Huzur ve Mutluluk
Bugün bir arkadaş edindim. 18-19 yaşlarında aslan gibi delikanlı, kafası karışık, hayata küsmüş, isyan eden biriydi. Adı Kemal…
Sıra bekliyorduk ve öğlen tatili olmuştu. Abi birşey sorabilir miyim diyerek başladı diyaloğumuz. Ben pek anlamam ama sor bakalım dedim ve elimden geldiğince cevapladım sorusunu.
Öğlen tatili olduğu için hadi sigara içelim dedik ve çıktık dışarı. Halinden belli oluyordu bir sıkıntısı olduğu, ben sormadan o verdi ilk kıvılcımı. Abi nefret ediyorum insanlardan dedi ve ekledi; yaşamaktan nefret ediyorum, hayatı sevmiyorum, herkes kalleş, herkes yalancı, sahtekar… Derdin ne dedim? Kız mevzusu mu? Yok abi kızlar ayrı bir olay onlara zerre güvenmiyorum zaten dedi.
Kemal genç yaşına rağmen uyuşturucu ve alkol tuzağına düşmüş ve ne aradığını gerçekten bilmeyen binlerce kardeşimizden biri sadece. Bulunduğu çevre nedeniyle hep kötü alışkanlıklar edinmiş, karakollara düşmüş, cebindeki son parasını esrar almak için kullanmış gerçekten hayatın tokadını yediğini düşünen biri.
Ona verebileceğim birşeyler olduğunu düşündüm ve başladım anlatmaya. Önce kendini seveceksin Kemal, sonra insanları seveceksin, güleceksin herşeye, herkese tebessümle yaklaşacaksın, güvenini yitirmeyeceksin, hayata sarılacaksın dedim.
Olmuyor abi olmuyor diyor, yapamıyorum, tiksiniyorum herkesten kendimden bile, intihar etmeyi düşünüyorum biliyormusun dedi bana
Biraz daha derinlere inmek istedim onunla, yaşamını öğrenmeyi, alışkanlıklarını, boş vakitlerinde neler yaptığını. Elbette bir psikolog değilim fakat yardım edebileceğimi düşündüm ona o an için.
Kitap okumayı denedin mi Kemal dedim, hayır abi zaten liseden atıldım dışarıdan okuyorum dedi. O anlamda değil hiç alıp eline bir roman, bir hikaye bu tarz bir kitap dedim. Yok abi yapmadım böyle birşey dedi. O zaman başlamalısın belki kurtuluşun budur dedim ve aklıma geldi, Sen kendini ne kadar tanıyorsun Kemal dedim. Abi ben kendimi çok iyi tanıyorum dedi, ne kadar çok dedim ısrarla… Abi beni benden iyi kimse tanıyamaz dedi.
Tamam o zaman Kemal, neden hayattayız, neden yaşıyoruz diye sordum ona. Düşündü düşündü, hiç konuşmadım iyice düşünmesini istedim, insanlar gerçekten neden yaşıyor ? Sana dini yönden baskı yapacak biri değilim, benim çok dindar biri olduğum söylenemez fakat sadece insan hayatında ne arar dedim…
Kendini çok iyi tanıdığını söyleyen Kemal cevabı bulamadı. İşte burada başladı ondaki boşluğa gerçekten inanmam. Abi söylesene gerçekten neden yaşıyoruz dedi… Bu kadar insan neyin peşinden koşuyor? Heyecanlıydı…
Huzur ve mutluluk dedim ona. Sadece bu ikisi. Herkes farklı şeylerde arar bunları, kimi parada, kimi aşkta, kimi sekste, kimi kumarda, kimi dinde, kimi işinde ama her insan bu iki şeyi yani Huzuru ve Mutluluğu arar dedim.
Söylediklerim o kadar ilgisini çekti ki bana nasıl baktığını anlatamam sizlere. Evet abi peki ben nasıl bulacağım bunu dedi? Onu sen bulacaksın kardeşim dedim. Ben seni tanımıyorum, sen bile kendini tanımıyorsun, ben sana sadece yol gösterebilirim kendimden örnekler vererek, misal ben kitap okurum ve bundan büyük keyif alırım, mutlu olurum her bitirdiğim kitapta ve öğrendiğim yeni şeyde, sonra arkadaşlarımla gezmekten müthiş zevk alırım vs. vs. anlattım ona. Haa unutmadan bak şimdi kendimi mutlu edecek yeni bir şey daha keşfettim dedim ve fotoğraf makinemi çıkardım
Bak ben bunu bilmiyordum fakat fotoğraf çekmek beni çok eğlendiyor dedim.
