Şaka mı? Tehdit mi?
Buda oldu sonunda…! Hah…
İnternet geniş bir mecra ve bende epeyce süredir hayatımın tüm içini dışını sermiş durumdayım. Hayır aslında tamamen tüm hayatım değil aslında sadece fikir ve düşüncelerimi aktardım. Aklıma geleni yazdım söyledim, kendime slogan bile edindim bu sözü, “aklına geleni söyleyen adam” diye…
Gel gör ki bu ülkede bırakın gazeteciliği, medya ile uğraşmayı basit bir şekilde blog yazarına bile tahammül edilemiyor. Kaldı ki benim hiç kimseyi etkileyecek düzeyde bir yazım bile yok.
Sorun ne diye merak ediyorsunuz değil mi?
İlk mesajı aldıktan sonra anlamadım diye bir mesaj yazdım ve akabinde diğer mesajı aldım. Ben durdum düşündüm, acaba neye istinaden böyle bir cürreti gösterdi diye, yanımda Dilek vardı o dondu kaldı, Kavak Yelleri’ni izliyorduk bende telefondan girmiştim facebook’a, ortalık buz kesti adeta…
Şaka yaptığını söyleyen bu kişinin beni nasıl buldu diye veya neden ben? diye düşünmeme gerek bile yok. İnternetteki varlığım zaten bilgi edinmek için yeterince kaynak sağlıyor kişiye. Konuşmaların ardından şaka olduğunu vurguladı fakat sinek küçük ve mide bulandırır derler ya. Tiksindim inanın…
Düşman dendi bana yaa.. Ben bir düşmanım. Birilerinin nefret ettiği bir insanım. Nasıl birşeydir bu? İnanamıyorum, gerçekten inanamıyorum.
Bana acıların en büyüğünü yaşatanlara bile ben düşman diyemezken, beni hiç tanımayan biri beni düşmanı olarak hedef almış bile… Hah… Ne demem gerekiyor bilmiyorum.
Sonu güya şaka ile biten bu diyalog, aslında beni biraz uyardı diyebilirim, onun uyarısı değil benim kendime çıkardığım bir ders olarak uyarı.
Bu yazıyı okuyanların endişelenmesine gerek yok, konu kapandı. Korkmayın sakın
Varol burada ve aklına geleni söyleyecek yine fakat daha farklı konularda
Öptüm sizi, babayyy

