Archive for Ocak, 2010

Facebook video araması

3

Facebook’ta video arama motoru olmadığının farkına ne zaman vardınız? Deli gibi paylaşmak istediğiniz bir parça olmadı mı? Oldu dimiiii :) Bir video için gruplara girdiniz çıktınız, aradınız taradınız kimbilir kaçıncı sayfada buldunuz.. belkide bulamadınız :P

Bakın şimdik size nasıl bir yol göstereceğim, bu yöntem sayesinde facebook içerisinde bulunan aradığınız videoya erişebileceksiniz…

Öncelikle Google’ımızı açıyoruz.

bkz.: www.google.com.tr

Farzedelim ki Ajda Pekkan’ a ait bir parça arıyoruz…

Hemen arama satırına

’site:facebook.com/video Ajda Pekkanyazıyoruz. Tırnaklar dahil olacak şekilde elbette…

Ya da, Dert bende derman sende şarkısını arıyoruz diyelim…

’site:facebook.com/video Dert bende derman sendeşeklinde arama yaparak google üzerinde facebook’ta bulunan videolara erişebiliriz.

İşte Dert bende derman sende için facebook video sonuçları

Bundan sonrası için ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz heralde :P

Saygılarımla inzivaya çekiliyorum, öptüm by :P

Evlilik :S

0

Blog be bişey diycem..

Dünya ne kadar pis lan :S Valla billa, çok kötüyüz yaa..

Evlilik mesela… Abi evlilik için en azından 3 le başlayan yaşları uygun gören biri olarak, eğer çevremdeki örnekler gibi olacaksam hiç ama hiç bulaşmayayım bu işlere diyorum :S Nasılda değişiyoruz, nasılda rol yapıyoruz birbirimize karşı…

İyi örnekler elbet var fakat şuana kadar gördüğüm hakiki, içinde sevgi ve aşk olan sadece birkaç tane evlilik mevcut ne yazıkki :S…

İnsanlar birbirlerinin peşinden deli gibi koşuyor, elde edebilmek için yapılmayan şey kalmıyor, herşey göze alınıyor… Olmadığın biri gibi gösteriyorsun kendini, yapamayacağın vaadler veriyorsun, saniyede binlerce yalan uyduruyorsun geleceğe dair… Evet genelde biz erkekler yapıyoruz bunu, kendimize göre saf olarak gördüğümüz aklı bir karış havada kızları kandırıyoruz… Ben oyum diyoruz ve ona göre biz o oluyoruz…. Oyunu kuralına göre oynayanlarımız, disiplinlilerimiz alıp gidiyor istediklerini… Tepe tepe kullanın diyorum :P ne diyeyim bravo, tebrikler…

Peki bu düşüncelerin sonunda ne var hiç düşündünüz mü, mutsuz klasik evliliklere sahip okuyucular?

Evli olayım, çoluğa çocuğa karışayım, hayatım düzene girsin, bir hizmetkarım olsun çayımı çorbamı getiren, tabi diğer ihtiyaçlarımı da günaha girmeden halledeyim :D filan filan birsürü düşünce….

Sonrası ne oluyor peki ?

İhanet, hem kendine hem karşındakine olan saygının bitmesi, yalan, herşeyin rutinleşmesi, heyecan arama isteği vs vs vs bıdı bıdı birsürü şey…

Bu tarz onlarca evlilik gördüm… Hep sustum gördüklerime. Ehhh susmak gerekir elbet, ne diyeceksin ki başka? Ama çok tiksinç geliyor artık…  O kadar mutlu görünen çiftler aslında kendi içlerinde farkında olmadan ne de mutsuzlar… Bu berbat birşey :S

Herşey toplum baskısıyla gelişiyor esasen, Müslüman bir ülkedeyiz, Türk’üz, Anadolu çocuğuyuz, kalıplarımız var dışarıda olamayız, herkes bunu yapıyor demekki doğru olan bu ve ben bunu yapmalıyım düşüncesi  gibi gibi bir çok etken…

Abi iyide, kendine olan saygını yitirmişken, günahtan kaçayım derken günahların büyüklerine dalmışken, o yaptı bu yaptı diyerek yoldan çıkmışken ne anlamı var evliliğin???

Niye evlendiniz lan ?

