Archive for Haziran, 2010
Tatil dönüşü :)
0
Ahhh bugün çok yazı yazdım aslında, böyle upuzun sayfalar dolusu edebiyatlar parçaladım, parçalandım… Şimdi tatilimi ve oradaki anılarımı anlatmayı çok isterdim lakin pek bi heves kalmadı gibi. Zaten sıcağı sıcağına güzel olur böyle şeyler, mesela her akşam o günümü anlatsaydım çok iyi olurdu, olmadı
Kısa bir özet geçmek gerekirse, amcamın, yengemin ve değerli koozenim Nurşen’in çok büyük misafirperverlik ve sevecenliği ile kendimi evimdeymişçesine rahat hissettim. Sanırım 2500′ e yakın fotoğraf çektim, gerçekten kendimi aştım diyebileceğim şeyler de çıkarttım, bu ne lan elindeki makineden utan olm dediğim şeyler de çektim
Yamuk fotoğraf çekme olayımdan vazgeçemedim
Huzur istemiştim giderken, evet tam istediğim gibi oldu, sessiz sakin, olaysız, gürültüsüz, karışan görüşen olmadan, dilediğimce çıktım sokağa, sırt çantam fotoğraf makinem. Dolaştım dolaştım, bol bol müzik dinledim, sıcaktan bunalınca denizde aldım soluğu, yandım, bronzlaştırdım kendimi, özellikle burun kısmımı
Hiç görmediğim yerleri gördüm, görüpte önemsemediğim yerlere daha farklı baktım, kendimi aralıksız, uzun bir süre huzur dolu ve mutlu hissettim.
İçinde bulunduğum depresif durumdan sanırım kurtuldum, küllerimden doğarım dedim ve küllerimi üfleyip söndürdüm. Su gibi oldum, dupduru, düşüncelere dalmayan, kafasına sorunları takmayan, anlamsız yere kendini bunaltmayan, melankoliden uzak duran, kendini yalnız hissetmeyen, etrafa enerji yayan kendimi tekrar gördüm ve çok sevdim
Kumsalda gözlerimi kısarak gökyüzüne baktığımda gördüğüm o bulut parçacıklarına ellerimle şekil vermek istedim, kitabımı okurken hiç ara vermedim, eskiden olsa hemen dikkatim dağılır düşüncelere dalardım. Geceleri gökyüzü daha bir farklı geldi, sanırım şehir hayatı yıldız görmemi engelliyormuş. Ne çok yıldız var, onlar güneşin yer yüzünü boyarken döktüğü boya parçacıkları gibiler. Huzur veriyorlardı baktığımda…
O kadar çok yazmak istedim ki, her seferinde kalem ve kağıt bulamadım, hep erteledim aklıma gelenleri ve onları orada bıraktım. Keşke not edebilseydim, ilham denen şey varsa o kesinlikle oradaki ruh halimdi.
İstanbul’a dönmeyi hiç istemedim, sanki döndüğümde büyü bozulacak, kendimi tekrar kötü hissedeceğim sanıyordum. Değilmiş, öyle olmadığını da şu satırları yazarken anladım.
Bugün hep ıslık çaldım, şarkılar mırıldandım, tertemiz zihnimin tadını çıkardım.
Özet geç lan diyecek olursanız, mutluyum abi… Gerçekten mutlu ve huzurluyum.
Bunun farkındalığı beni daha mutlu ediyor.
