Eğlence
İstanbul’dan otobüs manzaraları :)
6
Blogda yaptığım araştırmalar sonucu İstanbul dışı okuyucuların fazlalığı azımsanmayacak derecede. Bu yüzden ufak bir anlatımla başlayacağım.
İstanbulda otobüsler ikiye ayrılır.
ÖHO = Özel Halk Otobüsleri
İETT= İneklik etme taksi tut gibi bir espri yapıp blogun kalitesini düşürmeye niyetim yok
İstanbul Elektrikli Tren Tramvay
İETT ise kendi arasında ikiye ayrılır.
Normal otobüsler.
Çevre dostu yeşil otobüsler.
Bu otobüs çeşitlerinde ödeme genelde AKBİL denilen akıllı bilet sistemi ile yapılır. Eğer elinizde yoksa para ile ödeme de kabul ediliyor.
Otobüste yaşadığım ekzantirik olayları bir bir anlatayım da rahatlayayım.
Ben misal otobüse bindiğimde akbilimi basar geçerim. Fakat eğer o akbil eğer boş ise sizi büyük bir utanç bekliyordur sayın arkadaşlar. Nasıl mı?
O allahsız akbil makinesi öyle bir ses çıkartıyor ki adeta GARİBAN GARİBAN GARİBAN diye bağırıyor. Bir yandan o şoku yaşarken diğer yandan ulan otobüsün içindekiler bana mı odaklanmışlardır acaba? İpneler beni çulsuz fakir biri olarak gördüler kesin!
Eğer güzel bir kız var ise otobüste baştan 1-0 geriden başlıyorum diye düşünceler aklınızda uçuşuverir…
Birde o esnada ödeme yapmak için gösterdiğiniz çaba vardır ki bu da zordur. Şöför beklemez ödeme yapmanızı yolcuyu alır ve basar gaza. Siz o sarsılan otobüsün içinde düşmemek için verdiğiniz mücadele içerisinde ya çantanızdan yada cüzdanınızdan yeterli miktarda para çıkarma derdindesinizdir
Ya düşerseniz ? Aman yarabbim hemen arkanızda vites topuzu vardır
Sakıncalı bir durum
Size içten içten gülen insanları aşağılamak için fazla para verip artislik yapıp üstünü istememe gibi şekiller yapma düşüncelerine kapılırsınız…
Baktınız ki otobüs boş hemen arkalara doğru ilerlersiniz. Çünkü ön taraflarda oturursanız şişman koridora zor sığan bir teyze üzerinize üzerinize gelir. Bu her zaman yaşanır. Eğer yer vermezseniz tip tip bakarlar. Bilmezlerki veya düşünmezlerki ulan ben karılarla dedikodu yapmaya gidiyorum kocamın kazandığı paraları harcamaya çıktım yola, bu zavallıcağız ekmek derdinde işten yorgun argın evine dönüyor diye. Düşünmezler ve hep üzerinize doğru gelir önce göbeklerini değdirirler kolunuza. Sonra ufak bir sarsılma ve düşme efekti verirler. Artık lanet olsun der kalkarsınız
Koca popolu kadında zafer kazanmış edasıyla gelir sizin zar zor ısıttığınız koltuğa oturur. Uyuz olursunuz
İşte bu yüzden arkalara doğru ilerleyin. Size gelene kadar ağlarına düşürdükleri kişiler zaten yer verecektir, onlardan sekenler size gelir bir ihtimal
Eğer tıklım tıklım bir otobüse bindiyseniz işiniz zor. Önce bir bacağı atar sonra ikinci bacağa ufak yollu tacizlerle yer açmaya çalışırsınız. Onuda attıysanız geriye bir tek popo kalır. Onuda kıvrak bir bel hareketiyle atarsanız kaptana seslenebilirsiniz taaaam gaptan kapat kapını diye
İçeride bir fanusa doldurulmuş kirli çamaşırlar gibi garip bir bütün oluşturursunuz. Bir abimizin yanağı ile sizin kafanız bacağı ile de göbeğiniz farklı şekillerle birleşir. Akrobasi gerektirir yani İstanbullular dışındakiler pek beceremezler.
