Archive for Eylül, 2009
Sosyal medyanın hayat kurtarması
3
Bu aralar Sosyal Medya olayına iyice bağlanmış durumdayım. Friendfeed’de tanımadığım insanları sanki uzunca zamandır tanıyormuşum gibi geliyor. Yavaş yavaş karakter analizi de yapıyorum insanlar hakkında. Çok güzel bir ortam var eğer hâlâ friendfeed ile tanışmadıysanız muhakkak denemelisiniz. Gerçekten çok çok çok kaliteli insanlar var içeride.
Nerden geldi şimdi bu sosyal medya, friendfeed demeyin. Anlatıyorum heyecana gerek yok.
Şirket’teki bir arkadaşım annesinin ameliyata gireceğini ve acil olarak AB Rh + kan lazım olduğunu söyledi. Yardım edip edemeyeceğimi sordu. Kan aramanın ne kadar zor birşey olduğunu Babam hakkında açıklama… başlığında yazmıştım. Tekrar o heyecan dolu anlar geldi aklıma ve yardımcı olabilmek için bir kaç arkadaşımı aradım. Bu işin böyle olmayacağını düşünüp Facebook’taki durum mesajıma bu konuyla ilgili açıklama ve hasta yakınının cep telefonunu yazdım. Sadece facebook’tan bir beklenti içindeydim. Sağolsun bir kaç arkadaş aynı mesajı kendi durum mesajlarına da yazarak çevreye yaymaya çalıştılar.
İşin ilginç olan kısmı ise facebook’a yazılan durum mesajları friendfeed’e de otomatik olarak gönderiliyor. Hiç beklemediğim anda mail kutuma friendfeed’den yorumlar gelmeye başladı. Ortam bir anda heyecanlandı. Binlerce abonesi olan ve insanlığını hala koruyabilmiş, duyarlı ve zarif arkadaşlar kan arama yazımı ellerinden geldiğince çok kişiye ulaştırmaya çalıştılar. Herkes işin ucundan tuttu ve o anda Gizem adında dünya iyisi bir bayan hiç tanımadığı bir insana kan vermek için yola çıktığını bildirdi.
Bu gerçekten inanılmaz birşey. Ben Gizem hanımı tanımıyorum. Gizem hanım beni ve hastayı tanımıyor. İşini gücünü bırakıp yollara düşüyor ve Çapa Kızılay Kan Merkezi’ne hasta için kan vermeye gidiyor.
İşin çok daha ilginç tarafı hasta için verilen kanların içinde sadece Gizem hanımın verdiği kan hasta içim uyumluymuş. Diğerleri bir işe yaramazken Sosyal Medya ve Dünya iyisi insanlar sayesinde temin edilen kan bir hastayı sağlığına kavuşturuyor. Sizce de harika değil mi ???
Şimdi düşünün bir kere vaktinin büyük bir kısmını facebook’ta FarmVille oynayarak koyun güderek geçiren insanların bulunduğu bir mekanda mı olmayı tercih ederdiniz yoksa bu derece duyarlı, eğitimli, insanlığını hala koruyabilmiş güzel insanların arasında olmayı mı ? Sözüm tüm facebook arkadaşlarıma değil herkes alınmasın lütfen, zaten kendini takoz hisseden arkadaşlar bu yazıyı okuduklarında gelip ahmakça saldıracaklardır. Siz müsterih iseniz sorun yok demektir
Saygı duyduğum değerli kişilerden de ayrıca özür diliyorum.
Uzatmayayım.
Demem o ki. Facebook benim için hiçbirşey FriendFeed herşeydir
Kan bulmak için yardımda bulunan tüm arkadaşlara ve özellikle fedakârca kan veren Gizem hanıma binlerce kez teşekkür ediyorum.
Yazamıyorum
4
Çok şey diyesim var ama hiçbir şey de söyleyecek durumda değilim. Kardeşim yine gidiyor. Dünya üzerinde en en en nefret ettiğim şey ayrılmak. Sinirlerim çok bozuk, yolunda gitmeyen birkaç şeyin ardından birde bu olay iyice gerdi beni.
Şirkette işler fazlaca yoğunlaşmaya başlıyor, çok fazla aktif olamayabilirim. Anlayacağınız benim için güneş tepelerin ardına çekildi, uzunca bir süre karanlıkta ilerlemek zorundayım. Umarım yolumu kaybetmem…
Bayram Namazı
2
Efenim cümleten hayırlı bayramlar.
Dün gece 01:30-02:00 gibi Orhan aradı, kanka yarın bayram namazına birlikte gidelim diye. Tamam canım benim, ben Cübbeli Ahmet Hoca ile kılmayı planlıyordum ama seninle kılarım sorun olmaz dedim.
Efenim gece 3 gibi yatıp, namaz aşkı ile 06:45′de gözlerimi tekrar açtım hayata
Sanki hiç kapatmamışım gibi.
