Kişisel

Ekmek yapma makinesi

0

Epey zamandır heves ettiğim ekmek yapma makinesini bugün bir anlık gaz ile sipariş etmiş bulunuyorum :)

Hepsiburada.com a diğer insanlar gibi teşekkür edemiyorum. İnsan gaza gelip herşeyden almak istiyor. 

Alıcı olarak annemin adını verdim. Ona bir sürpriz olacak fakat nasıl yapacağını o da benim gibi bilmiyor. Herhalde babamla birlikte oturup ben gelene kadar çözerler :) Çözemezlerse gecenin bi vakti oturup ekmek yapıcaz :)

Gereksiz filan demeyin abisi ben evde sadece kahvaltı yapıyorum ve her sabah hüsran ile işe gidiyorum. Tam olarak istediğim şeyi bulamıyorum. Belkide bu bir çözüm olacaktır :)  

Sabahları mis gibi yeni çıkmış ekmek kokusu ile uyanmak süper olacak sanırım :)  

Makinayı deneyeyim, güzel ekmek yapabilirsem eğer blogda paylaşırım. Şimdi makine ile yapılabilen ekmek tariflerine bakıyorum. Aynı zamanda kek ve reçel de yapılabiliyormuş. Deneyelim görelim :)

Saadet Vakti Geldi

10

Gençler komik bulacağınızı biliyorum. Benim zaten doğru düzgün şeylerle işim olmaz onuda biliyorsunuz :)

Yıllar önceki Bizimkiler dizisindeki Halil Pazarlama Halil Pazarlama kapınızda stratejisiyle oy toplamaya çalışan parti arabalarından hepimiz sıkıldık sanırım. 

İçim bayılıyor bu seçim arabalarından. Hele o DTP arabası ve bayraklarından dolayı “gül” resminden nefret eder oldum.

Seçim şarkılarınıda ezberlemiş durumdayız değil mi? :) Konuyu uzatmıyacağım ister gülün, ister küfredin abi ben bu şarkıya hasta oldum yaa :)  

Saadet Partisi’ne oy verecek değilim fakat çok güzel şarkı yapmışlar yaaa :) Yoldan geçerken duyduğumda kalkıp şıkkıdı şıkkıdı oynayasım geliyor :)  

Şarkıyı alttaki düğmeye tıklayarak dinleyebilirsiniz. :) Gerçi hala oy vereceğim şerefsiz partiyi seçemedim çünkü hepsi birbirinden şerefsiz bakalım hangisine oy vereceğim :) Yok yok arkadaşlar sadece şarkısı için bir partiye oy verecek değilim. :) Beni her geçişinden eğlendirdiği için Saadet Partisine teşekkür ediyorum :)

 

Derlemeler.

3

Pazar günkü maceramdan sonra bir aktivite daha gerçekleştirebildim. Lö lö mahsun beyin filmine gittim. 

Bakış açısına göre değişir fakat bence güzel bir film yapmış. Bir kaç bölümde göz yaşlarımı tutamadım. Gidilmesi gereken bir film diyebilirim. Genel anlamda drama olarak nitelendirebiliriz filmi.

Stephenie Meyer’ in Alacakaranlık kitabını bitirdim. İlk başlarda içim bayıldı bir genç kızın günlük yaşamını anlatıyor gibime geldi fakat ilerledikçe kitap sardı ve bırakamadım. Çok çabuk bitti. Kitabın devamı var. Onları kardeşim almış bu yüzden bende para vermek istemedim. Şimdilik Wilbur Smith’ in Büyücüler Kralı kitabıyla idare ediyorum fakat eski tadını vermiyor. Zira Wilbur’un okuduğum kitaplarından sonra araya daha kaliteli sayılabilecek kitaplar girdi bu nedenle pek umduğumu bulamıyorum. Neyse boş kalmaktan iyidir okuyoruz işte. :)

Unutmadan size bir uyarım olacak. Bugün çok acıkmıştım ve taksimdeydim. Daha önce önünde çok kez geçtiğim ama içeri hiç girmediğim bir yere girdim. Adı “Jimmy’s Fried Chicken” Arkadaşlar kesinlikle buradan uzak durun berbat ötesi berbat bir yer. Böğğğğğğğğğ… Paranızı çöpe atmayın. Ne müşteriye güler yüz var nede lezzetli yiyecekler. Bide tripteler diğerleriyle aynı fiyatlarda satıyorlar. Sanırım yabancı firmalara uyguladığım ambargoya son verdim. Bu kadar yeter ben dayanamaz oldum :)

Artık fastfood yemek zorunda kalırsam mümkün olduğunca Burger King’ e gitmeye çalışacağım adamlar harbiden bu işin kralı. McDonalds filan hikaye. İğrenç yapıyor McDonalds hamburgeri. İçindeki et pişmeden mi veriyorlar ne yapıyorlar anlamadım .Zaten eski atık yağları geri dönüştürüp tekrar kullanıyorlarmış. Burger süper çıtır çıtır herşeyi. 

