Eğlence

Sivrisineklere kesin çözüm :)

1

Buldum buldummm. Sinek ısırıklarına karşı kesin ve etkili çözümü buldum… Prize takmak yok, kimyasal madde yok. Sadece bir miktar cesaret istiyor o kadar.

İhtiyaçları sayıyorum.  Bir miktar uzun tırnak. Evet kendi parmağınızın tırnağı, yoksa annenizin, babanızın, sevdiceğinizin tırnağıda olabilir.

Canınızı acıtmayacak ama biraz kan akacak kadar önceden ovuşturulmuş, kaşındırılmış, kabuk bağlanmış sinek ısırığı yarası.

Yapmamız gerekenlere geçiyorum. Hali hazırda yaramızın kabuğunun deri ile temas ettiği yere tırnağımız veya bu iş için bize yardım etmeye gönüllü kişinin tırnağı hafifçe bastırılır. Ameliyat edermişçesine usul usul kabuk kaldırılır.

Tatatatammm !!!!

Evet değerli okuyucular. Bu geliştirdiğimiz mucizevi yöntem ile tek isteği sadece birazcık kan olan sivri sineklerin ve sizin derdinize deva olduk. Onlar sağınızı solunuzu sokmadan kan tedarik edebilecek sizde kaşıntısız bir uyku geçirebileceksiniz.  :) Bunu sinekler için kan sebili olarak görebilirsiniz. :) Zaten tüm gece uçan ve yorgun düşen sinekcikler birde yarım saat deride uygun bir nokta bulup kan çekmek için uğraşmasınlar, sizin onlar için açtığınız kan tedarik noktasından istedikleri kadar kanı alsınlar.  :)

Odamdaki arı :)

2

ariYaz aylarında evlere sivrisinek veya kara sinekler girer fakat benim odama nedense ya kelebek yada arı giriyor. Kelebeklere dokunmuyorum masum ve zarasız oldukları için ama lambanın çevresindeki o şaşkın dönüşleri beni tedirgin ediyor. Gerçekten geriliyorum.

Az öncede küçük bir arı girdi. O bile beni korkutmaya yetti. Lamba etrafındaki dönüşleri bir gölge olarak monitörümün üzerinde gezinirken, sanki bana o öldürücü darbeyi indirecekmiş gibi geliyor. Kamikaze gibi. Sok ve öl. :) Ne kadar enteresan değilmi. Arılar bir insanı soktuklarında iğneleri kendilerine de battığı için ölüyorlarmış. Ula minnacık iğnenle bana ne yapabilirsin küçük arı haddini bilsene. En fazla benim biyerim şişer, ya sen ? Yazık değil mi sevdiklerine, geride kalanlara? Hadi onlara acımıyorsun ya Kraliçe Arı ? Onu düşünmüyor musun. Kolonide belkide en sevdiği arısıydın onun.

Kraliçe arı olayıda daha ilginç bir olay. Geçenlerde Kraliçe gittiği için yüzlerce arı bir simitçiye saldırmışlardı. :) Hayvanlardaki vefaya bakarmısınız. Helal olsun beeee. Kraliçe arının egosunu düşünsenize emrinde binlerce arı var. Öl dese ölecek, onun için herşeyi yapacak. Belki yüzlerce erkek arı içerisinde hala hayatının aşkını bulamayan kraliçe arılar vardır. Ne kadar dramatik değil mi ? Olabilir yani niye olmasın arılar için hayat sadece bal üretmek değildir belki? :) Ayrıca arıları küçükken izlediğim Arı Maya çizgi filminden ve o canlı sarı ve siyah renklerinden dolayı da seviyorum.

İşte küçük arı işte bu yüzden seni öldürmüyorum her ne kadar beni korkutmuş olsanda.

Heheheh az önce sandalyeye çıkıp bi parmak hareketiyle savurdum kendisini. Şuan baygın bir vaziyette yatağımın arka taraflarına doğru düştü ve ses soluk yok. Bak seni bağışlamam sadece ırkına olan saygımdandır. Eğer gece kalkıp intikam almaya çalışırsan bak hiç üşenmem ışığı yakarım, gece gece seni öldürür bide üstüne biyopsi yaparım. Valla bak. Orada uslu uslu yat yada balkonun kapısı açık oraya kadar yürüyerek git ve dışarıya uç. Eğer senin yüzünden uyanırsam gerçekten bozuşuruz.

