Sigara… (by Yalçın)
Küllükteki son sigaranın etrafa vermiş olduğu pis kokudan ötürü rahatsız olan bünyemde birdenbire irkilerek “Bırakmalıyım” hissi yankılandı. Her sabah yorgun kalkmak, dişlerinin sarımtrak tuvalet taşı gibi olması, maddi olarak uzun vadede büyük bir kayıp, sürekli kokan baş parmak ve onun yanındaki işaretçi yalağı, yemeklerden tat alma hissinin zayıflaması konularını irdelerken gerçektende bırakmalıyım diye düşündüm. Ama hayatımda tek sahip olduğum yaşamdan zevk alma yöntemlerimi daha uzun yaşamalıyım diye bir kenara fırlatıp atamazdım.
Benim için yanan, kül olan ve istediğim zaman benim söndürdüğüm sigarayla, aramda fark etmeden ironik bir bağ oluşmuştu keza hayatta hep başkaları için ben yanıp kül olmuş, ve pis kültablarında fazladan bir izmarit olmaktan öteye geçememiştim. İdealim daha uzun yaşamak en uzun yaşayıp nirvanaya ulaşmak değildi ama kol bacaklarımıda düşünmek zorundaydım. Düşünedurayım odamın içerisi yine dumanaltı olmuş göz gözü görmüyordu ve odanın içi çocukluk arkaşlarımla dolup taşıyordu.. Karaktersizlerin hepside sigaraya bi nedenle başlamış nitekim bırakamamışlar. Kimisi ayrıldığı kızdan kimisi efkâr kimisi sıkıntı kimisi askerde kimisi ise özentiydi..
Aslına bakarsanız değerli dostlar içeride çok kalabalık bir grup hayal ettiğinizi düşünüyorum ama ben dahil 3 kişiydik…
-Arkadaşlar bu sigara denen mereti bırakmalıyız ! dedim
Etrafımdakiler durdular çerezlerini bitirmek üzere olduklarından daha çekirdek kalmadımı, fındıkta güzelmiş, limon bitiyo lan, nevalede sorun var kanka, gibisinden cümleler kurarak beni duymamazlığa vurdular. Bende onların bu vurdumduymazlığına bir adam sendecilikle bir boşvermişlikle sessiz kalarak en büyük tepkimi koydum ve çerezin içinden fındıkları seçmek suretiyle bir bir topladım. Bu ırsi hareketim arkadaşlarım tarafından hoş karşılanmamış olsa gerek ki “Ne yapıyorsun lan sen yarr.lçın” dedi grup adına konusan biri
Odada büyük bir sessizlik hakimdi tam sırası dedim ve başladım konusmaya..
-Arkadaşlar bu sigarayı bırakmalıyız! Sadece dumanı çekerek bir şey kazanmıyoruz aksine kaybediyoruz, ciğerlerimiz her nefesde binlerce hücre kaybediyor. (Arkadaşlarım o sırada göbeklerine baktıklarını gördüm ve dahada heyecanlı anlatmaya başladım) bu meret varya bu şerefsiz lanet sigara bizi bizden aldı hayatımızla oynadı lan, hani küçük Emrah filmlerindeki amca gibi (İdrak kapasitesi sınırlı olan arkadaş çevreme örnekleri en baside indirgemiş şekilde empoze ediyordum) Nuri alçonun gazozu gibi.. olm ben yaşamak istiyorum lan !! dedim ve arkamı döndüm gözlerimden süzülen yaşlar onlarıda etkilemiş olacakki sarıldık üzün süre bırakmadık birbirimizi.
Çok efkarlandığımızı düşünerek verin lan bi sigara dedim verdiler bende çerezleri tazeledim. Onlar ise çerezlerini yemekte kusur etmediler kabuklu fıstıkları bile yere düşürmediler.

Sayın Çamuroğlu;
Yazını okuduğumda anladımki sen, sigarayla savaşmak isteyen ama her seferinde mağlup olarak ayrılan bir zavallı tiryakisin. Bu ezikliğin verdiği acı ve feryadı kağıda dökme konusunda ise açıkça ifade etmeliyimki, sigarayı bırakma konusunda olduğundan daha başarısızsın. İçler acısı halini insanlarla paylaşman senin ne kadar çaresiz olduğunu ve belki bu içler acısı halini insanlarla paylaşarak bir özgüven alıp sigarayı bu sebeple bırakabiliceğini düşündüğünden eminim, ama yanılıyorsun. Yalan, yalannnn, yalannnnnnnnn… Sigarayı bırakmak isityorsan içinde yaşadığın ezik durumu insanlarla paylaşmanın sana bir getirisi olmayacaktır, bunun için tıbbı desteğe ihtiyacın var. İvedi olarak en yakın sağlık kuruluşuna galiplemeni öneriyor, o akları sararmış küçücük gözlerinden öpüyorum.
Dost acı söyler…….
Dostun; Uğur………