Bu aralar vakit buldukça ki çok fazla olmuyor. Hulki Cevizoğlu’ nun Masonluk ve Rotaryenlik kitabını okumaya çalışıyorum. Oldum olası bir merak vardır masonluk mevzusunu kapmak için. Nedir ne değildir, tapınak şovalyesi nedir, büyük üstat nasıl olunur, o gizli toplantılar, esrarengiz ayinler fln hep ilginç gelmiştir bana. Bu olaylara merak salmamda sağolsun kadim dostum Dan Brown’ un da katkısı çok büyük Melekler ve Şeytanlar olsun, Da Vinci Şifresi olsun şekile sokmuştu beni :)

Kitap bittiğinde anlatırım ilginç noktaları, ayrıca okuma listemde Adam Fawer kankamın Empati kitabıda duruyor. Çok vaktimiz varya birde okuma listesi yapmışım :) hey allam yaa..

Bu arada akşam turlaması yaptık kankacıklarla markete girdik. Orda kırtasiye reyonu açmışlar kalemler, silgiler, kiloluk mopak defterler, suluk, beslenme çantası fln :) Okula gittiğim dönemler geldi aklıma. Ne güzeldi yaa. Hele o ilk okul günü heyecanı yokmu.  Elbiseler ütülü, ayakkabılar boyalı, çanta ağzına kadar dolu, kalemlerin ucları bile her an yazılacakmışcasına hazır. Hatta o deftere yazılan ilk cümleyi bile özene bezene yazardık.

Sonraları bıkmıştık tabi defter kitap taşımaktan. Tek telli defterle okula gider sezonu kapatırdık :) Ahhh ahhhh keşke öğrenci olsam be.. Eğer şimdi yine okulda olsam gene fırlama olurdum ama dersleri çok iyi dinleyeceğimden eminim..

Haydi hayırlı akşamlar. Can sıkıntısı gidergeci blogum..

Başka başka şeyler de var :)