İş ortamı azcık rahatsız ediyor beni, lakin onu da aşmak üzereyim tatil dönüşü olur böyle şeyler, fazla sorun etmiyorum. 15 gün daha tatil hakkım var beniiim
Antalya’ya gitmek gibi planlarım var, tabi herşey yolunda giderse
Bir ara Sinop’u tanıtan fotoğraflarla destekli gezi yazısı tarzında birşeyler yazacağım
Nerelere gitmeli, nerede ne yemeli filan
O kadar turizme katkımız olsun dimii
Kendinize iyi bakın çocuklar, öpüyorum gıdıdan
Huzur tatili…
0
İşten eve geldim, bi kahve yaptım kendime, uzandım film izleyecektim. Aman tanrım yatağa uzanmamla uyumam bir oldu nerdeyse
Kafamda ingilizce ingilizce sözler uçuşuyodu, yazık oldu ama Pretty Woman filmini izledim diyebilecektim sonunda :/ (Edit: İzlemişim zaten
uyku mahmurluğuma verin )
Uyudum ya, baktım hava kararmış, oh lan kocaman gece bitmiş vay bee, dur şu bilgisayarı kapatayım da millet yazıp durmasın dedim, saat 22:00 imiş
1 saat filan uyudum heralde, ama çok verimli bi uykuydu.
Yarın son iş günüm
çok mutluyum, koşa koşa gidip işimi yapıp huzura doğru yolculuğa çıkmak istiyorum.
Bu gidişimin öyle süper bir tatil havasında olacağını, eğlencenin zirvesine çıkacağımı düşünmüyorum, kafa dinleme olacak benim için. İnternet olmayacak, telefonlarımı da kapatmak istiyorum, fotoğraf çekeceğim bol bol, bir defter alıp kendi kendime notlar düşerim belki plajda…
Cornetto güzelim yaşıyo mudur
Onu görürsem konuşabilir miyim ki
Iııhh hiç sanmıyorum, abi bi insan platonikse platonik olarak kalmalı, öyle daha güzel, bokunu çıkarmamak lazım. Platoniği bile güzeldi be
heyecanla gidip cornetto almalar, bidaha görmek için bedavasını almamalar, yoldan geçen çocuklara hiyyy seni çok sevdim gel dondurma alayım demeler, uzaktan onu görebileceğim biyere oturup hıııııııııııııh diye iç çekerek saf saf bakmalar filan
Güzel olan o heyecan değil mi? Sonu ne kadar mükemmel olursa olsun saçmalaşıyor çünkü :/ Neyse benim kafa basmıyor zaten böyle işlere.. Bide ben hep saf olan oluyorum, yazık oluyor sonra üzülüyorum kendime :/
Hazır sayılırım şimdiden, akşam arkadaşlarla biraz dağıtacağım için vaktim olmaz diye ufak tefek hazırlandım.
Yazamam belki, hoşçakalın
İş görüşmesi vol.785754410
3
Gergin bir güne uyandım. Uzun zamandır iş görüşmesine gitmiyordum, bu acayip bir duygudur bilenler bilir. Kasım kasım kasılırsın, belli etmemeye çalışıp gülümsersin etrafa, özgüven, motivasyon, yaratıcılık ve pozitifizm sinyalleri dağıtırsın. Hırslı, istekli ve yetenekli olduğunu aktarmaya çalışırsın. Hep bunları düşlersin lakin sana sorulan sorular kaç kardeşsiniz, sigara kullanıyor musunuz, alkol ile aranız nasıl, babanız ne iş yapıyor…
İyi de benim babamın ne iş yaptığı ile firmanızın ne alakası olabilir ki? Babam bir hastanede memur olarak çalışıyor, emekliliğine az kaldı, sıra numarası filan aldırmak, tanıdık torpil yaptırmak için mi kullanacaksınız? Kardeş durumum niçin önemli mesela? 2 kardeşten aşağısını çalıştırmıyor musunuz? Bla bla bla saçma sapan sorular.
Neyse ben bunları unutmuşum, diyorum ya çok zaman geçti en son iş görüşmemden bu yana.
