• Home
  • /
  • Kişisel
  • /
  • İş Güvenliği Uzmanlığı Sınavından Geçememek

İş Güvenliği Uzmanlığı Sınavından Geçememek

Kalbimin üzerine öküz oturdu yemin ederim. Aslına bakarsanız hayatı başarılarla dolu biri değilim ancak bu kadar da başarısız değildim lan! Kendimi hiç bu kadar loser hissetmemiştim!

Artık iş inada bindi, alnıma sürülmüş kara bir leke oldu bu sınavdan geçememek. Büyük konuşmak istemem ama ben bu işi yapmak da istemiyorum esasen, sırf bunca yıl okumuşum, C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı olma hakkı kazanmışım, denizleri geçip derelerde boğulmayayım diyorum ama bir türlü geçemiyorum içine tükürdüğümünün deresini ya!

Her sorunun 2 puan değeri taşıdığı, toplamda 50 sorunun yer aldığı, geçme notunun 70 puan olduğu, içeriği;

  • Uluslararası Anlaşmalar
  • Kanunlar
  • Tüzükler
  • Yönetmelikler
  • Tebliğler
  • Zitrilyon tane İSG dökumantasyonu
  • Sağlık
  • Teknik

gibi konulardan oluşan, bana kalırsa tarihin en salak sınavlarından biri bu. 2016 Nisan ayında yapılan ve o zaman da kazanamadığım sınavda geçme oranı %7 olmuştu yanlış hatırlamıyorsam. Düşün bak; koskoca ülkede bu sınava giren 100 kişiden sadece 7 kişi geçiyor. Ulan ben hayatımın hiçbir döneminde ilk 10’a girebilmiş biri değilim ki; ne diye kasıyorum sorusunu zilyon kez sordum kendime. Umut işte, lanet olsun o umutlara ya. Nasıl olsa yapamıyorum noktasında olsam vazgeçeceğim ama öyle notlarla kalıyorum ki; kafayı yiyorum kendi kendime. İlk sınavımda 3 soru ile, ikinci sınavımda 2 soru ile kaçırmıştım geçme notunu. 2 soru ya, sadece 2 tane soru. :(

Ancak bugün girdiğim 3. sınavım öyle salakça bir şekil aldı ki; zannedersem önceki kaybettiğim 2 sınavı mumla arayacağım. Sabahın köründe kalkıp teee Uçan Spagetti Canavarı’nın sittir ettiği, orman içinde salak saçma bir okulu bulmak zorunda kaldım. Etrafta bir tane kahvaltı edecek yer yok lan, dayının biri masayı açmış, koymuş üstüne kaşarı ekmeği, gelene geçene dayıyor tanesi 5 liradan. İyi dedim, ölmeyeyim bari diye aldım bir tane. Bir de sallamasyon çay yanına. Öeeh!

Saat yasak, bozuk para yasak, çakmak yasak (maça gidiyoruz sanki amk, hocalara fırlatacağız sanki), cüzdan yasak, küpe yasak, anahtar yasak, paso yasak, her şey yasak lan! Çırılçıplak sokacaklar ellerinden gelse, 150 lira sınav ücreti alıp %7 geçer ortalamalı sınav yapmalarındaki niyet çok açık aslında, niye direniyorsak? Bu eziyet niye? Girelim cıbıl cıbıl, öpüp göndersinler hepimizi?

Öğretmen masasının önüne oturdum, 1 numarayım. Kendimi hocalara yalakalık yapan Merveler gibi hissettim. Ama hocaaaam 3 puan verirseniz geçiyoğğruuuum! Neyse; giriş kat, okul kapısı açık, dizlerim tiril tiril olmuş soğuktan, kalorifer peteğini tekme atıyorum ısınmak için! Vay efendim, şu kutucuğu işaretlemezseniz sınavınız şey olur, yok şuraya imza atın, şuraya şunu yazın, buraya ebeniniz dayısını yazmazsanız sınavınız geçersiz. Siktiriniz efenim diyemiyorsun. Sokayım sınavınıza ya!

Her boku doldurdum, 10 dakika aralıksız dolduruyorum yaldır yaldır, bütün enerjim emiklendi zaten o işleri halledene kadar.

Sınavınız başlamıştır!

At gibi hissettim kendimi, 546684 Yıl Gazi Koşusu, son düzlüğe dili dışarıda giren attan farkım yok. İki paket kesmeşekere çektiğim eziyete bak oç. der gibi bakıyorum hocanın suratına uyuz uyuz.

Ulan işim gereği ben zaten 4857, 5510, 6331 sayılı Kanunları ezbere biliyorum neredeyse. Hani gündelik hayatta x bir kişinin mevzuatla ilgili başına gelebilecek her türlü konunun cevabını ağzına yüzüne yapıştıra yapıştıra veririm ama sıçtımının sınavındaki sorunun cevabını bilmiyorum ben. “Çağrı usulü çalışmalarda eğer sözleşmede bir süre belirtilmediyse ne kadar sürelik bir çalışma esas alınır” şeklinde, ağır küfür mahiyetinde bir soru ile başladım. Bilmiyorum ya, göçtüm ben içime iyice. Ya dedim Varol, buraya kadarmış mk, ilk soru buysa, devamı nasıldır düşünmek bile istemiyorum.

Bir iki bir iki, sonra bir açıldım ama çılgın atıyorum. Ulan dedim ben bu sınavı geçerim, beni kimse tutamaz. Kesin geçeceğim ya, bu kadar mükemmel olamaz bir sınav.

Oha, daha sınavdan çıkmak için 45 dakika var, en iyisi uyuyayım ben, sabah 6:00’da kalkmışım zaten dedim gayet sevinçli sevinçli. Hoop, yarım saat kadar uyudum sınavda.

Gözlerimi bir açtım, 14-15 dakika bir şey var, son kez gözden geçireyim şu yaptıklarımı dedim. Sonra içime bir kurt düştü, gözüm silgiye ilişti. Doğalgaz vanasını açmış psikopatın çakmağa bakması gibi baktım silgiye. Dur dedim ya şu yanlış olduğunu düşündüğüm şıkları bir düzelteyim. Sağlı sollu girdim, 5 soruyu değiştirdim. Cevabı bilmiyordum ama o an bana en mantıklı gelen ile değiştirmekte beis görmedim. Nasıl olsa her türlü bilmiyorum, risk budur dedim.

Velhasılı eve geldim ve aynı sınava giren insanların paylaştıkları soruların cevaplarını internetten araştırdım.

Sonuç; sonradan silip yerine başkasını yazdığım tüm cevaplar yanlış! İLK YAZDIKLARIMIN HEPSİ AMA HEPSİ DOĞRU! Tüm cevaplarım doğruymuş, abartmıyorum, yemin ederim hepsi doğruymuş!

Çıldırmamak mümkün değil. Aradan 10 saat geçti ama ben hala kendime gelemedim. Yaptığım bu mallığı blogumda, yani başarısızlıklarla dolu kişisel tarih defterime not düşeyim dedim. Silgi denilen o lanet şeyi görmek istemiyorum! Gözümün önünden gitmiyor rengini sktminin silgisi, mk silgisi, oç silgi. :(

Kalacağım çok net ama şöyle baya baya fark olacak bir notla kalırım umarım. 2-3 soru gazıyla umutlanıp tekrar sınava girme gafleti yaşamayacağım bir not bekliyorum. Lütfen ÖSYM, bunu yap bari, bırakacaksan sağlam bırak beni. Kendi kendimi umutlandırıp utandırıyorum resmen!

 

One Comment

Bir Cevap Yazın