Sinop’tan yani o eşsiz denizi, temiz havası, inanılmaz derecede sıcak insanlarıyla bölge bazında aile yaşantısı sürülen memleketimden gelen misafirlerimizle bugün İstanbul turu yaptık.

İşlerimden dolayı ilgilenemedim kendileriyle ve bu pazar günümün tamamını Amcam, Yengem ve güzeller güzeli yeğenim Beren’ciğime ayırdım. Hep beraber önce Panaroma 1453 sergisine gittik. Size şunu söyleyeceğim arkadaşlar vücûdunuz sanki o ortama girdiğinizde başka bir şekilde işliyor. Tüyleriniz ürperiyor, kan dolaşımınız hızlanıyor beyniniz ise hayalgücünüze ayırıyor tüm gücünü. Böyle bir atmosfer görmedim daha önce. Girişte 5 Lira veriyorsunuz ki içeride göreceklerinizin yanında çok düşük kalıyor inanın bilet fiyatı. Tesadüfen geçenlerde Taksim’den aldığım ISTANBUL Since 1453 yazılı siyah tshirtümde ortama cuk diye oturdu. Fotoğraf makinenim pillerinin şarjı bitik olduğunda fazla resim çekemedim. Sırf resim çekmek için bir kez daha gitmek istiyorum oraya.

Sergideki gezimiz bittikten sonra Beşiktaş’a geçtik. Oradan Ortaköy’e. Oradan Taksim’e. Oradan Şişli Cevahir’e. Artık bizde hâl kalmayınca da mecburen evimize döndük. Çok eğlenceli bir gün geçirdim.

Az önce balkona hava almaya çıktığımda kapının önünde ambulans gördüm. Hayırdır inşallah derken arka taraftan ağıtlar yükselmeye başladı. Alt komşumuzun babası vefat etmiş. Şuan binamızda bir cenaze var. :( Güzel geçen bir gün için bu hiç iyi olmadı.

Yarın Misafirlerimiz Uçak’la Sinop’a geri dönüyorlar. Uçakla diyorum çünkü artık Sinop’umuza uçak gidiyor :) Temmuz’un 20′si gibi bende uçakla gitmeyi planlıyorum. Zira 12 saat otobüs yolculuğu 60 lira 1 saatlik uçak yolculuğu 80 lira.

Hazır başlamışken diğer havadislerden de bahsedeyim. Uzun süredir bitiremediğim Alacakaranlık Serisi’nin son kitabı olan Şafak Vakti’ni bitirdim. Şuan okuyacak kitap arayışı içerisindeyim. Önerisi olan birileri varsa yorum yapsın lütfen. Benim için çok makbule geçecek…

Bunların bi alâkası olabilir mi sizinle?