Nerede o eski bloglar

Bu yazı 1 yıldan fazladır güncellenmiyor. Bilgilerin halen geçerli olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.

Bloggerss

Babamın çalıştığı hastanede stajımı yaparken eve birlikte dönüyorduk. Her akşam baba n’olur bu akşam interneti açayım, 5 dakika girip çıkacağım diye izin istemelerimi unutamıyorum. İnternet sihir gibi bir şeydi o zamanlar ama aşırı yavaştı, 56K ile bağlanıp bir Britney Spears duvar kağıdı indirmek gerçekten bazen 5 dakika sürebiliyordu. Bazen Temporary Internet Files klasörüne gidip, girdiğim sitelerden kalan resimlerin içinde işe yarar şeyler var mı diye baktığım oluyordu, düşünün nasıl bir yokluk. :)

Elim ekmek tutmaya başladı ufak ufak, ADSL diye bir şey çıkıvermişti, tüm riskleri göze alıp, kararlılıkla “eve internet bağlatacağım! ben ödeyeceğim ücretini” dedim babama ve kesintisiz serüven başlamış oldu. Hacker forumlarında abuk sabuk şeyler öğrenerek, emeğe saygı, bilgi paylaştıkça çoğalır gibi sözlerle günlerim geçerken, blog diye bir şeyin olduğunu okudum.

Blog neydi?

Emekti ama emekti demeyeceğim, durun. Blog insanların anlatmak istedikleri şeyleri kendi sayfalarında paylaşabildiği bir platformdu. Blogger.com ile tanışmamdan önce template monster adında site şablonları satan bir firma üzerinden indirdiğim web sayfası şablonunu, Front Page adlı Microsoft Office uygulamasında editliyor ve ücretsiz hosting veren sitelere yükleyerek kendi statik blogumu tutuyordum.

frontpage

Düşünün; bugün anlatmak istediğim bir şey var, mesela Galatasaray’ın maçı, onun için sıfırdan bir sayfa oluşturuyor, Ana Sayfaya link veriyor, tüm site klasörünü komple yeniden yüklüyordum. Yaptığım şeyin blog olduğunu bilmiyordum ama bir şeyler yazıp saçma sapan da olsa paylaşmayı seviyordum. Çünkü o dönem internet forumdan başka bir şey değildi, sosyal paylaşım sitesi diye bir şey yoktu, damarlarımda gezen sosyal paylaşımcılık akacak yer arıyordu.

Blogger.com’u duyduğum anda inanılmaz heyecanlanmıştım. Çünkü benim o manuel yaptığım her şeyi sistem otomatik yapıyordu, artık abuk sabuk ücretsiz hosting firmalarıyla uğraşmama da gerek kalmayacaktı, hem yazdıklarım daha güzel görünüyordu çünkü sade ama çok kullanışlı hazır tasarımları bulunuyordu. Her platformda olduğu gibi adım ile başlayan bir hesap açıverdim. varol.blogspot.com ile gerçek anlamda bir blogger oluvermiştim.

O dönem Bilge Adam’da yazılım mühendisliği eğitimi alıyordum, yazılım ile ilgili konuları, kodları paylaşmaya başlamıştım. Yavaş yavaş benim gibi bloggerlar ile tanışmaya başladım, hatta küçük küçük toplantılarımız da olmaya başladı. Sonrasında blogspot uzantısının amatörce olduğunu düşünmeye başladım, haha artık bloggerım ya, gözüm yükseklerde. Gidip adım soyadım ile bir alan adı ve hosting aldım. WordPress, Drupal git gelleri sonunda WordPress ile devam etmeye karar verdim ve blogspot’ta kalan içeriğimi aktarmadan yoluma sıfırdan devam etmeye başladım.

deviantart: enkana

deviantart: enkana

Sonrasında askerlik mevzusu ortaya çıktı, askerde olduğum dönemde ne yazık ki aldığım alan adı ve hostingin süreleri doldu, çarşı iznimde blogumun artık olmadığını gördüğümde inanılmaz üzüldüğümü hatırlıyorum. İyi de beni şimdi kim dinleyecek, ben kime anlatacağım yaşadıklarımı diye hayıflanmıştım. Çok geçmeden Tokat’tan 2 haftalık izine gelip şu an bulunduğum blogu açtım kendime. varol.us (varol as değil, varoluş gibi okuyunuz lütfen, felsefe şeysi :) )

Bu blog sayesinde o kadar güzel insanlarla tanıştım ki; belki bugün beni ben yapan bir çok insan bu blog sayesinde girdi hayatıma. Geri dönüp baktığımda iyi ki var diyorum, iyi ki blogum var. Buradan hiçbir beklentim yok, artık çeşitli nedenlerden dolayı eskisi gibi aktif blog da yazamıyorum (üretici değil de tüketici bir internet kullanıcısına dönüşme sorunu, ipad, akıllı cihazlar, sosyal medya ıvır zıvır) fakat buranın hep var olmasını istiyorum. Yaşadığım bir çok anının, bana kazandırdığı yüzlerce güzel insanın anısına belki, bir vefa borcu gibi, hep yaşasın istiyorum.

