Ramazan davulcusu ve diğer saçmalıklar…
Şimdiden peşin peşin söyleyeyim çok feci saçmalayasım var. Uzun bir yazı olabilir duruma göre
Anlam beklemeyin
Dün gece saat 03:30 veya 04:00 civarlarında eve geldim
Yani Ramazan davulcusuyla birlikte yürüyorduk desem yeridir
Zaten sevmiyorum o adamı yaa bamgüdü dümbüdü çalıyor ne ritm var ne ortada sanatsal bir faaliyet. Kalkında nasıl kalkarsanız kalkın tarzında çalıyor. Sen böyle çalmaya devam et bayramda nah alırsın insanlardan harçlık. Valla gece vakti görseydim konuşur derdimi anlatır içimi dökerdim ama görmedim sadece sesi geliyordu
Ne bileyim yaa belki beni Ramazan davulcusu anlardı bu aralar kimse anlayamıyor da
Belki bizim sokağa girdiğinde “yorganda kene var kopar kopar gene var” ritmini çalardı
Çalarsa eğer söz ulan çıkar bende oynardım bee, parmaklarımıda çok güzel şıklatabiliyorum zaten
Aklıma geldi yaa bu davulcularla zurnacılar hep birlikte gezerler bence zurnacılar davulcuları pek çekemez sonuçta onların faaliyet alanları kısıtlı. Davulcu öyle değil ama her ortamda çalarlar ve en çok sesi onlar çıkartırlar. Ramazanda kına gecesinde, asker uğurlamada her yerde olabiliyorlar
Davulcu mu olsaydım yaaa, kızlarda zaten ya davulcuya ya zurnacıya kaçıyormuş ya
gelecek vaadeden bir meslek dalı…
Neyse dün epey bir iş vardı işlerimi ben bitirdim fakat Hakan abiminde bitirmesini bekleyemedim şirketteki Kurtlar Vadisi odasında accık uyudum. Kaldırdıklarında halının üzerinde sere serpeydim
Ne olduğunu anlamadan çıktık yola
eve kadar bırakayım seni dedi fakat erkekliğe bok sürdürmemem gerektiğini düşündüm o anlık bir akılla
Abi giderim yaa nolcak burası bizim semtimiz dedim
Onlar gittikten sonra sokaktaki gülüşmeler ve bağırışmalar hatta yer yer çıtırtılarla baş başa kalmıştım
Paranoya yapmadan ilerledim bir karanlık bir aydınlık olan yolda. Hatta çöpün yanında aptal bir kedi gördüm ve tekme atmaya çalıştım
sonra ayakkabım fırladı gitti
uyku sersemliği ile ayakkabının arkasına basıp giymişim öyle yürüyormuşum, ayağımdan fırlayınca anladım durumu
Sonra onu aradım bir süre, buldum
gece vakti sek sek oynuyordum karanlık sokağın içinde
Uykudan uyandığım için hala mahmur bir durumdaydım, bu yüzden yalpalayarak hatta doğrudan baliciler gibi sallanarak yürüyordum
Yolda beni gören bir kaç kişi kesinlikle tinerci sanmıştı bundan emindim
Gece vakti ulan ben bu saate kadar çalıştım siz nasıl uyursunuz dercesine kapıyı anahtarla açmak yerine zile bastım, sonra apartmanın kapısını sertçe çektim eğer davulcu uyandıramadıysa ben uyandırayım diye düşündüm
Aslında bu bir isyan çekişiydi. Feryattı, Haykırıştı kendi içimde
fakat sevaba girmişte olabilirdim uyanamayan bir aile belkide tüm günü benim sayemde oruçlu geçirmiştir
Ohhh ne güzel bir sürü sevabım olurdu beni referrer gösterirlerdi
Girdim eve ayakkabılarımı çıkardım, ve saçma sapan bir şekilde uyumuşum… Çok zor oluyor böyle çalışmak yaa.
Neyse bu akşam içimde çok garip bir enerji var bitane kocaman çikolata yedim ondanmıdır acaba
Herkese iyi geceler, günler, yarınlar… :D Heee bu arada Hayal-Fabrikası’ mız yok artıkın
kendimi blogsal olarak boşlukta hissediyorum
Ne yorum yazan var ne bişey