Ayrıca facebook’ta iğrenç ötesi videolarım türedi. Girmeye utanır oldum facebooka. :) Tekirdağ gezisinde biz uyurken çekilmiş videolar var aman allahımmmm. Rezalet rezalet. Paso küfür ediyorum yaaa. İnsalarda beni doğru düzgün efendi biri sanıyor. :)  

Herkese hayırlı akşamlar diliyorum. Gud bay.

Tekirdağ Gerilimi:)

3

Bu yazının sonunu getirebilecekmiyim bilmiyorum. Kendimi zorlayarak aktarmaya çalışacağım. 

Ben işten erken çıktım ve yalçın’ı bekledim. Yalçın herzamanki gibi İstanbul’u bilmediğinden yanlış durakta inmiş ve onu almaya Deposit AVM ye gittim. :) Bir süre oyalandıktan sonra bizim grup geldi ve yolumuza yani Tekirdağ’a doğru harekete geçtik…

Herşey o kadar güzeldi ki anlatamam. Gülmekten öleceğimi sanıyordum o kadar mutluyduk ki giderken. :) Herkes ard arda bombaları patlatıyor ve çenelere ağrılar girmeye başlıyordu. :)

1 saatte gidebileceğimiz yolu 2,5 saatte alarak Tekirdağ’ a yani Ümit’lerin yazlığına ulaştık. Yazlık tamam güzel fakat belediye asfalt filan atmamış hiçbir yere bildiğiniz bağ bahçe tarzındaydı yollar. Arabayı tam kapının önüne çektik, çıkmamız gerekirse diye düşünerek te lastiğin birini betona getirdik. Herşey çok güzeldi mangalımızı yapıyorduk. İnsanlar alkol ile kendilerini yiyeceklerine hazırlıyordu sanırım :)  

Hava çok soğuk olduğundan bir mangal yerine iki mangal kullanmaya karar verdik bu sayede daha çabuk pişecekti etler. Fakat yeteri kadar mangal kömürümüz yoktu. Bu yüzden minibüs sahibi Ramazan zıpladı biz alır geliriz dedi. Onun asıl amacı votka almaktı. Zaten kafası bi dünya olan Ramazan iki tekeride çamurlu kısıma buladı ve sağ sol direksiyon hareketleriylede iyice çamura gömdü arabayı. Arabanın çıkamadığını anlayınca yardıma koştuk. Tabi üstüm başım battı botlarım, pantolonum, montum çamur oldu. :(  

Arabayı bir türlü çıkartamadık, sabah olunca hallederiz diye vazgeçtik. Fakat Ramazan bu kafaya taktı ya votka meselesini illa gidecek. Yanına zavallı Taner’i de alarak yürüme benzin istasyonuna doğru gittiler. Bir süre sonra geri geldiler çünkü köpek kovalamış onları :)  

Taner eline keser, Ramazan’da tahta alarak tekrar çıktılar. Aradan epey zaman geçti. Biz sofraya oturduk yemeğimizi yedik. Abdülhamit’ten Tayyip’e kadar vatanı her yönleriyle kurtardık. Aradan 2,5 saat geçti Ramazan beni arıyor. Oğlum bi yaşam belirtisi gösterin Allah rızası için diye. 

Karanlıkta yollarını kaybetmişler ve Çorlu’ya doğru yol almışlar. :) Bir şekilde geri dönmüşler fakat evin nerede olduğunu bulamamışlar. Soğuktan donmamak için bir inşaatın içine girip ısınmaya çalışmışlar. Evin nerede olduğunu bulmaları için çıktık ve ıslık çalmaya başladık :) Gerçekten işe yaradı ve ıslıklar sayesinde 10 dakika içinde eve dönebildiler :) Tabi votka şişesi de yanlarında :)

Taner’in ve Ramazan’ın üzeride tıpkı benim gibi mahfolmuş berbat durumdaydı. Yine köpek takılmış peşlerine koşarkende cıvık cıvık çamurda üst baş batmış tabi :)

Bu arkadaşlarımızda geldikten sonra muhabbet epey bir gırgıra sardı. Kültürel konuşmaların yerini argosal cümleler doldurur oldu :) Gülmekten herkes karnını tutuyordu başlarına gelenleri anlattıklarında :) Saat 05:00 e kadar böyle muhabbetler döndü.

