Nerden başlasam, nasıl yazsam, neyi yazsam neyi yazmasam bilemedim :D

Öncelikle annemin yoğun baskıları sonucu oğlum ders çalış, oğlum kitap aç oku, oğlum sınavlar yaklaşıyor bak bıdıbıdılarından korkarak dün ve bugün sınava girdim :/

Canım hiç gitmek istemiyordu ya neyse :S

Gelen sorulara baktım ve ders çalışmak yerine bazen roman okumanın da faydasının olduğunu gördüm :D Uygarlık Tarihi sınavında paso Eski Mısır Tanrıları’nı sormuşlar, eee ben bunları zaten Willbur Smith’in kitaplarından öğrenmiştim ki diyerek çektim kalemi doğru şıkkın üzerine.

Sınav boyunca hep kitapçığı işaretledim hepsi bitince cevap kağıdını işaretlerim dedim. Herşey nekadar da güzel gidiyordu biliyor musunuz :P Hiç çalışmadan bunca soruyu doğru olduğuna inanarak cevaplamak beni müthiş mutlu ediyordu :) Haftalarca, aylarca ders çalışan arkadaşlarıma da içten içe gülümsüyordum vay denyolar vay diyerekten :D

Tüm soruları bitirdikten sonra kitapçığa bakarak işaretlemeye başladım ki ne göreyim :D 1-A 2-A 3-A 4-A 5-A 6-A 7-A 8-B 9-B 10-A diyerek devam ediyordu bana göre doğru olan cevaplarım :D Lan dedim bu ne böyle dümdüz bir çizgi indirdim aşağı doğru ahahha :D Böyle bir şık sistemi yapılmış olmasının imkanı olmadığına göre benim biryerlerde durup düşünmem gerekiyor sanırım :D

***

Sınavdan bir önceki gece msn’den şok bir ileti düştü önüme :) Sayın Selin hanım Dünya Yastık Savaşı ektinliği olduğunu bildiriyordu bana :D Waaay dedim bu etkinlikte kesinlikle olmalıyım… Hemen yaydım arkadaş çevreme ki, çoğu askere gitmemek için AÖF sınavına bel bağlamış yurdum gençleri oluyorlar :D Tabi ben yaptım ya bana kolay ve anlamsız geliyor şuanda :P Hehhe neyse… Olmaz, sınav var, cart var, curt var, şöyleydi, böyleydi yan geldi çamura battı filan gibi şeyler ilettiler…

Başkalarını da “rahatsız etmek istemedim”…  Vazgeçtim planımdan :( İçime nasıl oturdu ama anlatamam ben orada olmalıyım, o anı hissetmeliyim, orada fotoğraf çekmeliyim diye yanıp tutuşuyordum. Tam ki msn üzerinde taaaaaaaaa çoooook çook ama çok çok uzaklardaki arkadaşıma gidemeyeceğimi bildirirken facebook üzerinden kutsal bir mail düştü gelen kutuma :D

CanonTurk ekibinden geliyordu mesaj;

Arkadaşlar
gelen yoğun talep üzerine hemen ufak bir organizasyon ayarlıyayım dedim.

3 Nisan 2010′da öğleden sonra saat 16.30 da Caddebostan sahilde buluşma..

Burger King önünde toplanma..

Herkesi bekliyoruz..

Artık fotoğrafçılık grup ve hayran sayfalarından gelen postaları okumaktan sıkılmış, görmezden gelmeye karar vermiş Varol’un ne hikmetse o postayı okuyası geldi :D Gözlerime inanamadım… Hep istediğim profesyonel  bir fotoğrafçılık grubuna dahil olmak ve gitmeyi isteyipte gidemediğim yastık savaşı etkinliği…  Gitmeme gibi bir şansım yoktu :)

Sınavı bitirdim eve geldim, aldım makinemi düştüm yollara :) Düşüş ama ne düşüş :/ Böyle bir trafik olamaz, AÖF sınavı, güzel hava, cumartesi piknik insanları filan hepsi bir araya gelince trafik hoşaf olmuştu :S Zar zor Caddebostan’a gidebildim.

Tam da söylendiği gibi grubun lideri ve Canonturk.com sitesinin admini Mert karşıladı bizi harikuleyt şapkasıyla :) Hoş beş derken grup epeyce çoğaldı, ben hiç tanımıyor olsamda onları, pek yabancılık çektiğim söylenemez :) Oldukça sıcak, cana yakın ve gerçekten çok çok kaliteli insanlar :) Aralarında olmaktan mutluluk duydum ve bundan sonraki etkinliklerine katılmak için çaba göstereceğim :) Zira yastık savaşı harikaydı 8)

Tüm gün boyunca ayakta fotoğraf çekerek kendimi öyle bir tükettim ki abi bu mudur yani fotoğrafçılık diye kendimi sorgular oldum :D Banane lan yapmıycam vazgeçtim bu işten dedim ama caymadım cayamadım :D Dünyalar güzeli sevdiceğime baktım, onun o simsiyah yüzünü sarıp sarmaladım ve bırakamadım :D Devam ettim, yüzlerce flu fotoğraf çektim :D Aralarında birkaç şey öğrendim ve daha öğreneceğim birkaç milyon şey daha olduğunun farkına vardım. İlk öğrendiğim şey ise gerçekten hiç birşey bilmediğimdi :D

Fotoğrafçıların jargonlarına adaptasyon sürecini çabuk atlatmam gerekiyor, bilmediğim o kadar çok terim ve alet edevat varki, sessizce dinledim sadece konuşmalarını :P

Canonturk bundan sonra candır, ciğerdir seviyorum onları :) Stickerlarından aldım bi topak, yapıştırıcam heryere :D

***

Bu sabah ise nerede olduğunu bilmediğim sınava gireceğim okulu bulmak için erkenden düştüm yollara :) Zeytinburnu’nda dolmuşa bindim ve Zühtü Kurtulmuş Lisesi’ne gidiyor mu diye sordum şöföre, aaaaa bende oraya gidicem dedi en ön taraftaki ahhhhhh neysee… :D

bla bla bla bla bla

bla bla bla bla bla

bla bla

bla

lalalallalalla

sadkjaklfjdkaslşfjsdf

fjskdjfjlsdfjgsdlşfg

Sonra ben beklemeden gittim :D (Anlatamıycam kusura bakmayın, kesin saf dersiniz çünkü :D )

***

Sonuç olarak harika bir buçuk gün geçirdim :) Kalan kısmını ise evde dinlenerek ve kendimi dinleyerek geçirmek istiyorum, saygılar sevgiler :)