Archive for Kasım, 2009
Sen Şimdi Gidecen ya Cehennem’in Dibine Git
2
Wauwww gençlik bakın acayip bir kitaba başlıyorum
Kitabın adı başka yerlerde duyabileceğiniz gibi birşey değil…
Sen Şimdi Gidecen ya Cehennem’in Dibine Git
…ben bağrıma taş basarım
Günümüzün boktan aşklarını tiye alan, aşkın gerçekteki zararlarını, efenime söyleyeyim insan bünyesine ettiği acımasız vahşeti filan anlatıyor.. Sevdim ben bunu
Aşk/Evlilik/Ayrılık olayını farklı bir bakış açısıyla yazmış, okumazsam ayıp olur
Yazarı
Sadece Aptallar Sekiz Saat Uyur
Yerim Seni ÖSS
Sadece Başbakan Okusun
gibi kitaplarından zaten tanıyoruz. Kendine dünyanın en akıllı adamıyım diyecek kadar özgüvene sahip, ki bu aslında güzel birşey Erdal Demirkıran’dan bahsediyoruz. Espirili bir dille yazdığı kitabı çarçabuk okuyacağıma eminim
Bittiğinde size afilli bir kritik yapacağım çünkü çok meraklandım. Ayrıca hediyesi olan bağır taşı yerine kitabımı basarım ben bağrıma o daha bi güzel
Bakın kitabın arkasında ne yazıyor..
Sevdin mi Mecnun gibi sevip düşme çöle…
Sevdin mi Ferhat gibi sev hiç olmazsa,
git dağ del, su getir köyüne de aşkın bir işe yarasın!
Ne denebilir ki? Okuyup göreceğiz
Geride kalan olmak…
5Bakın ne kadar da sevinmişim. Nasıl çocuklaşmışım o geldi diye… Kim için çocuklaşacağım ki başka? Çocukluğumun en büyük şahidi için olmayacaksa bu heyecan kim için olacak?
Yarın sabah erkenden gidiyor yine uzaklara… Sabah bile diyemeyeceğim bir kaç saat sonra…
Bu gece birlikte vakit geçirmek istedim onunla, bir kaç film aldık, hepsi daha önce izlediğim filmlerdi, yinede sıkılmadan izledim. Dönüp bakmadım bile kardeşimin yüzüne, sadece varlığını hissetmek istedim, çok lazım olacak çünkü bu duygu bana. Saat 04:00 ve ben şuan oturmuş kardeşimin gitmesini bekliyorum.
Çok zor birşey gidişe bakmak, gideni beklemek, tekrar geleceği günü düşlemek… Dramatize etmek istemiyorum hiçbirşeyi fakat elimde değil, çok üzülüyorum böyle alıştıkça gitmesine… Kimse gitmese, herkes olduğu yerde kalsa, ben hiç beklemesem olmaz mı?
Yolun açık olsun… Allah hep yardımcın olsun, hep iyilikler yanında olsun, hep gül, hep neşeli ol tamam mı kardeşim?
Bitiremeyeceğim bir yazı daha…
Sonu yok, toparlayamayacağım…
İşte paranın gücü :P
2<Varol> (16:51):
nerdesin nan sen
Şu anda bir titreşim gönderdiniz.
esma (16:51):
yan odada
<Varol> (16:52):
hadi yaa ![]()
kola bitmiş
napcas?
esma (16:52):
yenı ayı ızlıom
ewet
neneme zıyarete gıderken alcan
<Varol> (16:52):
kimmm
benn?