Bunları neden yazdım?

Eski ve popüler bloggerlardan www.evrengunlugu.net eski blogcuları bir araya getiren bir liste hazırlamış. Her ne kadar 2005 hatta 2002’lerde yazmaya başlamış olsam da şu an baki kalan blogum 2007 yılından bu yana hayatta ve ben de 2007’liler kategorisinde listelendim. :)

Eski blogcular demek biraz da hüzün veriyor bana, çünkü o eski zamanların samimi ve kaliteli içeriklerini göremiyorum. XXXX olabilmeniz için 10 Şey!, Dillere destan Y’nin 80 özelliği, 6 Maddede siz de “şey” olun gibi adı profesyonel ama içeriğini kesinlikle samimi bulamadığım ve adına blog denilen o şeylerden bıkmış durumdayım. Blog insanların başından geçen, samimi, beklentisiz ve kaygısızca yazdıkları alanlardır. Kişiseldir ve özdür. Öz.

Her neyse işte bak dertlendim eski bloglar deyince. Bir narsis7ekho vardı mesela ben askerden izine geldiğimde, 2 haftalık iznimin 1 haftasını onun blogunu okumaya ayırmıştım neredeyse, rübik küplerini onunla sevmiştim, sanat filmlerinin olduğunu onunla farketmiştim, kedisi Osman vardı unutmuyorum, çok da güzel bir kızdı bu arada :) Malum askerlik hehe :) Ne güzeldi eski bloglar, ahhh eski komşuluklar, ramazanlar filan. :) Kapandı gitti sonradan, ne güzeldi oralar hep. Bir çok ya, anlatmakla bitmez, bir sürü blog, sayısız hikaye.

Eğer blogları seviyorsanız; hemen bir feedly hesabı açınız ve teker teker Evren’in hazırlamış olduğu Türkiye’nin En Eski Blogları listesindekileri takip etmeye başlayınız.

 

8 Comments

  • e-vren günlüğü

    06 Haziran 2016 at 08:13

    Bizim eve ADSL girene kadar internet kafelerde yazı yazmak için az çile çekmedim ;) Uzun uzun yazıp kaydet tuşuna basınca bembeyaz sayfayla çok karşılaştım. Ama pes etmedim. Blogumu Yahoo 360’tan blogcu’ya, blogcu’dan gaxxi’ye, oradan oraya taşırken en korktuğum şey yazılarımı kaybedecek olmamdı. Hâlâ öyle; 11 yıllık blog içeriklerimin bir anda silinmesi asla istemem. Başıma böyle bir şey gelse sanırım blog yazmayı bırakırdım Varol.

    Bu arada beni tanımlarken ‘popüler blogger’ demişsin teşekkür ederim ama ben kendimi hiçbir zaman popüler bir blog yazarı olarak görmedim ;) Eskiyim evet, bunu da inkâr edemeyeceğim ;)

    Cevapla
  • Gökhan TEKİN

    15 Kasım 2016 at 13:22

    Siz blog yazma konusunda çok zorluklar çekmişsiniz, statik sayfalar oluşturarak ama hiç yılmadan devam etmişsiniz ve günümüze kadar gelmişsiniz gerçekten tebrik ediyorum. Blog gerçekten harika bir şey bende blog yazmaya başladıktan sonra sizin edindiğiniz gibi bende bir çok çevre edindim bunların içinde en değerli olanlardan bir tanesi de şüphesiz Evren abi, kendisi benim için gerçekten çok değerli bir büyüğümdür. Bende bundan 8 yıl önce web site nasıl yapılıyor merakıyla bazen sabahlara kadar uyumayıp kendimi bu konularda geliştirmeye çalıştım ve çok şükür istediklerimin de bir çoğunu gerçekleştirdim. Tabi sizler bizim hocalarımız sayılırsınız :)

    Bazı yerlerde gülümseyerek okuduğum güzel bir yazıydı elinize sağlık :)

    Cevapla

Bir Cevap Yazın