Hoptirininaynoommm laylayninaynom :)
Kar yağdı bugün, harikaydı, buz gibi hava, etraf bembeyaz, fazla iş yok filan, eğlenerek bir gün geçirdim şirkette. Yeni bilgisayarıma Windows kurmak ile meşguldüm, tabi bilgisayarım olmadığı için de orda burda gezdim dolaştım
)
Tüm gün düşündüm abi ben yarın ne yapsam, ne yapsam diye.. Millete soruyorum yarın planınız nedir diye. Ehh evde oturucaz, yok kaynanamgillere gidicez, hatunu teyzesine bıraktım onu alıcam gibi hiç fikir üretebileceğim şeyler çıkaramadım. :/ En iyisi Orhan’ı arayıp kartopu oynayalım, kardanadam filan yapalım dedim…
Şirketten eve dönerken karla kaplı İstanbul yollarına büyük bir tezatlık oluştururcasına sokağımızda zerre kar yoktu :S Sapık belediye tutmuş sanki çok mühim insanlar burada yaşıyormuş gibi yolları tuzlamış, limonlamış, sirkelemiş filan ne yapmış etmişlerse hiçbişey bırakmamış kar namına :S Oysa Dileğin koluna girip taa bizim evin önünden yolun bitimine kadar çekecektik ren geyikleri gibi
Hüfff.. Orhan’dan intikamımı da alacaktım çılgın kartopu atışlarımla…
Ya kardanadam? Onun içinde harika planlarım vardı
Hiçbirini yapamayacağımı anlayarak ve densiz belediyeye bir kez daha lanetler yağdırarak masuma bir şekilde girdim eve… Hem masumane, hem lanetlemece
Bu da garip bir durum ya neyse
Oturdum bilgisayarı kurcalarken Dilek aradı kalk gidiyoruz dedi, Tamam dedim
Nereye, neyle, nasıl ve neden gibi bir soru yoktu kafamda, Çıkalım gidelim yeter bana
Kar varya dışarıda kesinlike bu gecenin tadını çıkarmalıydık. Kafamda yine çılgın fikirler dolaşmaya başladı ben Sultanahmet civarına gidip fotoğraf çekerim filan diye düşündüm ama
Fotoğraf makinem, hatta fotoğraf makinemiz olmadığını hatırlayınca sustum, pıstım, fıstım kaldım olduğum yerde…
Avatar filmini izlemeye gidecekmişiz
Aaa süpper, hadi ben bi araştırma yapayım da gidelim hakkat dedim. Daldım o sinema senin bu sinema benim, uygun seans ve mekan araştırmalarına.
O kadar uzaklarda arıyoruz ki gideceğimiz yeri, hepitopu genelde hep alışveriş merkezlerine gidiyoruz ve onların en babası ayağımızın dibinde duruyor. Forum İstanbul’dan bahsediyorum, 2 metro durağı sonra kapısından içeri giriyoruz ve ben taaa İstanbul’un diğer ucunu bu karda kışta araştırıyorum :S
Mybilet.com diye bi sistem var, uyuz herifler haybeden 10 lira sokacaklar sırf evde sıcak sıcak işlem yaptık diye. Yok lan dedim ben vermem o parayı tanımadığım, yüzünü görmediğim insanlara. En iyisi geleneksel yöntem.
Aradım AFM – Forumİstanbul’u İlknur diye bir hanımefendi çıktı… İlknur hanım ben şimdi baktım internetten şu sıradaki 4 koltuğu ayırtmak istiyorum dedim. Cart curt dedi ayırdık, ama rezervasyonunuz 10 dakika geçerli, o süre zarfında burada olmazsanız koltuklar satılabilir dedi… Gayet ısrarcı ve düzgün cümleler kurarak niyetimin ne derece ciddi olduğunu belli ettim. Bakın İlknur hanım o zaman şöyle yapalım ben 10 dakika içinde orada olamazsam eğer sizi ararım ve siz onu iptal eder tekrar işlem yaparsınız dedim.
Sessizlik oldu, ıkkk mıkk etti, sonuçta yapmak zorunda olduğunun farkına vardı peki Varol bey dedi
İstediğimi aldığım için çok sevimli bir şekilde kapattım telefonu
Bastık gittik alışveriş merkezine, gişede rezervasyonum olduğunu söyledim. Beyefendi rezervasyonlar iptal oldu sistem tarafından dedi oradaki güzel hanımefendi. Nasıl yani dedim ben Varol AKSOY adına rezervasyon yaptırmıştım nasıl iptal olur ki diye çıkıştım. Aaa siz Varol bey misiniz pardon sizin rezervasyonunuz duruyor demez mi
Bende “ahada” demezmiyim. Yoksa siz İlknur hanım mısınız diye de devam etmez miyim, hanımefendi de evet o benim diye cevap vermez mi.. Çok güzel sıcacık bi ortam oluştu gişe önünde, ben ee keyifler nasıl, pek yoğunsunuz diye girecektim konuya ki, arkadaki coşkulu kalabalık engel oldu bana
Efenim velhasıl kelam film ücretinin yanında birerbuçuk lirada 3 boyutlu gözlük parası aldılar :S Sinir oldum, daha önce Yukarı Bak filmini de 3 boyutlu izlemiştim ona ayrıca para istememişlerdi, içimden gözlüğü alıp eve götürmek geldi ama napacaktım ki
Neyse dedim biraz sinir yaptıktan sonra sustum
Film hakkında diyebileceğim söz yok, harika ötesiydi, kesinlikle 3 boyutlu izlemelisiniz, dehşet sahneler var, ben eve dönene kadar etkisinde kaldım…
Sonrasında eve geldik, ben kendimin evine gittim, orhanlar kendi evlerine geldiler filan ayrıldık. Öylee boş boş düşünmeye başladım yine, yarın ne yapsam diye…
Birşey bulamadım
Ula o dandik fotoğraf makinemin bile kıymetini anladım yokluğunda, ahh olaydıda, bakaydım ekranından, basaydım deklanşör denilen elektronik düğmesine, duyaydım o odaklanma sesini, sonra inceleyeydim nasıl çıkmış diye, sevineydim olmamıydı?
Offf içimi hep hüzün kaplıyor fotoğraf diyince
Anlaşılan o ki, yarın tüm gün evde oturup, film ve kitaplara vereceğim kendimi… Karda evde oturmak da neyin nesi? Patlarım ben yaaa sıkıntıdan ![]()