esma (16:52):
ıstersen nesface
yada kurbaa suyu yapabılırım sana
benim evden çıkmam yasakkk
yakalanırım
kaçağım bu bayram
sen bi koşu gitte al da gel de içelim de olsun bitsin
esma (16:53):
wuuuuuuuuuu
cozume
bak
harçlık vercem sana
bili bili
<Varol> (16:53):
gehhh
şu odayı da bi toparlıyıver
çok karıştı heryer
açıyorum kapıyı
esma (16:54):
ok
<Varol> (16:53):
ok tabiiiii
Küçük bir çocuğun size ihtiyacı var. Evet size, başkasına değil…
2Sevdiklerimize, değer verdiklerimize hediyeler hazırlarken ne kadar da heyecanlanıyoruz değil mi? İçimiz içimize sığmıyor, acaba neler düşünür, neler hisseder diye tatlı panikler yaşıyor ve mutlu oluyoruz . Peki hiç tanımadığınız küçük bir çocuğa aynı şeyleri yapsaydınız ne hissederdiniz?
Örneğin Hakkari’deki küçük bir kız çocuğu yada Kayseri’deki geleceğin Cumhurbaşkanı adayı ? Bu size ne hissettirirdi?
Daha önce duyduğum fakat içinde yer alamadığım Kardeşini Seç projesine öz kardeşim sayesinde katılıyorum
Bir kaç gün önce yanıma defter, kalem, kalemlik vs. kırtasiye malzemeleriyle gelip abii bizim bir kardeşimiz var biliyomusun dedi… Neden bahsettiğini tam olarak anlamadım, daha detaylıca anlatmasını istedim ve anlattıkça projenin diğerlerinden ilginç olduğunun farkına vardım. Tamam bende ilk önce sizler gibi pek önemsemedim kabul ediyorum ama üzerinde biraz düşününce gayette mutluluk verici bir olay olduğuna inandım. Samsun’da Alican adında 8 yaşında küçük bir çocuk 10 kişinin aynı odada yaşadığı bir evde maddi imkansızlıklardan dolayı bu siteye başvurmuş öğretmeni vasıtasıyla… Kardeşim bir el uzatmış, ne kadar mutlu olduğu yüzündeki ifadeden anlaşılıyordu
Bende aynı şeyi yaşamak istiyorum, peki siz düşünür müydünüz böyle bir mutluluğu yaşamayı ?
Şunu bir düşünsenize o küçük çocuk ihtiyacı olan şeylere sizin belki bir günde tükettiğiniz sigara veya birgün arkadaşlarınızla ekstradan yaptığınız harcamalarla kavuşabiliyor… O kadar küçük bir meblağdan bahsediyoruz. Defter, kalem, silgi, sulu boya vs… İhtiyac duyulan maddi şeyler bundan ibaret. Olayın asıl önemli olan boyutu manevi yönü… Kendilerini maddi imkansızlık yüzünden çaresiz hisseden miniklere uzatılmış bir el hem sizi hem onu yeterince mutlu edecektir.
Şöyle bakın birde, kırtasiyeye gidiyorsunuz kalem defter silgi vs. seçiyorsunuz. Peki bunu kim için yapıyorsunuz? Hiç tanımadığınız biri için… Hiç görmediğiniz biri için. Kasada ödediğiniz o küçücük miktardaki para, ulaşacağı yerdeki miniği ne kadarda sevindirecek… Bana göre tarif edilemez bir duygu bu… Birkez de olsa denemeli, sizde bir kardeş edinmelisiniz.
www.kardesinisec.com adresindeki Kardeşini Seç bölümünden istediğiniz bir ildeki istediğiniz bir çocuğa yardımcı olabilirsiniz. Onun gerçekten ihtiyaç sahibi olup olmadığını nasıl anlarım diyorsanız eğer, site üzerinde öğretmeninin telefon numarası ve adresi mevcut. Bizzat arayarak veya ziyaret ederek durumu hakkında bilgi alabilir, küçük armağanınızı miniğin yüzündeki gülümseme eşliğinde teslim edebilirsiniz….
Unutmayın! Bir yerlerde bir çocuğun size ihtiyacı var. Görmezden gelemezsiniz… İçinizde hala insani duygular taşıyorsanız, ucundan da olsa bu projede yer almalısınız.
İhtiyaç duyan minik eller sizi bekliyor…

Son cıvıldamalar