Düştüm yollara sabahın 08:00′inde, hava kapalı, yollar ıslak, otobüsler tıklım tıkış. Biraz durakta yağmur altında bekledikten sonra geldi kuğu gibi süzülerek otobüsüm. Top sakallı bi nonoş, güzel bir kız ve ben vardık. Yani yakın çevremde hissettiğim kişiler onlardı, otobüsün tıklım tıkış olmasını sağlayan diğer yolcularla hiçbir bağlantım yoktu. Kız benim sol yanımda, top sakallı nonoşta sağ yanımda duruyordu. Onlar adeta evlatlarım gibiydiler, ne bileyim kollarımı kanatlarımı açıp sırtlarından semirtesim geliyodu
Topsakallı için neden öyle hissettim anlayamadım, çok uyuz bi tipi vardı aslında :/
Sol yanımda duran şirin mi şirin kıza 2 kez yanlışlıkla temas edince içimde acayip bi pişmanlık oluştu kızdan uzaklaşmaya çalıştım. Hayır isteyerek yaptığım birşey yok, bilirsiniz istemeden değersiniz ya birilerine öyle bişey. Off detaylandıramıycam şimdi geçelim bu ayrıntıyı
Kızın bana manasız manasız baktığını farkettim. Lan yine ne bok yedim, bi sürrü mesafe var aramızda, ne değdi acaba bu sefer diye düşünüp ilgilenmez gibi yaptım, kafamı çevirdim. Sonra bi elin kolumdan tutup beni aşağı doğru çektiğini farkettim.
Aman yarabbim kız bayılmıştı. Offf daha önce de böyle bişey başıma gelmişti, hatta kadının dilini dışarı çıkarmıştım iyi hatırlıyorum, ıykkkk tükmüklü tükmüklü :S
Neyse kız düştü, ben atladım peşine, tuttum kollarının altından doğru aldım oturttum bi koltuğa. Ayrıca bu zayıf görünen kızların kendini salınca acayip bi ağırlığı oluyor, hop tutup fırlatırım zannediyosunuz ama bildiğin ağır lan kız kalkmıyo :S Bu da öyle oldu, zar zorda olsa koltuğa yerleştirdim. Kıza yer veren teyze sağolsun ilgilendi, tokatladı filan. Kız kendine geldi. Öyle bi durumda ben olsaydım tokat atamazdım heralde. Abi kız güzel nası tokatlıycan? Düşünsenize çevrenizde insanlar var, olaya siz müdahale ediyosunuz, insanlar tokatla tokatla! diyor. Siz ben bunu yapamam kız güzel, gelsin başkası tokatlasın diyorsunuz
Valla da billa da böyle tepki verirdim kendimi iyi tanıyorum
Otobüs son durağa geldi, yağmur tüm hızıyla yağmaya devam ediyor, ben hızlı adımlar ve panik haliyle iş görüşmesinin yapılacağı yere doğru ilerliyorum. Yolda gözleri görmeyen birini gördüm, vızır vızır şişli trafiğinde elindeki değneğiyle caddeye doğru gidiyordu. Yapıştım koluna aniden, yardımcı olabilir miyim diyerek ne yapmak istediğini sordum. Taksiye binecekmiş, siz bekleyin dedim bindirdim vatandaşımızı. Hemen bindi, dua eder diye bekledim etmedi :/ Abi bi saniye iş görüşmesine gidiyorum, eee iyilikte yaptım bi etsen bari be diyesim geldi, güldüm kendime, el salladım arkasından sanki bi yakınımı yolcu edermiş gibi. Adam bide görmüyor
Gerginim demiştim dimi?