Üzülüyorum hepsine, ve klasik yetişkin erkek toplantılarında midem bulanarak dinliyorum onları :S

Şimdi diyorum ki, 3-5 aylık ilişkilerle evlilik hayallerine dalan genç kardeşlerim bekleyin, bolca bekleyin hiçbiryere geç kalmıyorsunuz, son nefesinize kadar mutlu olmak istiyorsanız eğer durup düşünün karşınızdakini ve iyi tanıyın…

Bana da bunları yazdırtmayın artık, kusucam yemin ediyorum… Hah evlendiniz iyi bok yediniz, ne adamlığınız kaldı gözümde, ne karakteriniz…

Yazma nedenim bugün tanık olduğum berbat durumdu…

Hadi bana eyvallah…

En büyük fobimmm

7

Hah işte…!

Gelde bunu yazma bloga, gelde yazma kardeşim…

Biliyorsunuz ki ben metafiziksel olaylardan diğer adıyla (Cin, Ruh, Peri, Büyü, Şeytan) gibi varlıklardan tırsım tırsım tırsılır, tabiri caizse ödümü çok farklı organizmalarla birleştiririm… :S

Saat 23:00 oldu ve şirketten ayrıldık, Müdür, Ben, Aytekin abi ve İlknur aynı araç ile evlerimize doğru dağıldık. (Servis ile gitmediğimde evime yakın biryerlerde iniyorum, servis biraz geç bırakıyor böylesi daha çok işime geliyor…)

Her neyse, konu yolda döndü dolaştı Aytekin abinin Cin çağırma seanslarında yaşadıklarına geldi, ki biz Aytekin abinin çevresinde o tarz varlıkların bulunduğuna canı gönülden inanmış insanlarız. :S Korktuğumdan mütevellit daha bi başka severim Aytekin abimi :D :D  Bazen göz rengi değişiyor, boyun damarları çok fazla belirginleşiyor, işte o zamanlarda içinde başka bir varlığın olduğunu düşünüyoruz :S Yalnız kalmamaya dikkat ediyorum Aytekin abiyle :D :D

Tabi konuşacak konu ve sataşacak adam yok ya :D Ehhh biliyorlar bu konuda benimde ne denli ödlek olduğumu, başladılar üzerime oynamaya :S Abi kulun kurbanın olayım sus yaa bak eve gidene kadar karanlık sokaklardan, ıssız arsalardan geçicem yapma etme dediysem de dinletemedim. Arabanın içinde bağıra bağıra “dinlemiyorum ki”, “dinlemiyorum ki”, “dinlemiyorum ki” diye yeri göğü inletiyorum onlar ise susmuyorlar :S Sonra kapadım kulaklarımı şarkı söylemeye başladım :D Candan Erçetin’in bir parçası çalıyordu şarkıyı bilmememe rağmen biliyormuşçasına coşkuyla, gırtlak nağmeleriyle söyledim :D

Müdür konuşmaya başlıyor, abi kusura bakma ama, laylalayla laylaaaaaaa diye tekrar bağırıyordum :D

İşin kötü yanı her ne kadar dinlememeye çalışsamda aklımda kalan, geceleri sokakta gördüğün herkesi insan zannetme lafı, sonracııma eğer gece birini görürsen sakın göz göze gelme telkini filan benim aklımı yerinden oynatmaya yetti de arttı bile :D :D

Arabadan inmeden Nas süresini okudum amin dedim indim :D Tabi herkes gülüyor, ben ise eve nasıl gideceğimi düşünüyorum.. :D

Hemen telefona sarıldım, Baba dedim babaaaaa, babacığııııımmmm… Efendim oğlum dedi, Naptınız baba dedim. Hiiç dedi, Esma aradı mı dedim, Evet aradı yoldaymış dedi… Şimdi babama oğlunun ödü patlıyor da ondan seni aradı diyemezdim, muhabbet sarmadı ben geliyorum baba dedim kapadım :D

Hemen Dileği aradım. Dilekkkkkk Dilekkkk yardım et noollur dedim :D  Noldu annem dedi, anlattım olanları :D Sussana nan bende korktum manyak o kadarda detaya inme dedi :D Hehheh Dilek bana yol boyunca eşlik etmek zorundasın dedim :D Gülerek kabul etti :)

