Kişisel
Mobilite
0
Akşamları gittiğimiz kafeye Wi-Fi eklenmiş. Askerden geldiğimde muhakkak bir wifi özellikli cihaz almam gerekiyor. Pocket Pc ayvayı yedi zaten açmıyor terbiyesiz.. Onu satıp yüksek bir ihtimal Apple Phone (ayfon) alıcam. Almalıyım, almak zorundayım.
Aslında palm’ da kullanmış biri olarak windows mobile’ ın tadını hiçbirşey de bulamasamda OsX farklı bişey olsa gerek.
Teknolojik cihazlara haddinden fazla düşkünümdür benim için esas olan görünüş değil işlevselliktir ama IPhone hem görünüş hem işlevselliği birbirine katmış ortalığın içine etmiştir. Almaktan başka çözüm kalmıyor. Umarım ben askerden dönene kadar şu simlock olayıda hallolurda bir de onun firmware iydi cartıydı curtuydu uğraşmayız.. SE k750i de kafayı yedi joystick i bozuldu aşağı yukarı inmiyor direk menüye giriyor. Döndüğümde iletişim olayına bir cep telefonu değilde daha işlevsel bir cihaz ile çözüm getirmeyi düşünüyorum.
Bu arada merak edenlere duyurulur askerde cep telefonu kullanmıyorum. Yasak ve ben yasaklara uyan bir insanım.
Yiyen kullansın emre itaatsizlikte ısrar suçundan 1 aydan 1 yıla kadar hapis cezası alıyorsunuz ve 4 tane devrem benden baya bir geç çıkacaklar
onlar adına üzgünüm. Telefonda kızlarla sex muhabbeti yapıcam diye askerliklerini yaktılar ya helal olsun başka birşey demiyorum…
Melankoli kırıntıları…
0Vay beeee yazılar yavaş yavaş piyasaya çıkıyor. Acemi birliğine giderken yazdığım son yazı. Evdeki son gecemi anlatmışım. Allahım o trajediyi bir daha yaşatma bana, ne yürek, ne vücut kaldırır bu ızdırabı…
Bittimi ulan sonu gelmeyecek öykü. Bittimi şimdi yıllarca kahrımı çeken bilgisayarımla olan duygusal münasebetim. Sabahları kalktığımda birazda esprisine anne karnımı doyur diye bağıramayacakmıyım. Koltukta uzanırken kardeşime seslenip bilgisayarı aç diyemeyecekmiyim. Eeee akşamları yatarken babama iyi gecelerde mi diyemiycem.
Bir tanecik bile dal kalmadı uzanabileceğim, artık hayat ekmeğinin yumuşak içi değil kıtırlı sert tarafıyla karnımızı doyurucaz. En sevmediğim şey ayrılıktı bu zamana kadar sevgilimden bile onu istemediğim halde kırmamak için ayrılamamıştım. Şimdi koca bir dünyayı bırakmak çok zor olacak be. Geride kimler kalmıyorki ailem, kankalarım, dostlarım, aşklarım, yazıldıklarım, yarım kalan kitaplarım, başlayıpta bitiremediğim denemelerim neler neler…
Burada dursam keşke o şarkıdaki gibi kendi gidişimi izlesem fon müziğide Kazım Koyuncu – İşte Gidiyorum olsa çok eğlenceli olurdu. Ağlardım belki kendime. Ama bu oyunda başrol benim tüm dünya figüran. Belkide en harbi hikaye benimkisi…
Gezdim dolaştım bol bol el öptüm onlarca kişiye sarıldım harçlık topladım, birgün onla birgün onla gezdim yedim içtim. Dağıttım topladım, doldum boşaldım, makaraya vurdum oturdum ağladım. Karışıktım bu beklediğim süre içerisinde.
Ne zaman anladım biliyormusunuz? Berber koltuğuna oturduğumda saçlarımın önüme koyun yünü gibi döküldüğünü gördüğüm an işte film başlıyor koçum dedim kendime. Yazabileceğim yüzlerce söz var belki ama çok saçma bir aptallık var üzerimde. Ne olduğunu anlamaya çalışıyorum şuanda. Bu arada saçlarım style oldu yane söylemeden geçemiycem sivilde de bu tarz takılırım ben
Bu son gecem doğduğum büyüdüğüm dünyanın en güzel şehri olan İstanbul’ da. Yarın sabah ailece bilecik’ e gideceğiz 4 kişi olarak ama dönüş 3 kişi olacak malesef
. Annemden nasıl ayrılıcam bilmiyorum Allahım güç kuvvet ver bana kazasız belasız gideyim şu askere.
Şimdi sonkez yatağıma yatıyorum. Kalktığımda inşallah herşey rüya olurda üzerimi giyinir işe giderim
Neyse hüzünlü bir veda yazısı yazmak istemiyorum herkes kendine çok çok iyi baksın. I’m strong enought
siz kendinize bakın. Hakkınızı helal edin bende varsa fazla fazla helal olsun. ELVEDA
Özgürlüğüm bekliyormudur ?
