Efendim bakın bu yazımda size hayatımdaki hangi gelişmeden bahsedeceğim? Normal şartlarda şimdiye kadar çoktan bir imla hatası veya laubali bir kelime ile cümlemi tamamlar ve sizleride okuduğunuz yazının pek de önemli olmadığı hissine kapılmanızı sağlardım. Gelin görün ki; hâlâ bir hata yapmamış gibi duruyorum. Lakin korkuyorum, :P lafı uzatıp bir hata yapacağım veya kilitleneceğim diye. :) Mevlânâ der ki; “Olgunun halini, ham kişi anlamaz. Öyleyse söz kısa olmalı, vesselâm” Bunun üzerine söz söylemek haddime değildir, sadece konudaki ciddiyetimi siz okuyuculara aktarabilmek için hitap ve cümlenin gidişatını kontrol altında tutuyorum. Kısa kesiyorum.

Kısa kesiyorum çünkü kısa bir iş için kısa bir girişimde bulunacağım. Nedir o ?

Tamam lafı döndürüp dolaştırmak benim de işime gelmiyor :D , kısa film festivali için senaryo yazacağım. :) Aslında bunu söylerken utanıyorum, haddim değilmiş gibi hissediyorum. Senaryo kim, ben kimim?  Peki denemekten ne çıkar? Eğleneceğimi de düşünüyorum üstelik :)

Drama yada komedi olabilir, olaya hakim bir arkadaşım sayesinde ikimiz yorumlar katarak güzel bir senaryo oluşturmayı deneyeceğiz. Hobi amaçlı düşünsek de diğer arkadaşımın profesyonel çevresi sayesinde senaryoyu hayata geçirmek pek zor olmayacak gibi görünüyor.

Yazalım bakalım, neler çıkacak ortaya :)

Hah… :) Hayallerimin peşinden bir kez olsun gidememişken, hayallerimi yazmak belki beni hayallerime doğru götürür? Ne dersiniz, olur mu sizce?

Başka başka şeyler de var :)