Günün yorgunluğu, kafa karışıklığı ve çılgın fikirleriyle yoldaki taşa  tekme ata ata eve gelirken, yılların usta kuruyemişçisi Yusuf abiden cips kola filan alayım dedim.

Yusuf abi müşterilerle ilgilenirken bende dolaptan en soğuk kolayı seçmeye uğraşıyordum. Bizim Yusuf abinin 45-50 yaşlarındaki kankileride ayak üstü muhabbet ediyorlardı. Bilirsiniz işte genel konu siyasi partiler, vatan millet kurtarma çabaları, lig maçları filan. Fakat bu akşam ki konuları o kadar ilginçti ki yani dumur oldum, onları dinlemekten alamadım kendimi.

Muhabbete sonradan katılmış olsamda kafasında saç olmayan bir abimiz,
Hocam bak ben hep Pantene şampuan kullandım ondan oldu yeminlen valla billa,

Diğer abimiz
Abi bende hedenşoldırs kullandım o ne bee vıcık vıcık kaldırdım attım, öyle şampuan mı olurmuş.

Bir diğer abimiz,
Offf hep boş muhabbet kardeşim bak sırma gibi saçlarım var, bende kullandım şampuan filan hepsi boş bunların, en iyisi Hacı Şakir sabunları.

Sonra hep bir ağızdan Hacı Şakir sabunlarının mükemmeliyetinde birleştiler. Estirdikleri beyin fırtınası sonucu saç dökülmesinde tek suçlu şampuanlar çıktı.

Ben ise ne alacağımı unuttum kendimi Yusuf abiye Fruko gazozunu verirken buldum :) Yani höh diyorum başka birşey demiyorum. Sırf bizim için Alman bilimadamları bi taraflara giren şemsiyeyi çıkartma usulleri yerine saçımız ışıl ışıl parlasın diye uğraşmışlar gece gündüz. Yusuf abimin kankileride böyle bir yorumda bulunsun :)

Neyse alacaklarımı aldıktan sonra kapıdan çıkarken son bir kez bakayım şu abilerime dedim, işin komik tarafı adamların 3′ü de kel oğlu keldi :) Garip garip sesler çıkarttarak yani kahkaha atmamak için kendimi sıkaraktan eve geldim :)

Hacı Şakir ha? puahahhahahaaaaa :)

Başka başka şeyler de var :)