta olayı unutmuştum bile. Aklımdan geçerken bu sefer kardeşim aradı :)

Murat abiyle dışarıda işimizi bitirdikten sonra şirkete dönerken içimden çoook eski bir parça geçiyordu. Enammmm ulan o şarkı çalmasın mı :D

Artık korkmaya başladım. 6. his midir? nedir acayip bişey :D

Çakralarım mı açıldı lan yoksa benim haberim olmadan. Umarım bu hislerim sayısal loto içinde işe yarar. Yarın gidip loto oynayacağım. :)

Haaa unutmadan bugün eve dönerken çok felaket bir kaza vardı. Yol neredeyse kaza olan yerden 2 km öncesinde trafiğe kapatıldı sonra kontrollü olarak polis eskortu ile başka bir yola kadar sevk edildi. Kaza olan yeri gördüm de aklım başımdan gitti. Çok berbat birşey yaaaa. Ne araba kalmış ne insan. :( Allah kimsenin başına vermesin…

Hadi çüssss :)

Elimin hamuruylan :)

3

Bugünde sinema seanslarım devam etti. Tavsiye edebileceğim tek film var Transporter 3 !!! Konusu ve aksiyonlarıyla gerçekten harika bir film yapmışlar. İzlemelisiniz diyorum başkada birşey demiyorum…

Bugün orhan ben dilek milföy hamuruyla börek yaptık. Kaşarlı ve sosisli :) Ehehe ilk tepsi süperdi ve zaten hepimiz doymuştuk ama ikinci tepside biraz zaman karmaşası yaşadığımızdan börekler yandı :) Ehehhhe :) Ben kendi yaptıklarımın üzerine V harfi çizmiştim bıçakla. Ama çok güzeldi tadı yaaa valla takdir ettim kendimi. İlk defa böyle bir şey yaptım ve yenilebilir tarzdaydı :)   Bu sayede yumurta,makarna ve salatadan sonra karnımı doyurabileceğim yeni bir yemek yapmayıda öğrendim :) Unutmadan söyleyeyim orhanın amerikan salatasıda şahaneydi :)

Şimdi bu yemek yapma olayı kadın işidir filan demeyin sakın. Bizim kapı komşumuzun oğlu Ahmet geçen gün canı sıkılmış çikolatalı pasta yapmış :D Ehehe benim nispeten daha iyi :)

Yarın her blog yazımda yazdığım gibi çok çok iş var. Gün boyu aklıma geldikçe moralim bozuldu ama yapacak birşey yok. :( Kriz varmış ve katlanmak zorundaymışım bu şartlara. :(

İyi geceler hayırlı günler. Siyuleydır :D

Go to Top