Bu gece yalnız değilim. Ben ve baygın arı birlikte yatacağız. :) Görüşmek üzere :P

Çocukken gerçek sandıklarım…

1

Aklıma geldi bahsetmek istedim. Küçükken inandığınız birşeyin aslen gerçek olmadığını hepimiz yaşamışızdır. Hatırladığım kadarıyla yazacağım :)

Ben o kadar salakmışım ki, televizyonda izlediğim He-Man çizgi filminden etkilenmiş ve 4. kattaki evimizin balkonundan atlamışım. Evet doğru duydunuz ben yani Varol Aksoy hayatının bir bölümünde yer çekimine karşı koymaya çalışmış biriyim :) Cesur biri olduğumu tüm insanlığa kanıtlamışım :) Sonuç olarak bahçeye düşmüşüm ve toprağa gömülmüşüm :) Komşular almışlar ve hastaneye götürmüşler. Sadece kolumda bir çatlak oluşmuş başkada bir şey yok. Belki kafamdaki çatlaklığın sebebide budur :) Ehehe hastanede bir gece müşahadeye almışlar iç kanama olabilir diye. Afedersiniz ama doktor amcalar benden küçük tuvaletimi yapmamı istemişler. Kesinlikle su verilmemesi söylenmiş. Bende su içmediğim için tüm gece hiçbirşey yapmamışım. Tüm mahalle benim bir kaç damla idrarıma nöbetçi olmuş :) Ehh sahip olamadığımız şeyler daha çok istek yaratır ya bende gece Suuu Suuuu diye inlemişim. Babam dayanamayıp bana su verir vermez hemen oracıkta yapmışım :) Sonuç temiz ve beni kucaklayıp getirmişler :)  

İşin garibi He-Man hatırladığım kadarıyla uçamıyordu ben niye bunu denedim anlayamadım :)  

Bir başka sanrım Edisonla ilgili. O zamanlar çok fazla siyah beyaz türk filmi oynardı. Okulda öğrendiğim ampulü icat eden Thomas Edison ile Ediz Hun’ un aynı kişi olduğunu sanardım. Film izlenirken geçen edisun edisun laflarından adamın adı ve soyadı olduğunu düşünemeyip direk kafamda eşleştirmişim ikisini :)

Panasonic marka eski bir radyomuz vardı ve iki çift kırmızı ışık vardı üzerinde. Ben içinde gerçekten insanların olduğunu düşünür fırsat buldukça ışıklara dürbün niyetine bakardım. Kardeşim buna inanmıştı :) Hatta annemide gördüğüme inandırmaya çalışırdım :) Çok yalancıymışım beeee hala değişmemişim :)  

Biraz sosyalleşmek için gönderildiğim Kung-Fu kursunun ilk gününde kardeşimi çok fena dövmüştüm :) Bruce-Lee ile bir bağlantım olduğunu düşünürdüm :)

Yaklaşık olarak 9-10 yaşıma kadar hiç mi hiç küfür etmediğimi hatırlıyorum. Birgün aile fertlerinden biri ama kim tam hatırlamıyorum terastayken bu konuyu utana sıkıla anlatmıştım. Sanki o küfürdeki fiilin gerçekte vukuu bulacağını düşünürdüm. Bu durumda ne yapmalıyım sorusuna “Ben senin…” cevabını almıştım. Süt çocuğu olmamda ailemde tedirgin olmuş ve kendi elleriyle beni bu sonsuz dünyaya salıvermişlerdi :) Şimdi aldığım eğitim üzerine çok şey ekledim :P

Evimizin altında tamirhane ve çayocağı vardı. İkiside kiracımızdı ve ailemizle çok iyi geçinirlerdi. Benide çok severlerdi. Beni her gören o zamanlar en çok sevdiğim şey olan Kakao’dan ısmarlardı. :) İskemleye oturturlar ve muhabbet etmeye çalışırlardı. Herşey normal giderken o can alıcı soruyu sorduklarında kıyamet kopardı :) Soru ne miydi ? “Manitan var mı?” Ben o zamanlar kızlara manita demenin çok terbiyesiz birşey olduğunu sanar ve bu durumun içimde oluşturduğu depresif duyguları açığa vuramadığım için ağlardım :D :D

Amcam hemen alt katımızda otururdu ve beni hep bakkala yollardı. Her gidişimde de bana ya cips almamı söyler yada dönüşte para verirdi :) Severdim bu yüzden bakkala gitmeyi :) Birgün yine amcam bakkala gitmemi söyledi parayı verdi ve üstü kalsın dedi :) Bende bakkala gidip istediklerini aldıktan sonra bakkala üstü kalsın dedim :) AHahahh saflığı görüyormusunuz ? Şartlanmışım ya amcamın parayı dönüşte vereceğine bu benim hakkım değil düşüncesiyle bende farkında olmadan bakkala bonkörlük yapmışım :) Bakkal Bekir amcaya gitsem ve aradan geçen 15 yıla rağmen paramı istesem geri verir mi ? :)

İzlediğim bir filmde çocuğun anne ve babasının gerçek olmadığını öğrendiğimde kendiminde öyle olduğuna inanmış ve anne ve babamın hareketlerini gözlemlemeye başlamıştım. :) Buna o kadar çok inanmıştım ki gerçeği kavramam biraz zaman aldı :) Hatta gidip amca ve dedemede sormuştum beni nerden aldınız diye ağız yoklarcasına :)

