Archive for Ekim, 2009
Şimdi kendimi kandırma sırası…
1Kod yazıyorum… Yazdıklarımı tekrar yazıyorum. Çok uğraşıyorum. Boş bırakmıyorum kendimi. Belki kitap okuyacağım, belki film, belki dışarı çıkıp gezeceğim… Yalnız kalmamak için herşeyi yapacağım.
Kaç Varol kaç… Kendinden kaç… Daha önce yaptın yine yaparsın. Herkesi kandırdın şimdi sıra sende!!!
Daha varolmamışsın, pişmelisin… Sandıkların ile gerçeklerini ayırt etmelisin.
Askerde tuttuğum günlükten bir kaç sayfa :)
2Efenim benim için özel bir koleksiyon şimdi sizlerle buluşmak üzere… 2007 yılı yani 2,5 yıl önce askere gittiğimde içimden geçen bir kaç şeyi yazdığım günlük tarzındaki ajandamı buldum ve resimlerini çektim.
Tarayıcım olmadığı için biraz kalitesiz gözükecek ama olsun.
Askere giderken belkide en güvendiğim şeydi yanımda götürdüğüm ajanda. Çünkü biliyordum hemen kafama göre birilerini bulamayacağımı ve her istediğimde telefonla konuşamayacağımı. Ne kadar çantamda fazladan yük gibi gözüksede bence yanımda götürdüğüm iç çamaşırından, tırnak makasından daha değerliydi
İçimi dökebildiğim, kendimce isyan edebileceğim bişeyin olması bana güven veriyordu. Silah gibiydi sanki kalem ve ajanda.
)
Bu arada kaç yıldır blog yazıyorum ilk defa el yazım gözükecek heyecan yabtım
Bakın şimdiden söylüyorum yazım pek iyi değildir, yani aaa ne güzel yazıyosun sen demedi kimse bana ama, resimdekiler kadar da kötü değil
valla billa anlayın beni lütfen. Çok dar vakitlerde aceleyle yazdım içimden geçenleri. Okuyamadığınız yerleri sorun tercüme yapayım.
Neyse fazla uzatmadan resimlerle baş başa bırakayım sizleri
İlk asker dayağımı yediğim andı. Sigara içme izni almadan sigara içmiştik. Sonra komutan bizi yanyana dizip yumruklamıştı. Ben kendimi geri doğru atmış çimlere yuvarlanmıştım
Canım acımamıştı ama yinede o bir dayaktı bizim için
Kendimi milli olmuş gibi hissediyordum, hemen not almalıydım
>
>
Askerlikle yüzleşme ve kabullenememe anım. Saçmalıkları ve ne kadar değersiz olduğumuzu eleştiriyorum. Kaybedeceklerimi düşünüyorum. Misal onca çalışmam ve bilgi birikimim yalan oldu diyebilirim. Ben 17-19 yaşımda şuankinden daha aktif ve daha becerikliydim kodlama ve diğer bilgisayar konularında… Biraz isteksizlik var şimdilerde, o zamanlar accayip hevesliydim. Neyse siz resime bakınız
>
>
>
Çok bunalmışım, sevdiklerime olan özlemim epeyce artmış. Çaresizliğimi yansıtmışım. Bir umut varmış içimde, onları göreceğim güne 11 gün kalmış… Yazdığım anı hatırladım şimdi, sanırım gözyaşı dökmüştüm ilk paragrafta , sonra araya birşeyler girmiş ve o moddan çıkarak farklı bir konuya dönmüşüm
>
>
>
>
Askerdeki sabahtan itibaren rutin bir günümü anlatmışım. Bak okudukça sanki tekrar yaşıyormuş gibi oldum yaaa… Bize hiç acımazlardı orada, acemiye merhamet vatana ihanettir derlerdi. :S Senden bir dönem önce gelenler komutanım dememizi isterlerdi. Bir kez komutanım demedim diye kavga etmiştik, araya girmişlerdi ve bana çok pis küfür etmişti o üst devre. Bende komutana şikayet edip herkesin içinde rezil ettirmiştim onu. Tabi küfürler karşılıksız kalmadı merak etmeyin
Veee işte yemin ettim, usta asker oldum
) Çok sevinçliydim annem,babam, kardeşim, ananem, amcam hepsi gelmiştiler… Bana yaprak sarması getirmişlerdi ve ben gözlerimden yaşlar akarak yemiştim. Evet aynen bu şekilde olmuştu çok iyi hatırlıyorum. Bahçede aileler piknik yapıyorlardı, komutanların izni dahilinde. Bizde serilmiştik yere.. Orada yiyemediğim berbat yemeklerden sonra annemin benim için getirdi o enfessss sarmalar çok farklı hissettirmiş, sanki insan olduğumu hatırlamıştım.
