Hah işte…!

Gelde bunu yazma bloga, gelde yazma kardeşim…

Biliyorsunuz ki ben metafiziksel olaylardan diğer adıyla (Cin, Ruh, Peri, Büyü, Şeytan) gibi varlıklardan tırsım tırsım tırsılır, tabiri caizse ödümü çok farklı organizmalarla birleştiririm… :S

Saat 23:00 oldu ve şirketten ayrıldık, Müdür, Ben, Aytekin abi ve İlknur aynı araç ile evlerimize doğru dağıldık. (Servis ile gitmediğimde evime yakın biryerlerde iniyorum, servis biraz geç bırakıyor böylesi daha çok işime geliyor…)

Her neyse, konu yolda döndü dolaştı Aytekin abinin Cin çağırma seanslarında yaşadıklarına geldi, ki biz Aytekin abinin çevresinde o tarz varlıkların bulunduğuna canı gönülden inanmış insanlarız. :S Korktuğumdan mütevellit daha bi başka severim Aytekin abimi :D :D  Bazen göz rengi değişiyor, boyun damarları çok fazla belirginleşiyor, işte o zamanlarda içinde başka bir varlığın olduğunu düşünüyoruz :S Yalnız kalmamaya dikkat ediyorum Aytekin abiyle :D :D

Tabi konuşacak konu ve sataşacak adam yok ya :D Ehhh biliyorlar bu konuda benimde ne denli ödlek olduğumu, başladılar üzerime oynamaya :S Abi kulun kurbanın olayım sus yaa bak eve gidene kadar karanlık sokaklardan, ıssız arsalardan geçicem yapma etme dediysem de dinletemedim. Arabanın içinde bağıra bağıra “dinlemiyorum ki”, “dinlemiyorum ki”, “dinlemiyorum ki” diye yeri göğü inletiyorum onlar ise susmuyorlar :S Sonra kapadım kulaklarımı şarkı söylemeye başladım :D Candan Erçetin’in bir parçası çalıyordu şarkıyı bilmememe rağmen biliyormuşçasına coşkuyla, gırtlak nağmeleriyle söyledim :D

Müdür konuşmaya başlıyor, abi kusura bakma ama, laylalayla laylaaaaaaa diye tekrar bağırıyordum :D

İşin kötü yanı her ne kadar dinlememeye çalışsamda aklımda kalan, geceleri sokakta gördüğün herkesi insan zannetme lafı, sonracııma eğer gece birini görürsen sakın göz göze gelme telkini filan benim aklımı yerinden oynatmaya yetti de arttı bile :D :D

Arabadan inmeden Nas süresini okudum amin dedim indim :D Tabi herkes gülüyor, ben ise eve nasıl gideceğimi düşünüyorum.. :D

Hemen telefona sarıldım, Baba dedim babaaaaa, babacığııııımmmm… Efendim oğlum dedi, Naptınız baba dedim. Hiiç dedi, Esma aradı mı dedim, Evet aradı yoldaymış dedi… Şimdi babama oğlunun ödü patlıyor da ondan seni aradı diyemezdim, muhabbet sarmadı ben geliyorum baba dedim kapadım :D

Hemen Dileği aradım. Dilekkkkkk Dilekkkk yardım et noollur dedim :D  Noldu annem dedi, anlattım olanları :D Sussana nan bende korktum manyak o kadarda detaya inme dedi :D Hehheh Dilek bana yol boyunca eşlik etmek zorundasın dedim :D Gülerek kabul etti :)

Derken sağ pantolon cebimdeki telefon çalmaya başladı ve ben bir anda elektrik bugi figürleri çizmeye başladım korkumdan :D Düşünsenize kapkaranlık bir sokak, ödünüz poponuzda, bir arkadaşınız sizi sakinleştirmeye çalışıyor ve o sessizliği tam odaklanmışken bir telefon bozuyor :S Eeee efendim dedim :D Neyse diğer telefonda Dilek bekliyordu allahtan, kapattım onu eve gelene kadar dilek ile konuşmaya devam ettim :D

Dilekkk en zor kısma geldik, merdivenlerde de yanımda olmanı istiyorum dedim, tamam dedi yine gülerekten, annneeeeeee, anneciiğiiiiiiiiimmmm, anne sensin dimi? Annem dedim :D Tabi dilek telefonda kahkahalarıyla kulak zarımı zedeliyor filan :D Dileğe teşekkür ettim bolcanak, sonra annemle babama anlattım durumu onlarda bol bol güldüler de bi ben gülemedim :S

Hiyyyyyyyyy oğlum yaaaa bide gecesi var bu işin :S Sızana kadar uyumuycam :S Yada müzik açar öyle uyurum :S

Şimdi diyosunuz ulan ne ödlek adamsın diye ama napıyım nan herkesin bir fobisi vardır, benimkide bu işte… Allahımmm aklıma getirme böyle şeyler lütfenn, yarın cuma namazında bolca dua edicem bu konuyla ilgili  :D

İlginizi çekebilir mi acaba?