Kişisel
Spor yapan insan modeli :)
0Bilmiyorsunuz fakat Varol AKSOY her akşam iş dönüşü aynı saatte sırt çantasını kaptığı gibi düşüyor yollara. Son derece azimli ve isteklice kendisini bir Battal Gazi, bir Tarkan edasıyla atıyor spor merkezinden içeri.. Takıyor kulağına Rocky Balboa müziklerini ve basıyor enerjinin dibine, öyle bir coşuyor ki anasını ağlatıyor aletlerin
Atmıyorum ciddiyim.
Hakkatten Rocky müzikleri acayip bir etki yaratıyor bünyemde, kendimi bir an başka bir dünyada gibi hissedip sanki çok önemli bir kavgaya hazırlanıyormuşum ve sonunda sevdiceğimi kötü adamların elinden kurtarıyormuşum gibi hissediyorum. (Lan şakası bile kötü de yani öyle bir durum olursa yemişim sporunu vallaha adamın kaşını gözünü yeniden çizerim, mevcut kudretim alayına yeter adamı atarlandırmayın) Herneyse spor yaparken sevdicek etkenini kullanmak faydalı oluyor, enerjim hiç bitmiyor sanki
Siz duruun bununla bitmiyor iş. Tam tamına 2 haftadır ekmek denilen nimetin tadına dahi bakmadım, çayı çorbayı şekersiz tüketiyor, yemeklerde tuzdan kaçınıyor, neredeyse bir damacana su içiyorum
Sabahları mavi yeşil kepekli püsürlü şeylerden yiyorum ve yanında şekersiz çay.
Yürümekten kaçmıyorum, merdivenleri üçer üçer koşarak çıkıyorum, halı saha maçlarında bol bol koşmaya çalışıyorum. İşin güzel yani kondisyon sağladığım için yorulmuyorum da
İnsanın garibine gidiyor aslında askerdeyken spor yap denildiğinde köşe bucak kaçan ben, şimdi spor yapmak için üste para veriyorum
Spor salonu da çok ilginç, geçen gün yan bisikletteki çocuk Müslüm Gürses dinleyerek spor yapıyordu
Onun nasıl bir gaz aldığını merak ediyorum doğrusu
Çok terleyip kötü kokanların dışında salonun ortamı çok iyi.
Spor dönüşü güzel bir duşun ardından şekersiz filtre kahvemle kitap okumak ise günümü muhteşemleştiriyor.
Her neyse yarın bir gün Varol evin kapısını açmaya çalışırken çelik kapıyı yerinden söktü diye blog yazarsam şaşırmayın, acayip enerjik hissediyorum kendimi
Küçükken de kungfuya giderken evde pataklamak için kardeşimi kovalardım, spor bende durdurulamaz bir enerji sağlıyor
Şimdi spor dönüşü filtre kahve & kitap faslındayım, herkese mutlu günler
Teknoloji düşmanı Camsil
0
Windows çocuğuyuz biz aslanım. Öyle unix, linux geçmişimiz yok, windows 95 ile başladık serüvene bugünlere geldik. Mayın tarlasında terler döktük, paintte sanata olan ilgimizi belli ettik, masaüstüne sağ tıklayıp habire yenile yenile demeyi o günlerden kaptık biz..
Microsoft’a asla atarlanmadık, servis pek sundu yükledik, güncelleme var dedi kurduk, işletim sistemi çıkarttım dedi çektik torrentten.. Asla ters bir hareket çakmadık. Linuxçulara adventure oyuncusu, mazoşist bilgisayarcı, phpcilere uzun yol şöförü dedik şaşmadık..
Hal böyle olunca baba oğul ilişkisi gibi birşey oluştu microsoft ile aramda. Bu durum mobilite konusunda da böyle seyretti. Ne symbian, ne nokia menüsü, ne bada, ne iphone, ne android.. Hiç biri kesmedi bu bünyenin yazılımsal ihtiyaçlarını..
Hatırlar mısınız bilmiyorum uzun uzadıya hayallerini kurduğum, üzerine methiyeler düzdüğüm, Windows Mobile işletim sistemine sahip Omnia adlı güzeller güzeli bir cihazım vardı benim. Hatta bakmak isterseniz blogdaki ilgili yazılara buradan erişebilirsiniz.
Her neyse büyük bir hevesle aldığım telefonum aradan geçen yıllardan sonra önemini yitirmiş gibi işten geldikten sonra yatağa fırlatma ya da elden düştükten sonra çalışıyo mu lan deyip pantolona silinip tekrar cebe konma gibi işlemlere maruz kalsa da aramızdaki dostluk hep bakiydi..
Bir kaç gün önce bilgisayar masamın üzerine telefonumu koymuş ve bilgisayarda biraz vakit geçirdikten sonra yatmıştım. Sabah kalktığımda ise telefonu yeşilli mavili sular içinde gördüm ve dumur oldum. Allah’ım dedim nolur rüya olsun, bu olmamış olsun. Yatayım bidaha uyanayım, restart edeyim, ctrl + z yapayım hayata ama bu durum olmamış olsun. Sonra ahhhh anne dedim. Ahhh benim güzeller güzeli, değerliler değerlisi, dünyanın en tatlısı annem dedim..