Offff çocukluğuma dair ne kadar çok şey hatırlıyorum yaaa. Sevdim bu yazı disizini :) Bak can sıkıntımda geçti sayesine. Evet evet ben bu konunun devamını getireceğim o kadar çok şey varki hatırladığım :)

Herkese iyi günler. Varsa sizinde hatırladıklarınız yazın bence insana mutluluk veriyor. :)

Çocukça bir gün ve akabinde çocukça yazım :)

2

Offff çok yoruldum yine yaaa. Kutsal mekanımız bakırköy’deydik. Tabi ben saat 14:00′ e kadar uyudum. Orhan’ın nike football turnuvası vardı. O geldikten sonra uyanmak zorunda kaldım. Sadece gezmek için gittiğimizi sandığım bakırköy’de Dilek için abiye kıyafet baktık. Aynı zamanda anneler günü için dünyalar güzeli anneme hediye bakındım. Hala aklımda birşey yok. :(  

Lise yıllarında sürekli gittiğimiz bakırköy sahiline indik. Duygularım depreşti. :) İBB güzel ve ucuz bir tesis yapmış sağolsun karnımızı doyurduk. Sonra çekirdek alıp kayalara inmeye karar verdik. Kayalara indik ama çok yakınımızda tinerciler olduğunu sonradan farkettik :) Ehh malum tinerciler beni çekiyorlar biliyorsunuz. :) Ne olur nolmaz diye bi soda şişesi aldım yanıma :) Saldırı anında kullanmak için :D Şükür birşey olmadı. :) Fakat dilek öyle bir gerildi ki anlatamam :) Kayada çekirdek yerken bir santim bile kıpırdamamış korkudan :) Biz her nekadar konuyu değiştirmeye onu sakinleştirmeye çalışsak da oradan kalktığında bacağı filan uyuşmuş :)  

Şahsen askerden geldikten sonra kendimde öyle bir özgüven oluştu ki yani kavga etmekten çekinmiyorum isterse tinerciler kralı olsun :)  

Ortamı biraz olsun yumuşatmak için oradan üşüdük bahanesiyle kalktık :) Zavallı tinercilerde kendi hallerindeydiler aslında dilek biraz büyüttü olayı. 

İyice çocuklaşmak istedim. Parka gittik tahterevalli midir tam yazılışını bilmiyorum ona bindik. Ben tek başıma ikisini kaldırabileceğimi düşünüyordum ama yemedi :) Kaldım havada :) Sonra spor aletlerine zıpladık. Orada da biraz çocuklaştık ve dileğin arkadaşı nurcan’ı almak için meydana gittik. Onuda aldıktan sonra biz Orhan’la Electro World’ e geçtik. Kredi kartım yanımda değildi allahtan yoksa kendimi kaybedebilirdim :) Tansaş’a uğrayıp su ve bonibon aldık :) Dedim ya bugün iyice çocuklaştım :)

Biraz daha dolaştıktan sonra otobüse bindik. Biz bindiğimiz sırada biletçi ile serseri lavuğun biri tartışıyordu. Dilek’le nurcan en arkaya oturdu yanlarında bir kişilik yer vardı ve orhan otursun diye düşünerek ben bir öne oturdum. Sonra bizim serseri eleman oraya oturmaya çalışınca gayet ağır abi tribiyle çocuğu uyardım :) Çok ironik geldi bana :) Cebinde bonibon kutusuyla dolaşan bir adam ve ağır abi tripleri :)  

Ben onların konuşmaları arasında otobüste uykuya dalarken bazı sesler geldi. Orhan ayakta duramıyorum filan diyordu bazı patırtı ve kütürtüler de tabiki :) Sonra biri beni dürtükledi biride Varollllll diye bağırdı :) Uyku sersemliğiyle nooooldu lan demişim :) Meğersem bizim hanımlar yukarıdaki havalandırma kapağından rahatsız olmuşlar. Orhan kapatmaya çalışmış yapamamış ayakta duramadğı için, sonra başka birileri denemiş, bi tanesi hava atmak için zıplamış o da kapatamamış :) Ehhhh tabiki tahmin ettiğiniz gibi kaslarımı kullanmak zorunda kaldım :) :) Kısa süreli olarak otobüs kahramanı oldum ve hiç tepki vermeden uyudum tekrar :) Millet bana gülüyordu ama. Yani kapağı kapattım ve hiç bişey demeden pat diye oturup uyudum :)

Tam 7 saat boyunca gezip dolaşmışız ve bugün gerçekten çok güzeldi. Yani insanların eğlenebilmesi için çok para harcamaya ve lüks yerlere gitmesine hiç gerek yok. Sevdiğin dostlarınla birlikte sevdiğin bir mekanda çok çok güzel vakit geçirebiliyorsun. Mutluyum, yorgunum ve şimdi de biraz üzgünüm :( Yarın iş var lanet olsun…

Bu yorgunluğu atmak için biraz daha uyumak istiyorum. Herkese iyi akşamlar… Dilekkkk bak benim otobüsteki kahramanlık öykümü destekleeee, süperdim dimii :D :)

Go to Top