Anarşist kapı

Bu yazı 1 yıldan fazladır güncellenmiyor. Bilgilerin halen geçerli olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.

 

Grumpy_Cat__3481823b

Bu akşam normalde arkadan gelen 800 korna sesi eşliğinde paralel ve zahmet olmazsa yandan sıfır, iki araba arasına da 2-3 parmak boşluk kalacak şekilde park etmem gereken evime erken gelmiş, adeta Windows XP yaylaları kadar boş alana dikine dikine park etmiştim. Her şey harikaydı, eve gidip übersonik kühne sandviç sosu içeren leziz tostumdan ısırıklar alırken facebook’ta paylaşılmış kedili vidyolara gülecektim. Bir takım duyarlılıklar gösterip, toplumsal sorunlara parmak basacak, akabinde biraz dizi, biraz kitap okuyacak ve uyuyarak yarının gelmesini bekleyecektim.

Olmadı!

Sırt çantamı yan koltuktan alıp, arabanın kumandasına bastığımda sağ kapının kilitlenmediğini farkettim. Tüm kapılar kilitleniyor fakat sağ kapı kilitlenmiyordu. Lan nasıl olur, herkes kurallara uyarken nasıl benim himayemdeki bir kapı anarşist eylemlerde bulunabilirdi? Kim veriyordu ona bu hakkı? Sıçtımının kapısı, kimsin ulan sen! Neyse bir iki kapatıp açarsam aklı başına gelir, kapanır, ben de giderim dedim.

Yaklaşık olarak 100-150 kez kapıyı açtım, kapattım, içeri girdim içeriden kilitledim, dışarı çıktım dışarıdan kilitledim. Bana mısın demiyor, anarşizm ile mücadele etmek gerçekten zormuş. Tüm camları açıp, içeri kolumu sokup içeriden kilitleyeyim dedim, yine olmuyor, kilitleniyor fakat 1-2 saniye sonra tekrar açılıyordu. İnanılır gibi değil lan! İnsanlar sürekli bana bakıyor, napıyor lan bu iki de bir arabanın içine girip girip çıkıyor diye işkilleniyorlardı. Acaba kendi arabamı çalmaya çalışıyor olabilir miydim? Hemen A101 marketin önündeydim, acaba gidip çamaşır ipiyle kapıyı pedala bağlasam derdime çare olabilir miydim? Bunu sona saklasam iyi olur diye düşündüm.

1 saat kadar tarafıma gösterilmiş anarşist tepki ile mücadele edip muvaffak olamamam neticesinde, tüm umutlarım yitip gitmeye başlamıştı. Lan bu arabayı burada bırakırsam zaten herkes kapının kilitlenmediğini gördü, biri gece gelir kapıyı açar ne var ne yok alıp gider diyerekten, uzağa park etmek gibi mucizevi bir fikir buldum. Evet uzağa park edersem kimse kapımın kapanmadığını farkedemezdi. Eğer bir hırsız arabaya girmeye çalışırsa hiçbir kuvvetle karşılaşmayacaktı ama kapımın açılmadığını tespit etmiş görgü şahitlerinden bir hırsız vardıysa kesinlikle hain emellerine ulaşamayacaktı, çünkü arabam artık çok uzaklardaydı.

Bunu düşünüp, uzaklara gitmeye karar verdim. Sonra gözümü bi açtım, karlı dağlar geçiyor, bi daha açtım, bi çocuk abi kalk Kars’a geldik diyor. Ahaha, şaka. Yolda aklıma arabayı bir otoparka bırakmak gibi kabul edilmesi gerekir ki gerçekten aşırı derecede süper bir fikir geldi. (zannedersem herkesin ilk aklına gelecek şey)

Doğup büyüdüğüm bu semtte bildiğim tüm otoparkların yerinde 10’ar katlı apartmanların olduğu gerçeği ile yüzleşince iyice karamsarlığa kapılmaya başladım. Her zaman gittiğim oto yıkamacıya gidip, sanki kapım bozuk değilmiş gibi gece araba burada kalabilir mi dedim fakat yıkamacının sahibi orada değildi ve yerine bakan kişi beni tanımadığı için sktir çeker gibi bir tavırla, dolu gardaşım dedi. Hay mk ulan almazsanız almayın diyerek tam çıkıyordum ki; bu piçlerin kulağı deliktir, oto kilitçisi filan sormak aklıma geldi. Bilmiyorlardı, ben de tanıdığım bi oto tamircisine gittim. Dayı dedim, el ver dayı, kurban olam dayı, kitlenmiyor bu kapı ne yapacağız dedim. Ben anlamam o işten, bu saatte kimse şapamaz zaten ama sabah gel bi bakarız dedi. Dayı dedim sabaha kadar vaktim olsa zaten oto elektrikçisi bulur oraya giderim sana ne vereceğim. Sen de haklısın dedi. O zaman git şurada ispark katlı otopark var oraya çek, bu gece orada kalsın bari dedi.