Offf o güzide şirketimizin merkez binasına giriş yaptım, adımı filan alıp bildirdiler ilgili yerlere. Oturdum bekliyorum, böyle süper coolum ama
Hiç kasmıyorum, gayet relax tarzda sanki bi arkadaşa selam verip çıkacakmışım gibi.. Ben beklerken sırayla 5 kişi daha geldi. O vatandaşlar başka bir pozisyonda işe alınmışlar, form filan dağıttılar onlara. Ben hala coolum. Düşünüyorum ki kesin bi yerlerde kameradan psikolojimi ölçüyorlardır, bu işi kaldırıp kaldıramayacağımı gözlemliyorlardır, en iyisi ben kasmayayım rahat rahat takılırsam özgüvenimi fazla bulup beni hemen işe alırlar
ahhaha
Bu 5 vatandaşımıza işe başladıkları için parmak izi okuma cihazına kayıtları yapılıyordu. Kayıt işlemini yapan bey sizi alalım dedi. Yok ben iş görüşmesine geldim, daha sonra yaparız dedim
yanımda oturan eleman anladı espiriyi gülmeye başladı. Ama epeyce güldü, o gülünce bende gülmeye başladım
Gülüştük, eğlendik, kankalaştık bi anda
Sonra cool oluşum geldi aklıma, aldım yine dergi filan inceledim. Tabi bi yandan da telefondan internete girip facebook’tan beni motive etmeleri için insanlara yalvarıyordum
Sağolsun Sendegül sinerji yaptı, beni enerjiye boyadı, içime bi rahatlama geldi
Espirimi de yapmışım, öyle pot kırmaca filanda yoktu. Tamam lan dedim bu kısmı başarıyla atlattım heralde diye düşündüm, çünkü adım zikredildi.
Varol bey hoşgeldiniz, sizi toplantı odamıza alalım dedi genç bey.
Girdim içeri, selamın aleyküm, aleyküm selam… Değil tabi, Merhaba oluyor böyle yerlerde onun adı
Merhabalaştık, geçtim oturdum koltuğa.
Gerisi bilindik iş görüşmesi stiliydi.
Lakin görüşme esnasında aklıma geldi ki, ağzımda sakız vardı benim
Sabah çiğniyodum öyle cak cak
Onu çıkarmayı unutmuşum
Çaktırmadan sağlı sollu ağız hareketleriyle onu yok saydım. Gayet edepli bir şekilde sorulara cevap verdim, ben sorular sordum beyefendi cevap verdi. Karşılıklı tatmine ulaştıktan sonra 2. görüşme denen menem bir olayından bahsetti bana. :S
Anlayacağınız diğer adaylarla da görüşecekler ve uygun bulduklarını 2. görüşmeye çağıracaklarmış. Bunu ön sevişme olarak değerlendirebiliriz.
Sonuç ne diye soracak olursanız, şahsım adına güzel bir görüşme oldu, kendimi düzgün bir şekilde ifade edebildiğimi düşünüyorum, hatta firmanın tanınırlığı ve hedef kitleye daha rahat ulaşabilmesi için engin vizyonumdan bir kaç ipucu bile verdim
Eğer bu iş olursa, hayatımda birçok şeyi değiştirme kararı aldım… Epeyce köklü değişiklikler yapacağım ve bu değişim gençlik-olgunluk dönemimi yansıtacak. Olmazsa da olur, neden olur? Eğer iş ararsam bulabileceğimi ve gerçekten iyi firmalarında beni çağırabileceğini birkez daha gördüm
Bu beni mutlu etti, hani derler ya önemli olan yarışmaktı diye, onun gibi birşey. Bu olmazsa bir başkası elbet olur, tek yapmam gereken şey şuanki mevcut işimden kurtulup, geleceğim için önemli adımlar atmak..
Görüşmeden çıktıktan sonra Fetullah D&R’ı olan NT mağazasına girdim, indirimde Dart satıyorlardı, aldım ondan bitane, şirkette epeyce heveslisi vardı
Haa şirket demişken, müdürüm inşallah kötü geçmiştir, bana kötü geçtiğini söyle dedi
Abi yok iyi geçti, sizi referans olarak gösterdim dedim, ahahahhahha süper yapmışsın gör bak o işe alınacak mısın alınmayacak mısın
Manyak mıyım la ben kendi ellerimle vereyim seni yadellere dedi
Tabi şaka olduğunu varsayıyorum… Umarım şakadır, çünkü ararlarsa benim üçkağıtçı, düzenbaz, ayyaş ve disiplinsiz biri olduğumdan bahsedecekmiş
Şakadır şaka, dimi?
Velhasıl kelam, insanlık için küçük ama kendim için büyük bir adım atmak üzereyim.
Dua edip, şans dilerseniz sevinirim
Öptüm kocamaaaan

Son cıvıldamalar