Archive for Temmuz, 2010
Babalar yaşlanmasın!
2
Bakıyorum da babam yaşlanıyor. Saçmalama oğlum insanın babası yaşlanır mı lan dediğinizi duyar gibiyim. Ne biliyim ben, böyle hep kahvelerde, sokaklarda gördüğüm amcalar gibi olmaya başladı
Gözlük üstünden bakmacalar, sessiz sessiz anneyle fısır fısır evlat çekiştirmeceler filan
Bildiğin amca olayında
Bıraksalar tonton amca olur yani o derece. Hani bu gidişat ak sakallı dedeye kadar gider diyorum ama yok babam için ak sakal demek sadece traş olmamak anlamına geliyor
Öyle mümin tavırlar sergileyip seneye de umre’ye gidelim hanım diyecek bir adam değil
Ne bileyim yaa baba yaşlanır mı? Bu adam bana hayatımda ilk defa hediye veren insan. Beni düşünen, kendine saat alırken bir tane de oğluma alayım diyen kişi.. Anlayamamıştım ki neden aldığını. Yani tamam kıyafet alınır gerekli, yiyecek içecek filan ister mızmızlanırım o da alınır ama niye saat aldı ki
diye düşündürmüştü beni. Hediye kavramıyla ben böyle tanışmıştım..
Babamın yaşlandığını düşünmek benim de büyümüş biri olduğumu getiriyor aklıma.. :S Hacı tamam o zaman baba yaşlanabilir yani zor olsa da anlarım ama ya ben büyürsem
Ohh ne güzel anne yaşlı baba yaşlı ben büyük filan :S Eeeee başka derdiniz var mı?
Korkuyorum abi herşey standart aileler gibi oluyor. Yani kucağımda küçük bir yavru ile anneme babama torun sevdirmeye mi geleceğim yoksa :S Olmaz olmaz demeyin baba yaşlanırsa her şey olur
Bir insanın babası yaşlanıyorsa hayatınızda ergenekon vari oluşumlar meydana gelir, cidden bak! Tamam daha önce hiç büyümedim ama tahmin ediyorum kesin öyle olur
Derhal babamın yaşlanmasını durdurmalı, anti-aging olaylarına sokmalıyım, yoksa allah muhafaza hazır babanda yaşlandı diyerek başımı yakar bu mahalle baskısı, dırdırcı cemi cümlemiz filan
2010 KPSS Başvurusu
2
Waauuwww..
1,5 saatlik uyku ile ayakta duruyor ve kendimi çok bitkin hissediyorum. Neden böyle oldu? Pehhh :S
Beş para etmez boktan devlet dairelerine, sırf anne istiyor diye babam gibi memur olabilmek için boktan aşamaları geçerek önüme konulan KPSS zıkkımı nedeniyle :S
Kız kardeş araştırdı taraştırdı ve abi yarın son gün başvuru merkezlerinde muazzam bir kalabalık var başının çaresine bak dedi. Bende şirkette sabahın 6:00′ında gideceğimi söyledim. Orhan taaa Esenyurt’tan , Mahmut abi Kasımpaşa’dan kalktı ve dediğim saatte benimle aynı okulda başvurularını yapabilme umuduyla yola çıktı
Efenim girdik okulun bahçesine kargalar bot giymek şöyle dursun, bir taraflarında uçuşan sineklere hareket çekemeyecek düzeyde uykularındayken.. Tam 50 kişi tıpkı benim gibi zeka dolu aklıyla erkenden gelmiş. Hatta benden daha zeki insanlar varmış ki 5:00′da girmişler kuyruğa
İnsanlar akın akın geliyordu okulun bahçesine, biz nöbetleşe şekilde araba içinde uyuyarak sıradaki varlığımızı daimi kılmaya çalışıyorduk. Tabi kendimi övmezsem olmaz, süpersonik kaynaşma yeteneğim ile ortamın en sivrik ismi ve en kankasal kişisi oldum
Gönül rahatlığı ile bayrağı diğer arkadaşlara devrederek arabaya geçip uzandım.
Vakit epeyce geçti ama biz hâlâ bekliyorduk, bekleme nedenimiz ise lanet olasıca sistemde çıkan sorundu. Ara ara ÖSYM Ankara bürosunu ve Okulun telefonunu arayarak başka bir okuldan arıyormuş gibi yaptım ve durum hakkında gerçekçi bilgileri edindim
Evet abi salak sistem yoktu.. Beklemekten başka çaremizde..
Bir ara kalabalık topluluk hareketlenmeye başladı, heyecanla tek sıra halini aldık ve önümüzde duran 50 kişinin çığ gibi çoğalarak 150 kişi olduğunun farkına vardık :S Bu benim en en en nefret ettiğim durum. Yani enayi durumuna konulmak..
Kanka olduğum kişilerden birine gaz vererek saldım yancı kalabalığa doğru. O bir yandan ortalığı karıştırırken ben de hemen önümde duran sosyetik bayana gayet sert, gayet kırıcı, gayet zeka dolu sözler sarf ediyordum. Güzel bir bayan olmasının avantajını kullanacak ve onca insanı enayi yerine koyacaktı ha? Kesinlikle dayanamam böyle birşeye… Çıkardım Demokles’in Kılıcını kot pantolonumun çakmak cebinden
Hieeeyttt diyerekten öyle kendindem emin şeyler söyledim ki, biz o kadını 20 metre geçtikten sonra bile yerinden kıpırdayamıyordu
Arkadan insanlar bana seslenip hacı abi ne dedin bu kıza yaaa hareket etmiyor diye dalga geçiyorlardı hatta
Ben de ortamda sevilmiş, sayılmış, saygı duyulup tırsılmış biri olaraktan Teoman’ın şarkısındaki gibi bir kez daha arkaya doğru “kaaaaaaallllll” diye seslendim
Tabi kuyruk bayram yeri gibi
Sistem geldi, ortalık daha bir hareketlendi, bu esnada ben yancıları tamamen egale etme çabası içindeydim. Güneşin altında boş boş beklemektense bir amaç uğruna mücadele vermek daha eğlenceli geldi bana
İçeri girerken iki tane türbanlı bayan sabah 6:00′dan beri beklediğini iddaa ederek benim peşimden geldi, ben hayır siz 6:00′da filan gelmediniz dedim ve sıradaki gönül dostlarımın
desteğini alarak bayanları epeyce hatta epey epey haksız duruma düşürdüm. Sonra onları en arka sıraya aldılar
İçeride öğretmen bey sıra arkadaşlarıma öğrencilere davrandığı gibi davranmaya başladı. Sıraya riayet edin, çıkartırım dışarı filan. Hazır coşkuyu almışken o bağırıp çağıran öğretmene, sizin karşınızda lise öğrencileri yok hocam, lütfen ses tonunuza ve uslubunuza dikkat edin dedim… Öğretmendeki değişimi görmenizi çok isterdim
Velhasıl kelam, halk kahramanı edasıyla tüm dostların başarılar temennileriyle, zalimlerin zulmlerine verdiğim mücadeleyle memur olma (!) sınavına başvurumu gerçekleştirmiş oldum
Şirkete geldiğimde adım her ne kadar provakatöre çıksa da, kendimi sürü sürü koyunun dışında tutabildiğime sevindim

Son cıvıldamalar