Blog lan bugün netkitap’ın satış merkezine gittim. Harika kitaplar var çeşit çeşit, en az D&R kadar bolca kitap var ellerinde. Şuurumu yitirip “Alice harikalar diyarında” gibi hissettim kendimi, coştum coştum. :) Okuyamadığım onca kitabım varken dayanamadım yine bir sürü kitap aldım :) Okuma listem iyice kabardı, kendimi toparlamam lazım :S Dijital Fotoğrafçının el kitabı diye bi kitap vardı almadım onu bilerek :S Makinem yok ki benim :( Üzülürüm dedim,  ne gereği var dedim, bunları derken bile üzüldüğümü anladım, diğer kitapların ödemesini yaptım çıktım :S Atladım tramvaya…

Canım sıkıldı Umut Sarıkaya’nın “Benim de söyleyeceklerim var.” kitabını açtım ve okumaya başladım. Okuduğum bölüm Uykusuz’da takip ettiğim düzeyde giderken, adam oradan bir espiri koymuş ki ben tramvaydaki tüm sessizliğin içine zıçarcasına nasıl bir kahkaha attım anlatamam :D Düşünsenize karşınızda gayet ilgiyle kitap okuyan biri var ve o bir anda ortamı yıkacak desibelde gülmeye başlıyor :P Tutamadım kendimi artık, koptum madem iyicene saldım verdim içimdeki tüm kahkahayı ortama :D

Kendimi saldıktan sonra toparlamak için çabalasam da ne fayda duramıyordum artık :D Kollarımla yüzümü kapadım, önüme doğru eğildim kıs kıs gülmelerim devam ediyordu, zar zor normale dönmüş gibi olunca ortamdaki deli imajımı yıkmak ve bu çılgın espiriyi Yalçın ile paylaşmak için aradım onu. Hala kimseyi takmıyor edasındayım ama içim içimi yiyor bi yandan :D  Hani en azından telefon konuşmamdan insanlar ne olduğunu anlar, bende birazcık zedelenen imajımı düzeltirim diye düşündüm ama nerdeeee :S Yalçın’ın telefon da kapalıydı hassttir lan dedim napçam şimdi :D Rezilliğe bak, durumu toplamam lazım… Napçam napçam derken derken en iyisi hakkatten deliye vurmak diye düşündüm :D

Amaaaannn dedim yüzümde daimi bir gülümsemeyle, tabi şiddetli gülme krizlerini engelleyerekten okumama devam ettim. Hayır şimdi ulan espiriyi tüm vagonla paylaşayım desem olmayacak, ayağa kalkıp sesli bir şekilde kitabın espriye kadar ki bölümünü okusam ? o da olmaz anasını satayım. Hadi yakın çevremi kurtarayım bari desem yanımdaki ve karşımdaki ikili grup turistti :S İngilizce ye nasıl çevireyim derken zaten rezilliğime rezillik katar espiriden daha komik bir hale düşerim dedim :D

Kimse yokmuşcasına okudum güldüm, okudum güldüm, insanlarda normal karşıladılar :D , ineceğim durağa yaklaşınca ayağa dikeldim millet görsün ne okuduğumu bari diyerekten :P Gururla sergiledim Umut Sarıkaya’nın dizlerinin izi çıkmış pijamasıyla, elinde yarım ekmek arasına çokomel sürülmüş yerken çiziktirilmiş adam karikatürüne sahip kitabın kapağını :D Genç nesil anladı tabi durumu :P Diğerleri de ilgiyle baktılar, yani incelediklerinin farkına vardım ben kendim şahsen :P

Velhasıl kelam, çok garip bir durumla birlikte Umut Sarıkaya’nın reklamını on numara bir şekilde yaptığıma eminim :) Kitap satışlarındaki patlamadan nasiplenebilsem ne güzel oluurr :) Moralim bozuldukça okuyacağım kitabı, hemen tüketmek istemiyorum :S

Saygılar hörmetler efenim :)

Başka başka şeyler de var :)