Şimdiden peşin peşin söyleyeyim çok feci saçmalayasım var. Uzun bir yazı olabilir duruma göre :) Anlam beklemeyin :D

Dün gece saat 03:30 veya 04:00 civarlarında eve geldim :) Yani Ramazan davulcusuyla birlikte yürüyorduk desem yeridir :) Zaten sevmiyorum o adamı yaa bamgüdü dümbüdü çalıyor ne ritm var ne ortada sanatsal bir faaliyet. Kalkında nasıl kalkarsanız kalkın tarzında çalıyor. Sen böyle çalmaya devam et bayramda nah alırsın insanlardan harçlık. Valla gece vakti görseydim konuşur derdimi anlatır içimi dökerdim ama görmedim sadece sesi geliyordu :) Ne bileyim yaa belki beni Ramazan davulcusu anlardı bu aralar kimse anlayamıyor da :D Belki bizim sokağa girdiğinde “yorganda kene var kopar kopar gene var” ritmini çalardı :) Çalarsa eğer söz ulan çıkar bende oynardım bee, parmaklarımıda çok güzel şıklatabiliyorum zaten :D

Aklıma geldi yaa bu davulcularla zurnacılar hep birlikte gezerler bence zurnacılar davulcuları pek çekemez sonuçta onların faaliyet alanları kısıtlı. Davulcu öyle değil ama her ortamda çalarlar ve en çok sesi onlar çıkartırlar. Ramazanda kına gecesinde, asker uğurlamada her yerde olabiliyorlar :D Davulcu mu olsaydım yaaa, kızlarda zaten ya davulcuya ya zurnacıya kaçıyormuş ya :D gelecek vaadeden bir meslek dalı…

Neyse dün epey bir iş vardı işlerimi ben bitirdim fakat Hakan abiminde bitirmesini bekleyemedim şirketteki Kurtlar Vadisi odasında accık uyudum. Kaldırdıklarında halının üzerinde sere serpeydim :) Ne olduğunu anlamadan çıktık yola :) eve kadar bırakayım seni dedi fakat erkekliğe bok sürdürmemem gerektiğini düşündüm o anlık bir akılla :D Abi giderim yaa nolcak burası bizim semtimiz dedim :D Onlar gittikten sonra sokaktaki gülüşmeler ve bağırışmalar hatta yer yer çıtırtılarla baş başa kalmıştım :D Paranoya yapmadan ilerledim bir karanlık bir aydınlık olan yolda. Hatta çöpün yanında aptal bir kedi gördüm ve tekme atmaya çalıştım :D sonra ayakkabım fırladı gitti :D uyku sersemliği ile ayakkabının arkasına basıp giymişim öyle yürüyormuşum, ayağımdan fırlayınca anladım durumu :D

Sonra onu aradım bir süre, buldum :D gece vakti sek sek oynuyordum karanlık sokağın içinde :D Uykudan uyandığım için hala mahmur bir durumdaydım, bu yüzden yalpalayarak hatta doğrudan baliciler gibi sallanarak yürüyordum :D Yolda beni gören bir kaç kişi kesinlikle tinerci sanmıştı bundan emindim :D

Gece vakti ulan ben bu saate kadar çalıştım siz nasıl uyursunuz dercesine kapıyı anahtarla açmak yerine zile bastım, sonra apartmanın kapısını sertçe çektim eğer davulcu uyandıramadıysa ben uyandırayım diye düşündüm :D Aslında bu bir isyan çekişiydi. Feryattı, Haykırıştı kendi içimde :D fakat sevaba girmişte olabilirdim uyanamayan bir aile belkide tüm günü benim sayemde oruçlu geçirmiştir :) Ohhh ne güzel bir sürü sevabım olurdu beni referrer gösterirlerdi :D

Girdim eve ayakkabılarımı çıkardım, ve saçma sapan bir şekilde uyumuşum… Çok zor oluyor böyle çalışmak yaa. :(

Neyse bu akşam içimde çok garip bir enerji var bitane kocaman çikolata yedim ondanmıdır acaba :D Herkese iyi geceler, günler, yarınlar… :D Heee bu arada Hayal-Fabrikası’ mız yok artıkın :( kendimi blogsal olarak boşlukta hissediyorum :(   Ne yorum yazan var ne bişey :(

Başka başka şeyler de var :)