Blogun düzeniyle biraz oynadım ya sağlı sollu bloklar filan, ortada benim yazılarım. Şimdi böyle bakınca pek bi ihtişamlı duruyo nan, sanki çok möhüm bir konudan bahsediyor muşum gibi :P

Valla blogum uzun zamandır sana seslenerek yazı yazmamıştım, şimdi bunu yapmak istiyorum ama tam olarak ne yazacağımı bilmiyorum. Böyle klavyeye bakmadan yazabilme yeteneği aslında bir blogcunun en büyük silahıymış, çünkü yazacak birşey olmadığında tıpkı sesli düşünüyormuş gibi yazılı düşünebiliyorsun :) Şuan beynimdeki boş düşünceleri okuyorsunuz, aslında ben şuan düşünüyorum bunu bilin lütfen :)

Blog layn böyle çok pis  bi kinayeli, pek bi hicivli bi yazı yazmaya doğru gidiyorum sanırım :S Bakın şuan sadece düşünüyorum yine üstüne basa basa söylüyorum.

Şimdi Varol medyatik gücünü (ki blog medyatik bir güçtür ve ben kontrollü bir güce sahibim :P ) ve istediğinde bir kılıca çevirebildiği kalemini çok sevdiği dostlarına doğru çevirip canlarını acıtabilir mi? Onları çok basit  ama beni haddinden fazla sinir edecek bir nedenden dolayı kırar mı? Türlü türlü laf sokuşturmaları, sağlı sollu şakayla karışık kapak kelimeleri kullanarak aba altından sopasını gösterir mi? Yapar mı bunu ey blog sen söyle yapar mı?

Yapmıyor lan, valla da billa da yapmıyor bu sefer… Tepkisini sessizce veriyor insanoğluna :)

Ümit’ciğim yazının buraya kadar ki kısmını sana yazdığımı anlaman için sana Ümit’ciğim diye seslenmem gerekiyor muydu bilmiyorum :D Neyse artık daha bi net anlarsın değerli Ümit’ciğim :) O gitarı da nah! alırsın benden :P :D

(Ümit ben hâlâ düşünüyorum :D )

***

Dün akşamdan beri tarafıma yapılmış bir şakanın etkisindeyim… Bir şaka insanın başından aşağı kaynar sular döktürür mü hiç ? Bir şaka rüyanda bile aynı olayı yaşama neden olabilir mi? Aman tanrım… Gecenin bir vakti bağırarak ve ağlayarak uyandım… İşin garibi gece yatmadan önce nasıl bir rüya göreceğimi ve nasıl bir tepki vereceğimi biliyordum, kendi bağırış sesimle kendi kendimi uykumdan uyandırdım :D Sonra kendimden özür dileyerek uyuttum yine kendimi :P Uyandığımda yine aynı korku vardı üzerimde, işin kötüsü hala var :S

***

Bugün müdür yanına çağırdı ve Varol dedi. Buyur müdür dedim. Ne ayaksın olm sen dedi, salla abi beni hayırdır dedim :P Yok lan öyle demedim :D O da öyle demedi :P

Şirket için yeniden bir program yazdırma talebinde bulundu. Saydı saydı saydı saydı…. O da olsun, bu da olsun, tüm mali veriler bir yerde toplansın bla bla bla… O kadar çok şey istediki….

Varol böyle bir program yapabilir misin dedi? Kime dedi bana dedi, ne dedi yapabilir misin dedi? Yapar mısın dese abi yapamam diyebilirdim ama soru şeklinde yani ricaya benzer sorudan ziyade harbi harbi yapabileceğimden endişe duyularak üretilmiş böyle bir soruya abi yapamam diyemezdim.. Yaparım tabe abim yaaaa dedim :D

Aferin bana iyi bok yedim :D Hehheh onca işin arasında kendi kendime dert ürettim :S Müdürün yanından ayrılıp Orhan ve Hakan abiye anlattım böyle bir program istendiğini. Manyak mısın oğluuuum gibi gayet iç açıcı bir tepkiyle karşılaştım :S Hiyyy böyle omuzlarım artık iyice çökmeye başladı :S Bu ay sonuna kadar hazırlamam gerektiğini bilmiyorlar bile :P

Ahahha gülerim ağlanacak halime :) Yazık lan bana valla billa :S Aklıma geldikçe başıma ağrılar giriyor :S

Bak yaa ne yazacağımı bilmeden öyle saldım çayıra mevlam kayıra tarzındaki yazımın da sonuna geldik :) Buraya kadar okuyup hiçbirşey anlamadan sekmeyi veya sayfayı kapattığınız için en derin şükranlarımı sunuyorum :) Saygılar sevgiler :)

Son olarak blogum, seni çooook seviyorum :)

Başka başka şeyler de var :)