0Askerliğimin en bunalımlı günlerinden birinde yazmışım. Flash bellekte duruyordu burada paylaşmak istedim…
SONU OLMAYAN BİR TÜNELDE GİBİYİM SANKİ. HİÇ ÇIKMAMAK ÜZERE GETİRMİŞLER BU SOĞUK BU SESSİZ BU ANLAMSIZ DÜNYAYA. KAYBEDİYORUM KENDİMİ YALNZILIKLARIMDA VE BOĞULUYORUM HER İÇTİĞİM SİGARANIN DUMANINDA.
NE KADAR BÜYÜK SANARDIM KENDİMİ HERKES VARDI OYSA ÇEVREMDE. KENDİMLE BAŞBAŞA OLMAK İÇİN VAKİT KOLLARDIM GÖKKUŞAĞI SAATLERİMDE. ŞİMDİ TEK RENK YEŞİL KALDI VE BEN. TÜM SESSİZLİKLERDE BEN, TÜM KARANLIKLARDA BEN.BUZ GİBİ YALNIZLIKLARA MAHKUM KALDIM YANGINLARIN İÇİNDE. MUTLULUK KİLOMETRELERCE UZAKTA BENSİZ YAŞIYOR ARTIK.
ŞİMDİLERDE BAŞKALARI İÇİN DOĞUYOR GÜNEŞ, YILDIZLAR DİĞERLERİ İÇİN PARLIYOR, YABANCILAR DOLAŞIYOR GECELERİ AY IŞIĞINDA. RÜZGAR ESMİYOR BANA DOĞRU, YAĞMURLAR ISLATMIYOR SAÇLARIMI, BENSİZ DÖNÜYOR LANET DÜNYA.
BİTERMİYİM ACABA, GÜCÜM YETERMİ Kİ BU MECBURİ İSTİKAMETE, ALIŞIRMIYIM KENDİM OLMADAN YAŞAMAYA, VERDİĞİM ÖZGÜRLÜĞÜM KAPIDA BEKLİYORMUDUR ACABA BENİ.
Ordan burdan bee.
0Efendim dün gece saat 04:00 civarlarında yattım ve sabah 10:00 da kalktım. Çok az bir uyku uyudum yani. Bursa’ dan Aytaç abim yani benim çömez üst devrem olur kendisi (86/3) İstanbul’ a geldi. E adam o kadar yol gelmiş gezdirmek de bana kaldı tabi.
İlk olarak doğubank’ ta bir kaç işi varmış onları hallettik daha sonra diğer bir çömez üst devrem olan Umut kankamın yanına gittik. Kendisi Starbucks’ ta çalışmaya başlamış. Adam askerliği bitireli bir ay olmadı şekilli bir iş yapmış kendine hemen
Umut Mecidiyeköy’ deydi. Orda biraz takıldık işte Hacıoğlu’na fln gittik. Allah cezamı verecek mecidiyeköye gittik adama Ali Sami Yen Stadyumunu gösterdim de Cevahir’ e gitmek aklıma gelmedi. Önünden geçerken hatırladım öyle biryer olduğunu
Yaw askerlik işte İstanbul’ u bile unutturuyooo.
Neyse Umut’ un eğitimleri varmış onu orda paket yapıp Taksim’ e geçtik. İstiklâl’e bende geldiğimden beri ilk defa çıktım harbiden insanların arasında olmayı özlemişim. Askerde klasiktir İzmir’ mi güzel İstanbul’ mu fln diye hep tartışırız. Yaw varya İstanbul değil izmir Londra’ nında Paris’ in de üstüne beş memleket koyup katlar.
Neyse blog yazarken ztn detayları anlatıcam diye hep asıl konuyu unuturm ben
İstiklâl caddesi üzerindeki o kadar çok kilisenin varlığı ve bir tane bile cami olmayışı biraz enteresan geldi bana
Gerçi bakırköy ebu ziya caddesi de öyle
Kesin vardır bi sebebi. Bide aytaç abimin backwoods hastalığı vardı onuda tatmin etmiş olduk. İki paket aldı bende bi deneyeyim dedim bi paket de ben aldım. Böğürtlenliydi galiba benimki tam anlamadım.
Kilise demişken girdik baktık efendim normalde fotoğraf çekmek yasak diye biliyodum ben ama değilmiş. Bizde abandık fotoya. Çok mistik resimler çektim çoook.
İstiklalden aşağı doğru salındık karaköye ordan eminönü mısır çarşısı derken tahtakelede biraz daha gezindik. Bi daha yemek yedik. Aytaç abimi İDO ya bindirdim geldim.
Aslında planda bu gece umutlarda kalıp dağıtacaktık biraz ama ben müsait olamadım pek. Başka zaman yaparız artık ortamımızı zaten mehtap cart curt demiş
Neyse bu günlük bu kadar blogging yeter.

Son cıvıldamalar