Eğer kapıyı kapattırabilmişseniz şimdi asıl zor anlar sizi bekliyordur. Sabah insanlar neden kahvaltı yapmadan evden çıkarlar anlamam. Yani eğer yiyemiyorsan birşeyler en azından dişlerini fırçala yada sakız filan çiğne değilmi yani.
O kadar bed bir koku vardır ki burnunuzn dibinde. Harekette edemezsiniz. Kendinizi oracıkta salıveresiniz gelir. Bayılma derecesinizdedir. Siz rahatsızlığınızı belli etmeye çalışır oflar puflar kış aylarında önceden hazırladığınız parfümlü atkınızı burnunuza çekersiniz. Banamısın demez. Nefes alış verişlere devam eder hayat durur zaman akmaz sadece bu koku vardır artık.
Birde otobüs içerisinde genelde kulaklıklı tipler olur. Bazısı uzun saçlı siyah top sakallı entel rockçı tipler bazısıda kot pantolun üzerine giydiği solmuş yeşil kazağın üzerine çektiği yeşil kot ceket ile kafasındaki Marshall veya DYO şapkalarıyla bütün oluştururlar. Ortak noktaları sadece müzik dinlemek değildir. Ortak noktaları müzik dinletmektir. Kulaklıklarından öyle bir ses çıkarkı o sabahın körünün verdiği sessizliği adeta yırtan fon müzikleridir bunlar. İsmail YK,Ceza, Güllü ve Marlyn Manson’ u bir arada dinleme şansını yakalarsınız. Beyniniz bulanır sizde kendi kulaklığınızı çıkartmak zorunda kalırsınız o tıkışıklığın arasında
Bunu yaparken dua edin ki yanınızda bayan bulunmasın yoksa muhtemel bir fortçu muamelesi görebilirsiniz uyandırayım
Otobüs bir durağa gelir ve bir anda içerideki o kalabalık nispeten boşalır. Ohh lan dersiniz. Bu sefer biletçinin çığlıkları yükselir. Arkalara doğru ilerleyelim sağlı sollu yanaşalım diye. Siz o kadar çok istersiniz ki arkadaki boşluğa doğru geçmeye fakat ortadaki direkle artık bütünleşmiş direği burada söylenmez çok garip birşey gibi kavramış insanlardan ufacık bir delik bile bulamazsınız. İlerlemez de bu dangozlar. Kalakalırsınız orada ve biletçinin uyarıları sayesinde de kendinizi kurallara uymayan aptal görgüsüz salak biri olarak nitelendirirsiniz
Yaşanır bunlar, yaşandıda ben biliyorum
Haaa diyelim ki es kaza çevre dostu yeşil otobüslere denk geldiniz. Bu otobüslerin en kötü kuralı içinde telefonla konuşmanın yasak olmasıdır. Yani o otobüs sanki bir huzur ortamıymış gibi “kardeşim binerken tüm derdi kederi bırakın, kapatın ceptelfonunu filan da gelin yolculuğun zevkini yaşayın” bir sosyal mesaj verirler. Sizde ceptelefonu kapatacak göz varmıdır yoktur tabi sessize alırsınız. E oldu ki ceptelefonu çaldı ve açtınız işte o zaman zor anlar başlar. Kardeşim kapatsana telefonu, yaw yapmayın arkadaşlar duyarlı olalım biraz gibi iğneliyici laflar arasında telefonun diğer tarafındaki kişiye derdinizi anlatmaya çalışırsınız. Beceremezsinizde
Üstelik birde şöför girer mevzuya laf koyar arada. Sizde mal gibi hissedersinzi kendinizi
Yapacak birşey yoktur AEO der kapatırsınız. Aynı şöför aradan bir kaç dakika sonra yeşil otobüste sigarasını yakar ve fosur fosur tüttürür. Atmıyorum bunu kendi gözümle gördüm yemin ederim