Bu da usta birliğimde yani Tokat Komando Taburu’nda şafağımın az kaldığı zamanlarda yazılmış bir yazı… Zaman birtürlü geçmek bilmezken, yapacak birşey bulamayıp ama sıkılarak yazdığım kısacık bi yazı
)
Sanırım bu kadar… Eğer başka biryerlerde içimi döktüğüm birşeyler bulursam onlarıda yayınlarım
) Aslında bilgisayarımda bir günlük programım vardı, eski kız arkadaşımın bana çektirdiği işkenceleri yazıyordum hergece. Onu şuan çalıştıramadığım harddiskimde bulabilirsem kesinlikle yazıcam
) Eski olan şeyler güzel yaaa valla billa
Eğer resimlerin tamamına baktıysanız ne hissettiğinizi öğrenmek istiyorum. Daha önce bir askerin bu tarz yazılarıyla karşılaşmadığınızı tahmin ediyorum
Basit kod hataları :S
4Hoffff iki saattir yazdığım kodları inceliyorum. Bir yerde tıkanıp kaldım hata alıyordum…
Nedendir bilmem array olsun döngü olsun hep i ve j adı verilir
Bende öyle yapmıştım.. Sonra datagriddeki verileri textbox’a atarken bir tane veri hep eksik kalıyor. Yaa bu ne böyle allahım kod doğru herşey doğru hepsi geliyor bu niye gelmiyor derken anladım ki i yerine 1 yazmışım.
Datagridview kontrolündeki verileri form üzerinde alanlara dağıtmak için aşağıdaki kodcaazımı kullanabilirsiniz. cellclik olayında kullanırsanız daha başarılı olur. keyup keydown filan ile klavye için kullanım sağlamış olursunuz.
[vb]
Private Sub DataGridView1_CellClick1(ByVal sender As Object, ByVal e As System.Windows.Forms.DataGridViewCellEventArgs) Handles DataGridView1.CellClick
Dim i As Integer
i = DataGridView1.CurrentRow.Index
txtID.Text = DataGridView1.Item(0, i).Value
cbSirket.Text = DataGridView1.Item(1, i).Value
cbKurum.Text = DataGridView1.Item(2, i).Value
cbHizmet.Text = DataGridView1.Item(3, i).Value
dtAcilis.Value = DataGridView1.Item(4, i).Value
txtkapanis.Text = DataGridView1.Item(5, i).Value
txtD1.Text = DataGridView1.Item(6, i).Value
txtD2.Text = DataGridView1.Item(7, i).Value
txtD3.Text = DataGridView1.Item(8, i).Value
txtD4.Text = DataGridView1.Item(9, i).Value
txtD5.Text = DataGridView1.Item(10, i).Value
txtD6.Text = DataGridView1.Item(11, i).Value
txtD7.Text = DataGridView1.Item(12, i).Value
txtKisiSayisi.Text = DataGridView1.Item(13, i).Value
txtKullaniciAdi.Text = DataGridView1.Item(14, i).Value
txtKullaniciNo.Text = DataGridView1.Item(15, i).Value
txtSistemSifre.Text = DataGridView1.Item(16, i).Value
txtIsyeriSifresi.Text = DataGridView1.Item(17, i).Value
txtAciklama.Text = DataGridView1.Item(18, i).Value
End Sub
[/vb]
Yarım kalan kitap
0Bir kitap çıkmıştı karşıma, hayatımı değiştiren, çılgınca şeyler hissettiren. İstemeyerek de olsa ilk defa bir kitabı yarım bırakıyorum. Ayracım hep 28 Ekim 2009 tarihinde bıraktığım yerde kalacak… Ta ki o gün gelene kadar. O kitap tek başına okunmayacak. Diğer kitapların arasında ama çok farklı bir yerde duracak.
Olur da o kitabı bitirebilirsem, benim için yeni bir hayat başlayacak demektir.
Hiç kimsenin kitabının yarım kalmaması dileğiyle…








Son cıvıldamalar