Fuck you!
Yeni tasarım, yeni logo, yeni kararlar ve merhaba blog!
Hep istedim yazmayı fakat yazacak kadar hikaye üretemedim hayatımda, düzenli olarak uyandım işe gittim, işten çıktım eve geldim.. Ne kitap okuyabildim, ne film izleyebildim, ne kendime bir şeyler katabildim ne de katıla katıla gülebileceğim olaylara kahraman oldum.. O kadar tekdüze bir yaşamın içinde varoluşumun anlamsızlığında kaybolup gittim ki, kendimi unuttum adeta.
Beni mutlu edebilen bir tek şey vardı hayatımda, o da olmasa zaten şu satırları yazabilecek psikolojide de olamazdım inanın. Tek dayanağım, tek anlayanım, tek el uzatanım, tek gülümsetebilenim o oldu.. Allah’a şükürler olsun ki o var.. İyi ki var.
Çok sivri dilli oldum, lafımı esirgemedim, tonajımı ayarlamadım geldiği gibi verdim içimden geçeni. Bazısı abartı oldu, bazısı yerinde ama hiç az olmadı.. Çok kalp kırdım, üzgün müyüm? Evet üzgünüm. İnsan kırmak benim işim değil, biri kırsın ben üzüleyim ama ben birini kırdım diye üzülmeyeyim, bu kendimi çok kötü hissettiriyor çünkü..
Dostluk ve arkadaşlığa dair bir kaç not düştüm ömrüm boyunca ruhumda taşıyacağım ajandama..
Teknik konulara daha fazla eğilmeye karar verdim, C# ve az bir şey PHP’ ye kafa yoracağım. Son teknolojilerle ilgili bolca makale takip edeceğim, ki google readerimi ona göre ayarladım bile..
Demleme çay içmeyeceğim! Deneme süresi ile işe başlayan oğlunun işten çıkarılmasına sebep olduğumu düşünen şirketimizin çaycısı Dürdane hanımın bana düşman olması nedeniyle zift gibi çay içmek zorunda kalıyordum.. Artık nefret ettim demleme çaydan, Bergamutlu sallama çaylar daha fazla hoşuma gitmeye başladı, sabah akşam severek içiyorum
Ertelediğim işleri yerine getirmeye çalışacağım.. Dişçiye gitmek?! Spor?! Ehliyet?!
Her neyse içimden çok geçti bu şarkıyı paylaşmak daha sık görüşeceğiz artık ![]()
Hoşçakalın

Yanında çırıl çıplak,sere serpe yatan Megan Fox’a sırtını dönüp,şişme garıya çakmak gibi bişeydir sallama çay içmek..