Derken sağ pantolon cebimdeki telefon çalmaya başladı ve ben bir anda elektrik bugi figürleri çizmeye başladım korkumdan :D Düşünsenize kapkaranlık bir sokak, ödünüz poponuzda, bir arkadaşınız sizi sakinleştirmeye çalışıyor ve o sessizliği tam odaklanmışken bir telefon bozuyor :S Eeee efendim dedim :D Neyse diğer telefonda Dilek bekliyordu allahtan, kapattım onu eve gelene kadar dilek ile konuşmaya devam ettim :D

Dilekkk en zor kısma geldik, merdivenlerde de yanımda olmanı istiyorum dedim, tamam dedi yine gülerekten, annneeeeeee, anneciiğiiiiiiiiimmmm, anne sensin dimi? Annem dedim :D Tabi dilek telefonda kahkahalarıyla kulak zarımı zedeliyor filan :D Dileğe teşekkür ettim bolcanak, sonra annemle babama anlattım durumu onlarda bol bol güldüler de bi ben gülemedim :S

Hiyyyyyyyyy oğlum yaaaa bide gecesi var bu işin :S Sızana kadar uyumuycam :S Yada müzik açar öyle uyurum :S

Şimdi diyosunuz ulan ne ödlek adamsın diye ama napıyım nan herkesin bir fobisi vardır, benimkide bu işte… Allahımmm aklıma getirme böyle şeyler lütfenn, yarın cuma namazında bolca dua edicem bu konuyla ilgili  :D

Körler nasıl yürür?

4

Cuma namazından çıkmış, hiç adetim olmamasına rağmen seyyar satıcıdan sandviç alaraktan deniz kenarında yuvarladıktan sonra işimi halletmek için düştüm yola. Işıklara riayet eden bir vatandaş olarak bekledim bekledim bekledim… Canım sıkıldı çevremi inceledim sonra az ötemdeki gözleri görmeyen abiye takıldım. Hemen girdim koluna caddenin karşısına beraber geçmek için.

Ehh muhabbet istedim birazcıkında, abi dedim yaa, şimdi bak yanlış anlama ama bu kaldırımları filan nasıl biliyorsun, nerden döneceğini, nereye çıkacağını filan? Adımlarını mı sayıyorsun dedim.

Yoook dedi :D

Allaaaaaa haaa tamam tamam sizin gönül gözünüz açık oluyor dimi, ama çok ilginç bir olay yaaa valla doğaüstü birşey dedim.

Yok be olm ne gönlü, ne güzü dedi :D

Nasıl yani açık değil mi ? :D

Valla benim bi yerim açık değil bilader, haftada bir cumaya gidiyorum o kadarcık şeylede biyerimde bi açıklık olmaz heralde dedi :D

Vay beeee abi tam benim kafadan dedim kendi kendime. :)

Eee abi yaa bak şimdi gene attın adımını kaldırıma gelince, nasıl yapıyosun bi söylesene. Mesela ben şimdi gözümü kapatayım desem, iki adımda kesin düşerim dedim.

Hacı olayı fazla abartıyorsunuz, şimdi sen görüyorsun dimi, işte bende göremiyorum, nasıl bir kuş için uçmak normal birşeyse, senin için görmek sıradansa, bizim içinde görmemek normal bir olay. Hayatı görmüyor fakat hissediyoruz, alışkanlık halini alıyor artık dedi..

Vay beee abi eminsin dimi, yani böyle seziler, ekstra bizde olmayan birşeyler yokmu gerçekten ben hep öyle sanıyordum dedim :D

Yok yok hacı yemişler seni dedi :D

Tesadüf ki aynı yere gidiyor muşuz, abiyle binadan içeri girdik, ve ne oldu biliyor musunuz? Asansörün kapısını bana abi açtı :D İşin daha ilginç tarafı kaçıncı kata çıkacaksın diye sordu  Beeeeeşşş dedim şaşkınlıkla ve abi beşinci katın düğmesine bastı :D

Oha dedim yaaa… Bu kadar nasıl oluyo…

Çok ilginç gelmişti bana, ne zamandır yazacaktım bir türlü fırsatım olmadı :) Böyle kafa dengi birinden bunları öğrenmek de büyük şans :)

Go to Top