Ahhh ahhh ahhh…!

Allam nasıl bi hayal gücüne sahibim ben böyle inanamıyorum kendime,  ayrıca da inandıramıyorum insanları :D

Hiyyyy abi yüzyılın bombasını patlatıcam eğer bi aksilik olmazsa :D Çok değişik bi bomba olacak ama :D

Neyse fikrim gerçeğe dönüştüğünde siz değerli okuyup okuyup bir cümle dahi yorum yapmayan okuyucularım bile gaza gelip yorum yapacaksınız. Bakın durum o kadar deli bişey :)

Amaaan boşverelim şimdi o konuyu daha zamanı var, bugün başıma gelmiş güzel ve kötü durumları anlatmak istiyorum.

***

Şirkette otururkene müdür geldi yanıma, Murat abiye borç vereyim mi diye takılıyodu, Kafamda şimşekler çakışıverdi hemencecik… Borç demek para demek, para demek ihtiyaç demek, ihtiyaç demek fotoğraf makinesi demek,eee sonuç olarak para = fotoğraf makinesi çıktı ortaya ve içimde bi heyecan oluştu.

Artık nasıl bir heyecan ve aşkla söylemişsem müdüre abiiiiii yaaa biz neden gün yapmıyoruz dedim :D Wuwwwwww hemen ortalık bi şenlendi :)

Süpper fikir dedi, coştu coşturduu :D Bende verdim ayarı verdim coşkuyu, sevgi yumağı olduk, hayallere daldık :)

Topladık tüm katılımcıları, para miktarını netleştirdik sonrada kağıtlara rakamları yazdık ve kura usuluyle kimin önce toplanan para alacağını belirledik.. :D

Kağıtları ben yazdım, en sonuncu kağıtta Müdür’e abi bak bunu alan ayvayı yedi sene sonunda alacak parasını dedim :)

Kağıtlar sallandı sallandı sallandı, atıldı masanın üzerine, Patron’un abisi önce çekti, sonra millet daldı hucum etti. Masada iki tane kağıt kalmıştı, bitanesini ben aldım diğeri Aytekin abiye kaldı :)

Ve ve veeeeee açtığım kağıtta 1 yazıyorduu :D Evet ben yazmıştım bunu, 1 demek toplu parayı ilk alacak kişi demekkkk… O bendim işte, ben alacaktım…

Havalara uçtumm,, yaşasınnn yupppyyyy diye bağıraraktan heyecanı dillendirdim :) Acaba makinemi body ve lens olarak ayrı ayrı mı alsam, yoksa kit halinde mi satın alsam diye düşünmeye başladım :D

Bu arada sonuncu kağıt geyik yaptığım kişiye yani müdüre çıktı :D :D hahha ona da ayrıca bi güldüm :D

Lannnnn şaka değil oğlumm, fotoğraf makinemi alıcam lannn :D hohoyyyttttt süpper haberdi yaa, coşa coşa, koşa koşa dileklere gttim :D

Heyecanımı kapıdan girer girmez yansıtmış olmalıyım ki, Ispanak doğrayan dilek, tüm ıspanakları ayaklarımın altına serdi :D Hehhe çok duygulandım, ıspanaklarla karşılanıyordum :D :D

Sonracııma onları toparlayayım derken bide ayağıyla kola bardağını devirdi :P Hehhe yaydığım enerjimi kontrol altına almalıyım diyerekten sustum, sonra dayanamadım dileeeeeeeeeeeekkkkk fotoğraf makinesi alıcaaaaaaaaaaaaazzzzz, holeyyy diye döktüm içimi ona :D

***

Eve geldim, bilgisayarın başına oturdum ki kapı çaldı. Kapıdaki üst komşumuzun küçük kızı Sude’ydi :) Sude çok yaramaz ama sevimli bir kız. Kardeşimi istedi kapıdan, öylece kulak misafiri olurken köpeği alabilirmisin ablacım acaba dedi… Enamm biri köpek dedi, apartmanda köpek vardı, anneeeee hadi çağır getirsin köpeği, bakamıyosa biz bakalım, besleyelim evladımız olsun dedim :D Annem seslendi boşluktan kızım buraya getir abin bakacakmış diye :D Onlar gelene kadar anne bizde alalımmı, olmazsa kedi besleyebiliriz, hem senin evlenmeden önce kedin varmış bizim niye yok ki dedim :D Neyse konu kapandı çünkü;

1 aylık golden retriever cinsi Tarçın isimli dünya tatlısı minnacık havlamayı bile bilmeyen köpecik çıktı karşımaaa :D Aldım koştum odama, herkes doluştu odaya. Hiyyyyyyyyy o nasıl bir tatlılıktır, o nasıl bir şirinliktir anlatamam :) Daha dişleri ufacık olduğundan ısırdığında gıdıklanıyordum :) Elimde parmaksız eldivenlerden vardı, sağolsun birsürü salya bulaştırdı sümük gibi :S :D

Oynadım onunla oynadım oynadım oynadım :D Allahıımmm severken ölecek diye korktum bi an :D

Sonra Tarçın bi ara duraksadı, bi sessizlik oldu, bacaklar birleşti, popo azcık açılır gibi oldu derken çişşşşşşşşşşşş :D Iyyyy o an bi acayip oldum, ehh hadi salonda sevin, anne şurayı temizlermisin kokar şimdi bu dedim :S

Annem temizledikten sonra çıktı, tekrar geri geldi, bakkk oğluummm sakın eve köpek alayımda geleyim deme, azcıkın işedi diye kovdun bizi, bakmazsın sen ona sakın sakın sakın alma dedi :D Yaa anne öyle deme, bilgisayarda işim vardı ondan öyle dedim diyemedim :P Sağolsun aile bireyleri beni hayvan sevmeyen biri olarak algıladılar :P

İçimde bi hayvan sevgisi oluştu, nan alsam mı bi tane köpekcik? :D Atıl kurt derim, bilgisayarı aç kurt derim, kitaplarımı getir kurt derim :D Sadık dostum yaparım onu, yol göstericim olur, kaybettiğim çoraplarımı da buldururm ona :D hehhe :)

Immm biraz daha bekleyeyim, ama köpek beslemek güzel bir duyguymuş yaa, evde anne olduğu sürece harika bi duygu hatta :D

İlginizi çekebilir mi acaba?