Hazırlandım namaz için çıktım balkona Orhan’ın gelmesini bekliyorum. (Evlerimiz aynı sokakta olduğundan kısmen görebiliyoruz birbirimizi.) Bekle bekle yok, namaza kaldı 10 dakika, defalarca aradım ama açmıyorda. Banyoda filan desem hanımı açar telefonu e o da yok. Kesin uyuyor bu diye hışımla çıktım evden. Yani kalkmışız o kadar, abdest almışız, o gelecek diye genişçe bi örtü aldım yere sermek için. Dayandım kapıya bastım zile, ehehe zil sesinden 3 dakika sonra aşağı indi
Uyuyormuş yaaa, hayır sanki gecenin köründe ben açtım telefonu yarın namaza gideriz diye
töbe töbe..
Fakat şunu söylemek istiyorum ki keşke Orhan hep uyusaydı, bende uyusaydım, herkes uyusaydı. Keşke hiç gitmeseydim namaza. Allahım yazarken bile utanıyorum yaaa.
Dışarıda sokağın ortasında namaz kılacağımızı hesaba katarak annem 5-6 kişinin namaz kılabileceği büyüklükte ince bir örtü vermişti. Camiye vardığımızda bende gayet mümin tavırlarla çevreye gülücükler dağıtarak serdim örtümü, açıkta kalan cemaati davet ettim buyrun gelin burada eda edin namazını diye. Herşey çok güzel gidiyordu, namazada yetişmiştik hiç sorun yoktu. Taa ki o ana kadar. Yani ben o lanet espiriyi yapana kadar. :S Tam ayaktayız hoca Allaahuekber demek üzere, ben Orhan’a “hacı kafayı betona vurma, secdeye yavaş git” dedim. Demez olaydım, Orhan’da bi kıkırtı bende bi kıkırtı, hoca bi yandan Allahuekber diyor, sıkıyorum kendimi olmuyor, garip sesler çıkartıyor, adeta titriyoruz kahkaha atmamak için.
Yani o espiriye o an gülemedik ya, ki o kadar müthiş bir espiride değildi içimizde kaldı işte, olay büyüdü büyüdü büyüdü. Derken yanımda 6-7 yaşlarında bir çocuk namaz kılıyordu, o secdeden kalkarken ön tarafa doğru düştü
Bi yandan da ona gülmemek için kasmaya başladık kendimizi. Ama nasıl bir durumdur anlatamam size yaaaa.
Neyse efendim biz kasım kasım kasılmışken hoca birkez daha Allahuekber dedi ki bizim o anda ellerimizi kulaklarımızın arkasına kaldırmamız gerekiyordu ama orhan Rûkû’ya eğildi.
Al işte bir olağan dışı olay daha. Şeytan bizimle iyice uğraşıyordu. Ben ise infilak olacaktım sanki, hoca okurken ben eüzu besmele çekiyor, ayetel- kürsi okuyorum ki şeytan uzaklaşsın bizden diye ama durduramıyorduk kendimizi. :)
Çok şükür namazı, kahkaha atmadan bitirdik, yani bitirdik sayılamaz cemaate eşlik ettik diyelim biz buna.
Namaz sonrası tanıdık eş dost akraba kimseye gözükmeden, koşar adım, vicdan azabıyla eve doğru geldik, mahalleye ilk biz girdik, hiç kimse yoktu sokak bomboştu
.
Tek tesellim annemin verdiği uzunca örtü üzerinde namaz kılanlara sağladığım kolaylık, sayesinde kazandığım sevaplar
Allah’ım Sen Affet. O kadar vicdan azabı duyuyorum ki anlatamam…
Myspace ve Last.fm giriş yöntemi
1
Türk Telekom hizmet kalitesini arttırmak yerine girilebilen favori site sayısını azalttığı için yazıyorum bu yazıyı. Bugün itibari ile Myspace.com ve Last.fm’ e erişim engellenmiş durumda.
Ben zaten DNS adresimi değiştirdiğimden konuyu sosyal medya araçlarından friendfeed vasıtası ile öğrendim. Gerçekten çok ilginç, diğer ülkeler yeni web teknolojileri geliştirmekle meşgulken biz onların geliştirdiklerini yasaklamak için uğraşıyoruz
İnsan kendi ülkesi için derin bir offff çekip, nereye gidiyoruz diye soruyor değil mi ?
Bu yasaklamaların ardından video ve müzik paylaşımı yapılan facebook, yonja ve fizy.com da kapatılacak diye bir duyum aldım ne kadar doğrudur bilemem
Neyse efenim eleştiri yerine çok yakında bir çözüm üreteceğim
Tabi Türk Telekom bazında değil, kullanıcı bazında
Şimdilik bilgisayarlarınızın dns adreslerini 208.67.222.222 ve 208.67.220.220 olarak değiştirin.

Son cıvıldamalar