Bir bilgisayar masasının üzerinde neden Camsil bırakılır? Camsil işte bildiğiniz mavi renkli, tepesinde fışkırtma aparatı olan gazete kağıdı ile silindiğinde daha etkili olan camsil.. Anneciğim onu masamda bırakmış ve lanet sıvı ufaktan ufaktan, inceden inceden gide gide akacak bir tek telefonumu bulmuş ve vermiş içine sıvıyı, vermiş sıvıyı ta ki telefon oksit yapıp kapanana kadar.. :/ Sıçtımının şeyi sapasağlam dururken nasıl olur da telefonum sular içinde kalır anlayamadım lakin iş işten geçti.
Hayır insanlar kendi umursamazlıklarından telefonlarını tuvalete düşürür, kanalizasyona düşürür, üzerine su dökülür, insan gibi terlemez ıslatır, cebinde olduğunu unutur denize girer filan ama benim ne suçum var üstadım? Gayet rutin bir şekilde oraya bıraktım ve sabah cihazı off durumda gördüm. :/
Şirkete gidip Orhan’ın saatçi tornavidalarıyla açtım tek tek parçalarını söküp diş fırçası ile oksitlerini silmeye çalıştım büyük bir ümitle tekrar toplayıp çalıştırmayı denedim fakat yemedi. :/ İşte bu telefonumu iş dönüşü yatağa fırlatmak yerine hurdalık diye adlandırdığım ve içinde kullanmadığım elektronik aletlerin bulunduğu çekmeceme fırlatmama sebep oldu
Şimdi yeni telefon arayışları içerisindeyim ve alacağım telefon muhakkak Windows Phone 7 işletim sistemine sahip olmalı. Ayrıca bir özellik olarak QWERTY klavyesinin de olmasını istiyorum. Şuan Samsung Focus, LG Quantum, Dell Venue Pro ve HTC 7 Pro listemde. Fiyat/Performans durumlarına göre eleyip en uygununu tekrardan işten gelince yatağa fırlatmak için alacağım
Windows Phone 7 + QWERTY klavyeye sahip cihaz önerisi olan varsa sabırsızlıkla beklediğimi bildirmek isterim.
Herkese Camsilsiz günler diliyorum.
Amatör fotoğrafçının beğeni dramı
2Uzun zaman sonra fotoğraf çektim ev ortamında, düzenledim ettim eyledim yükledim facebook’a. O lanet 5 dakika önce yazısını görüyorum ve hâlâ bir müslüman evladı gelip de bu adam bişeyler mi çekmiş dur çekmiş de bakayım bi, bakıp ta aaa ne güzel çekmişsin diyip pofpoflayayım demiyor.. Demiyor abi demiyor. Bekliyorum bekliyorum kimse sallamıyor :/
Halbuki facebook kullanıcılarının en aktif olduğu saate denk getirdim ki egoma bişey olsun diye ama hiç tınlayan olmadı.. Gıcık oldum msn açtım doğru düzgün fotoğraftan anlayacak insan yok, dayanamadım bi de facebook sohbetini açtım belki ilgiyi üzerime çekerim diye ama orda da kimseyi bulamadım..
Kendimi potansiyel beğeni kitlem Öyle bir geçer zaman ki adlı diziyi izliyorlardır heralde diye avutuyorum ama eğer ondan da sonuç çıkmazsa harbiden yıkılırım :/
Bu ne yaaa.. Ağladım ağlıycam o derece asaaaabiyetim bozuldu.. Ulan tek tek milletin duvarına yazıp sövesim geldi, niye kimse benimle ilgilenmiyor
Alıştırmasaydınız kardeşim onu bunu beğenmeye, öyle sürekli fotoğraf çekince ohh ne güzel beğeniyorsunuz, sonra gelip ayda yılda bir tane çekiyorum şevkim yerine gelsin diye pehhh tınlayan yok..
Kendimi TV programında şöhreti yakalayıp popçu olan, sonra da varoş kesimlerin türkü evlerinde bağlama eşliğinde şarkı söyleyen devrik ünlüler gibi hissettim :/ Balon muydum lan ben doğru söyleyin.. Hakkatten kendimden şüphe eder oldum, harbi yalan mıymışım bu zamana kadar? İyi değil miymişim yoksa O_o
5 dakika sonra…
Dayanamadım fotoğraf açıklamasını da değiştirdim belki daha dikkat çeker diye ama yine tık yok.. Fotoğrafımın üzerine 4 kişi vıttırı vızık bişeyler paylaştı çok canım sıkılıyor.. :/
Bu ne abi Cityville uygulama terelellileri bile benim fotoğrafımdan daha çok ilgi görüyor.
Neyse gençler amatör fotoğrafçının facebook beğeni dramına tanık oldunuz. Siz siz olun büyük umutlarla facebooka fotoğraf yüklemeyin
Haydi hoşçakalın
NOT: Bu yazının doğruluk payı yoktur, kendimce eğlenme amaçlı yazdım, sonra vay efendim adama bahh lan neler düşünüyormuş demeyin




Son cıvıldamalar