Hakkımda

Merhaba,

Ben Varol. Sade bir yaşamım var. Kitap okumayı severim, yalnız yeni peydah olmuş edebiyatımsı dergilerden pek hazzetmem. Kafa, Ot, Ayı vs. cıvık bulurum. Favori yazarım Vladimir Nabokov. Onun kelimelerle resim yaptığına inanırım.

Müzik: Rammstein, The Beatles ve klasik müzik. Evet hiçbiri birbirine benzemiyor, çünkü herkes gibi benim de bir anım bir anıma benzemiyor. :) Barok dönemi severim. Bach, Vivaldi, Handel. Rammstein’ın içimdeki Almanya aşkı ile kesinlikle bir ilişkisi var. Kapalı, koyu havaları, yağmurlu soğuk geceleri seviyorum. Öyle.

Hobilerim arasında fotoğraf çekmek var. Eskiden daha aktiftim ancak şimdilerde yeni edindiğim aynasız makine ile ufak ufak ısınma turlarına başladım. Hayalim evde lightbox düzeneğimi tamamlayıp stok fotoğrafçılık yapmak. Kıyak iş, evde köyde çek gönder, sonsuza kadar para kazan. Tabi dışarıdan bakınca öyle görünüyor ve ben dışarıdan bakıyorum, içine girince öyle olup olmadığını yazarım.

Okul filan mevzuları karışık. Teenagerlık dönemlerim yazılımcı olma hayali ile geçti. Bilgeadam’da Yazılım Mühendisliği eğitimi aldım. Sıkıldım. İşletme, İş Sağlığı ve Güvenliği, Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümlerini okudum, bıraksanız daha da okurum yani, öeh. Hayatımı bunlardan hiçbiri ile kazanmıyorum. Bordro ve SGK uzmanıyım, 4857, 5510, 6331 filan, bunlar benim için sıradan rakamlar değiller (ne yazık ki).

Sosyal medyada baya aktifim, yalnız insan ayırırım. Çok açık ve net bir çomar düşmanıyım! Sosyal medya hesaplarımdan hemen hepsini çıkarttım o zombilerin, Mustafa Kemal Atatürk dünyanın yüz ölçümü kadar kalın kırmızı çizgimdir.  Profesyonelliğe ihtiyacım yok, insan kazanma gibi bir gayretim de yok, kimse kırılmasın ağzımızın tadı bozulmasın insanı değilim, çat çat konuşurum. Ötesine geçene söverim! Daha 5-6 yaşlarımdayken 90’lı yıllarda dedemle birlikte büyük mücahit! RTE’nin belediye başkanlığı afişlerini astım, lise yıllarımda ülkücü oldum, ancak huzuru kalbimin tarafında buldum. Rengimiz bilinsin.

Yazı yazmayı severim, ortaokulda öğretmenin verdiği kompozisyon ödevini tenefüs zili arasında yazıp, birinci seçilmek hayattaki en büyük başarım! :) Dolmakalem ve kurşunkalem fetişiyim, kırtasiye gördüğümde dayanamam. Evde yazıp yazıp karaladığım, düzenli aralıklarla okuyup yırttığım sayısız defterim var. Birileri okusun diye yazmam, yazmak benim için bir deşarj aracı sadece. Blogda da öyleydi bir zamanlar ama şimdilerde pek sayılmaz sanki. Çünkü burada yazma amacım blogun ilk yıllarındaki gibi kişisel olaylar değil, daha çok insanlarla paylaşmak isteyeceğim, onlara bir katkısı olabilecek şeyler sunmak. 30’lu yaşlarında bir adamın kalp kırıklıkları bir takım abuklarını paylaşması bana abes geliyor. Bu tür şeyleri anonim olduğumu sandığım ekşisözlük’te yazıyorum. (swh)

Mobilde; Androidçiyim (çünkü ucuz) iPhone (çünkü ne biliyim)
Desktopta; Windowsçuyum (çünkü ucuz) Mac (el mahkum)
Galatasaraylıyım (çünkü aşk)
Dark Side’cıyım (çünkü güç)
Hazırlıklıysa Batman’ciyim (çünkü hazırlıklı)
Carl Sagan’cıyım. (çünkü aklıma geldiğinde gözlerim dolar, o derece)
Kahveciyim. (3. dalga kahve akımına tutulmuş durumdayım, her çeşit çekirdeği deneyip kendimce edindiğim ekipmanlarla lezzetli deneyler yapmayı seviyorum)

Kahve bağımlısıyım hatta. Evde kendi imkanlarımla çekirdekleri kendim çekerekten kendi kahvemi kendim üretmekteyim. Dışarı çıkacaksam (ki çıkmamayı tercih ederim) çoğunlukla termosuma kahve doldurup çantama atar çıkarım.

Olur ya gelir okursanız blogu, nasıl biri olduğumu bilin, ona göre itibar edin. Haha böyle birinin yazdıkları ne kadar dikkate alınırsa artık, takdir sizin. :)

Danke.

Güncelleme: üstünü çizip yenisini eklediğim şeylere bakarak ne kadar değişken biri olduğumu rahatlıkla görebilirsiniz. cidden ne tekinsiz bi insanmışım ben, bi dediğim bi dediğimi tutmuyor, pih.

__
Bana şuralardan ulaşabilirsiniz.

Facebook | Twitter | 500px | Ekşi Sözlük