Pazar günkü maceramdan sonra bir aktivite daha gerçekleştirebildim. Lö lö mahsun beyin filmine gittim. 

Bakış açısına göre değişir fakat bence güzel bir film yapmış. Bir kaç bölümde göz yaşlarımı tutamadım. Gidilmesi gereken bir film diyebilirim. Genel anlamda drama olarak nitelendirebiliriz filmi.

Stephenie Meyer’ in Alacakaranlık kitabını bitirdim. İlk başlarda içim bayıldı bir genç kızın günlük yaşamını anlatıyor gibime geldi fakat ilerledikçe kitap sardı ve bırakamadım. Çok çabuk bitti. Kitabın devamı var. Onları kardeşim almış bu yüzden bende para vermek istemedim. Şimdilik Wilbur Smith’ in Büyücüler Kralı kitabıyla idare ediyorum fakat eski tadını vermiyor. Zira Wilbur’un okuduğum kitaplarından sonra araya daha kaliteli sayılabilecek kitaplar girdi bu nedenle pek umduğumu bulamıyorum. Neyse boş kalmaktan iyidir okuyoruz işte. :)

Unutmadan size bir uyarım olacak. Bugün çok acıkmıştım ve taksimdeydim. Daha önce önünde çok kez geçtiğim ama içeri hiç girmediğim bir yere girdim. Adı “Jimmy’s Fried Chicken” Arkadaşlar kesinlikle buradan uzak durun berbat ötesi berbat bir yer. Böğğğğğğğğğ… Paranızı çöpe atmayın. Ne müşteriye güler yüz var nede lezzetli yiyecekler. Bide tripteler diğerleriyle aynı fiyatlarda satıyorlar. Sanırım yabancı firmalara uyguladığım ambargoya son verdim. Bu kadar yeter ben dayanamaz oldum :)

Artık fastfood yemek zorunda kalırsam mümkün olduğunca Burger King’ e gitmeye çalışacağım adamlar harbiden bu işin kralı. McDonalds filan hikaye. İğrenç yapıyor McDonalds hamburgeri. İçindeki et pişmeden mi veriyorlar ne yapıyorlar anlamadım .Zaten eski atık yağları geri dönüştürüp tekrar kullanıyorlarmış. Burger süper çıtır çıtır herşeyi. 

Ayrıca facebook’ta iğrenç ötesi videolarım türedi. Girmeye utanır oldum facebooka. :) Tekirdağ gezisinde biz uyurken çekilmiş videolar var aman allahımmmm. Rezalet rezalet. Paso küfür ediyorum yaaa. İnsalarda beni doğru düzgün efendi biri sanıyor. :)  

Herkese hayırlı akşamlar diliyorum. Gud bay.

Başka başka şeyler de var :)