İşte sende bulmalısın seni mutlu eden şeyleri.
Şimdi kafandan sil at şu isyan ve nefret kavramını, öfke cahil insanların yapacağı şeydir sen su gibi olmalısın dedim. Yaa bunları anlatırken o mutlulukla dinliyordu ve bende en az onun kadar mutlu oluyordum. Görüyordum ki gerçekten kafasına işliyordu söylediklerim ve bunları ona daha önce söyleyen hiç kimse olmamış.
Bu konular hakkında konuştuk epeyce ve gördüm ki Kemal gerçekten söylediklerimi benimsedi. Hiç tanımadığı birine hiçbir çıkarı yokken söz verdi abi bir daha Esrar kullanmayacağım diye, söylediklerin aklımdan çıkmayacak dedi. Söylediğim kitabı not etti telefonuna alıp okuyacak bunun içinde söz verdi…
Kemal’in ihtiyacı vardı bunları birinden duymaya… Abi dedi; gerçekten içim ferahladı, yemin ediyorum değiştim bir anda dedi
Tabi ben olgunlukla karşılamaya çalışsamda içim içime sığmıyordu. Belkide Kemal benim konuşmamla kurtulacak kötü hayatından. Belki yeniden yaşama sarılacak…
Gerçekten müthiş bir şey yaa tarif edemem sizlere. Aramızdaki konuşmaların tamamını anlatmadım aramızda kalması gereken yerleride var
Kemal’e blogun adresini verdim ve akşam ziyaret etmesini istedim. Belki gelir ne dersiniz? Biliyorum bir gün gelir ve bugünkü güzel konuşmamıza dair bir yorumda kendi yapar…
Yolun açık olsun Kemal… İçindeki iyiliği çıkarmak için hiçde geç değil.
Hmmmm şimdi bunları söyleyen sen misin? Peki sana kim çare olacak, az aşağıdaki yazıları ben mi yazdım diyeceksiniz
Hehee bende düzelticem kendimi merak etmeyin sonsuza kadar böyle yaşayamaz kimse değil mi?
Ve gece 00:17′de Kemal’in facebooktan attığı mesaj…
“Benim hayatım eminim çok farklı. Çünkü ben yaşıtlarıma göre geriden gidiyorum. Nedeni ise uyuşturucu. hayatıma isyanla nefretle devem ediyorum. insanlardan nefret ediyorum nedeni bende ama bende bilmiyorum .çevremden uzaklaşmak için bir işe girdim ve işimi cok seviyorum severek işimi yapıyorum .arada daralsam da .Esrar beni öyle bır hale getir diki Ölmenin eşliğine bile geldim ama kıyamadım bir babam war.Her zaman ki gibi bu sabah evden karamsar cıktım.işe gidiyorum. İş gereği beni bir yere gönderdiler.gittim sıramı bekliyorum .ve ben orda oo güzel insanı gördüm.ona bişey sordum sağ olsun yardımcı oldu. Tam sıra ona gelirken öğlen paydosuna girdi.30 dakikalık paydosta aşağıda sigara içmeye iniyorduk ikimizde ben sigara alacaktım ama güzel insan buradan yak dedi.Bi an nasıl oldu bilmiyorum ama etrafımız kalabalık abi dedim bu insanlar hepsi yalan nefret ediyorum dedim.bana sorunu anlat dedi ben tam anlatmasam da yine çoğu şeyi anlattım.Sağ olsun dinle di bana nasihat verdi. En güzel laflıda sabahları kalkerken kendine de kemal bugün kimse senin mutluğunu bozamayacak mutlu olu cam de artık bugünden itibaren aynısını yapı cam .Ailem ede her zaman verdiğim sözü Güzel insana da verdim ama harbi den kararlıyım bir daha uyuşturucu içmeyeceğim .Güzel insan Varol abi beni hayata bağladın eyvallah Ben Huzurlu olmak için elimden geleni yapa cam gerisi Taktir Allahın”

aceleyle yazdım :S biraz karışık gelebilir ama Kemal’in anladığına eminim