Benim uykum geldi ve ufo’ nun karşısında uyumaya çalıştım beceremedim. Millet batak oynuyordu sarmadı herkesin uykusu geldiğinden oyunu yarıda kestiler ve uyumaya gittiler. Fakat bizim Ramazan kesinlikle uyumaya niyetinin olmadığını belli etmek için 70′lik votka şişesini de açtı ve ufaktan ufaktan içmeye başladı. Unutmadan söyleyeyim Ramo 8 şişe bira, 4 duble rakı, 2 duble votka’ nın üzerine 70 liği açıyordu. :)

Bizi birtürlü uyutmadı tam bir sarhoş edebiyatı yaptı :) Tabi ettiğimiz küfürlerin haddi hesabı yok :) Taner’le ben yanyana yattık üstümüze örtecek birşey bulamadığımızdan yere serilen kilimleri üstümüze örttük :) Ev buzgibiydi yapacak birşey yoktu :) Hava aydınlandı fakat biz hala uyuyamamıştık. Bağıra çağıra ramazan’ı biraz olsun bizden uzak tuttuk ve 2 saatçik uyuyabildik. :) Saat 09:30 du ve Ramazan yataktan kaldırdığı yalçın’ı esir almış ve İbrahim Tatlıses’ten Sarhoş şarkısını bulması için zorluyordu. :) Eğer bulamazsa uyku yoktu :) Ben yattığım yerden sırf çenesini kapasın diye nasıl bulacağını tarif ettim bu sayede yalçın’da bende kurtulduk :)  

Sarhoş şarkısı başlayınca ramazan laptop’un yanında sızdı kaldı :) Votka şişesine baktığımda ancak 2 bardaklık birşey kalmıştı. Öküz herif tek başına bitirmiş kocaman şişeyi :)  

Beni uyku tutmadı her ne kadar 2 saatçik uyusamda. Dışarıya çıkıp arabaya bakmaya gidiyordum. Bir baktım Ramazan titriyor ulan noluyo derken adam laptopun üzerine doğru kapaklandı laptop dümdüz oldu :) Şuur muur kalmamış kendinden geçmişti. Zar zor kalktığım yatağa yatırdım ki alkol komasında olduğunu düşünüyordum allahtan değilmiş, :) soğuktan titriyormuş :)

Benim peşime Sinop’lu hemşerim Recep geldi biraz arabaya baktık sonra yalçın çıktı. Hazır kalkmışken hadi gidip poğça,börek bişeyler alalım dedim. Çıktık 2 kilometre çamurun içinde yürüyerek börekçi aradık ama bi zıkkım bulamadık :) Bi kahvede çay içtik ve geri döndük. 

Biz döndüğümüzde diğerleri yeni kalkmışlardı, kalkmayanları da kaldırdık :) Araba işini halletmemiz gerekiyordu. Çamurdan çıkarmak için değişik teknikler düşündük. Ula yapacaktık ama arabanın anahtarını birtürlü bulamadık :) Ara tara hiçbiryerde yok. Didik didik ettik heryeri. Son çare kendinden geçmiş Ramazan’ a sordum ama adam o kadar anlamsız şeyler söylüyordu ki konuştukça gülüyorduk :) En son dayanamadık salla paça ayağa diktik anahtarın olmadığını söyledik :) Zar zor da olsa kavrayabildi durumu :)

Anladık ki evde olmadığına göre bu saf, gece votka almak için çıkıp 2,5 saat kaybolduğu yolda anahtarı düşürmüştü. Aradık aradık hiçbiryerde yok. Bu sefer Taner ile Ramazan’ı ve yanında 4 kişiyi daha gönderdik 2 saat boyunca yollarda gezdiler yinede bulamadılar :D :D Ramazan tuvalet terliğiyle, taner de evde giyilen üzeri kumaşlı terlikle çıkmış :)  

Yapacak birşey olmadığını anlayıp tek çarenin yedek anahtar olduğunu düşündük, İstanbul’ a dönebilmek için toparlandık ve otobanda yarım saat yürüdük. En sonunda bir İstanbul otobüsü bulduk ve atladık geldik :)  

Ramazan yedek anahtarı alıp tekrar Ümit ile birlikte gidecek ve arabayı çıkartıp geri getirecek :) :D

Şimdi elimde onlarca video var onları düzenleyip sınıfın grubuna yükleyeceğim :) Ama hiç halim yokkk…

O kadar halsizim ki uyumak üzereyim.. Sanırım bu iş yarına kalacak…

Arkadaşlar bu olaydan ders çıkarın bakın tüm başımıza gelenler sadece 70lik bir votka içindi :) Eğer votka almak için tutturmasa o araba çamura girmeyecek ve anahtarı da yolda düşürmeyecekti :D

Alkol tüm kötülüklerin anasıdır, uzak durun yoksa böyle gerilim filmi gibi anlar yaşarsınız :D :D

Herkese iyi akşamlar…

Go to Top