Bastım gittim, İspark’tan içeri girdim. Üflenti bir elemanı oraya sorumlu yapmışlar. Dedim ben bu gece burada kalacağım birader, yer var mı? Abi dedi yer yok ama sana açarız, şöyle yap böyle yap, git clio’nun yanına çek dedi. Efendi efendi gittim çektim dediği yere, zira anarşizm beni çok yormuştu. Sistem güzel şey.

Yan koltuktan sırt çantamı aldım, son kez kapıya sövmek için çektim bıraktım çektim bıraktım, senin ben ile başlayan baya baya ama baya baya baya böyle Almanya’daki mühendisleri de kapsayacak derecede kapsamlı cinsiyetçi küfürler ettim…. Ve düğmeye bastım.

OOOOOOoooorrrrrççuuu çocuğu kapı kilitlendi ya lan! Vallahi billahi kitlendi, sıçtığımının kapısı ya, inanılır gibi değil. Lan dedim bir kerelik kitlenmiştir, şimdi bozulur bu kesin dedim. Abi kapattım açtım 20 defa lan, bir kere teklemedi. Vay ızdırabını!

Hemen park ettiğim yerden çıktım, birader ben gidiyorum dedim. Abi nereye gidiyosun ya fiş kestim, hesap çıkarmam lazım dedi. Lan dedim başlatma hesabından, park yerini beğenmedim, gidiyorum var mı ötesi dedim çıktım geldim. Arkamda yazarsa da ödeyeni naapsınlar!

Neyse, işten eve geldiğimde yayla gibi olan alana yine 800 korna eşliğinde göt göte diye tabir edilecek derecede dar alana, kaldırıma sıfır bir şekilde girdim. Ve o kritik an!

Kapı ya yine kilitlenmezse? Ya her şey yeniden başlarsa?

Sırt çantamı aldım, düğmeye anarşizmden dersini almış dengeli bir sistem yanlısı gibi bastım. Klik.

Kilitlendi. Abi bir kapı kilitlendi diye insan bu kadar mı sevinir lan! Nasıl bahtiyarım, nasıl yes be bebeğim modundayım anlatamam.

Yarın muhakkak o gerizekalı kapıyı bir tamirciye göstereceğim. Hayatımda kendimi hiç bu kadar boş, mal ve de çaresiz hissetmemiştim lan. Gecikmeli de olsa tostumu bekliyorum şimdi, Allahını seven üstüme kedili vidyo atsın, moralimi düzeltmem lazım.

4 Comments

  • Selcan Ekin

    20 Nisan 2016 at 23:34

    Hay bin kunduz!! Yalnız, kapı da kapıymış haaa… Önce bir iki sallanmış durmuş. :)

    Çok severdim yazılarınızı, çok uzun zaman olmuş okumayalı. Öyle çok birikmiş ki bir açıdan mutlu oldum. Amma ve lakin şu an bir iki tane okudum. Geç oldu uykum geldi. Sabah iş var. Patron da uyardı geç gelme diye. :) Yarın devam edeceğim.

    Özlenmişsiniz. Var olun.

    Bir de bulamadım nerden nasıl yazacağımı buradan yazayım dedim.

    Yazın ama daha çok :) Hoşça kalın…

    Cevapla
    • varol

      21 Nisan 2016 at 10:10

      Teşekkür ederim, yorumunuzla beni çok mutlu ettiniz. :)

      Eskisi gibi yazamıyorum ne yazık ki; aslında yazmayı çok çok istiyorum ama kendime uygun bir zaman yaratamıyorum, motive olamıyorum. :/ Hatta geçen gün blogun web barındırma süresinin dolmak üzere olduğunu gördüm, nasıl olsa yazmıyorum kapatayım gitsin gibi bir düşünce geçti aklımdan, içim cız etti vallahi, yazıktır o kadar yılın anısı var diye uzattım yeniden. Şöyle kendimde yazabilecek motivasyonu yakalayabilsem abuk sabuk da olsa yazmayı sürdürmeyi çok istiyorum. Umarım ilerleyen zamanlarda daha aktif olur buralar. :)

      Siz de hoşçakalın, :)

      Cevapla

Bir Cevap Yazın