Otobüsle varmak istediğiniz yere yaklaşmışsınızdır ve otobüs ya ışıklarda takılmıştır yada yavaşlamıştır köşe filan dönecektir. Sizde uyanıklık yapıp “gaptaaaaaan orta kapıyı açarmısın” dersiniz ki. Şöför hiç sallamaz sizi. Ulan bi cevap ver bari. Hiç tınlamaz yaaa dönüp bakmaz bile. Ayar olursunuz. Fakat bu işte öyle bir aşağılanma vardır ki o tuttuğunuz direk şöföre …. diye içinizden geçirirsiniz. ÇOk sinir bozucudur ve yine diğer yolcuların sizi hor gördüğünü içlerinden salak dediğini düşünürsünüz. Üzülürsünüz kendi halinize ulan ben bu hallere düşecek adammıydım dersiniz fayda yoktur
Zordur İstanbul’ da yaşamak. Bunlar gibi yüzlerce enstantaneler vardır arkadaşlar bunlar benim gözlemlediklerim
Çoğu sefer gülerim aklımdan geçtiğinde:)
Herkese hayırlı pazartesiler diliyorum. Şimdiden pazartesi sendromundayım da birazcıkın
Kavak Yelleri Vadisi
0Aman yarebbim o nasıl bir sahneydi yaaa. Şapşal şapşal kaldım tv karşısında
Bu aslıda harbiden bir abdestsizlik var abi kesin var. Herkesin başı onun yüzüne derde giriyor.
Efe ve Deniz mortingen ştrase gibi duruyorlar umarım öyle olmaz yoksa bu dizi ya biter yada ben pek fazla izlemem. Gelecek bölümü merakla bekliyorum. Kavak Yelleri resmen Kurtlar Vadisi’ne döndü kaç sahnedir insanlar birbirlerine kafa atıyor sayamadım valla
Öyle bir patlamadan sağ kurtulmaları gerçek dışı olur bakalım nasıl toparlayacaklar senaryoyu. Umarım önümüze aptal birşey çıkarıp bizi salak yerine koymazlar
Babamın internet macerası :)
5
Babam sürekli evde durduğu için artık biryerden sonra anneme kaynanalık yapmak ve televizyon izlemek sıkıyor onu. İnternette sürekli girdiği belli başlı siteleri ziyaret ediyor. Bu siteler arasında sahibinden.com, arabam.com vs. gibileri var.
Fakat babama zamanında öyle bir öğretmişizki internete girmeyi kesinlikle adres girmek gibi bir sıkıntısı yok. Google’ a sahibinden yazıyor ilk çıkan siteye giriyor
Adres çubuğudur www dur filan bilmez daha doğrusu bilmiyormuş bende yeni öğrendim
Dün beni arıyor. Oğlum bak bilgisayara bişey oldu internete girmiyor diye
Nasıl olur yaa ben akşam netteydim başka birşeyler vardır diye düşündüm. Nasıl bir hata alıyorsun diye sordum tabiykide aklıma o an vodafone reklamındaki çocuğun annesine pencereyi aç sürükle bırak mevzusu geldi
Neyse konumuza dönelim. Eee baba ne yazıyor ekranda dediğimde bak şimdi Welcome Internet vs vs vs gibi şeyler saydı bana
Hay allah dedim yaa ne alakesi var ki bunların
Meğersem dayımın kızı benim bilgisayardan internete girmiş ve iz bırakmamak için tarayıcı ayarlarını sıfırlamış
Oysa ki ben Internet Explorer kullanmayalı yıllar oluyor Chrome,Firefox,Opera dururken
Akşam eve geldiğimde baktım gayet güzel bir şekilde internete giriyor bilgisayar. Babamın internetten kastı google sayfasıymış. Kendisi site erişimlerini google üzerinden gerçekleştirdiği için ve bunu geleneksel hale getirdiği için kullandığı programın herhangi biryerine adres yazıldığının farkında değilmiş
Google’ sayfasını görünce hah bak işte internet geldi diyor
Çok güldüm buna yaaa


Son cıvıldamalar