Değerli okuyucular, Sevgili dostlar, Sayın Roma’lılar, Çok kıymetli esnaf arkadaşlarım.. Eğer buralarda yeniyseniz sizi ilk önce Slipperman! yazısını okumaya davet ediyorum.. ;)

Öyle el kaldırmalarla filan olmuyor işte baba o işler, onu geçeceksin…  Eğer süperkahraman bensem emrediyorum gel bana öğret süpersonik güçlerimi, ha sensen babamsın affedeceksin öyle hayın evlatmışım gibi bakma bana, gençliğime ver diyip geri vitesi eksik etmiyorum aile efradından.

Hayır yani bileklerime ayar vermeye çalıştım belki örümcek ağı zıpçıktısı çıkartabilirim diye bi hareket olmadı, ben yine de sıkmadım canımı, dilimle dişlerimi yokladım vampir filan olmuşumdur diye hevesle ama nerdeeee :/ Olaydı var yaa ahh ulann direk Edvırt Kulın’a bağlar tüm cici kızlara ben imkansız aşklar için yaratılmışım şarkısını ezberlettirirdim, En olmadı betim benzim atmış mı diye koluma baktım, hulk filan olmuşumdur belki, tipsiz mipsiz idare edicez kimse mükemmel değil diye telkinde bulunarak kendime o da yok, bildiğin kendi kolum :/

Lan dedim şimdi ağzımı açsam belki ateş mateş püskürtürüm kazayla annemin tüllerini yakarım ağzıma z.çar diye korkudan onu da yapmadım. Öyle umutsuzca vazoyla karpuz tabağına bakıp olayı kavramaya çalışırken canım karpuz çekti az bişi kemirsem şunun kenarından sulu sulu dedim, sonra ne olduğunu anlamadım karpuz oldu vazo. Sanki bilerek yaptım, valla bak çok üzerime geliyosunuz, kızıcaksanız yapmam kahramanlık filan sanki yalvardık allallaaaaa diyerek anne şefkatini naciz süperkahraman bünyemde hissetmek istedim. :D

Bir adım geri kaçtım çünkü babam çok pis sinirlenmişti tam kalkacakken annem oturttu onu yerine, dur ben hallederim dedi..

Bak şimdi güzel oğluşuuumm, hatırlıyor musun daha 2 yaşındayken bizim apartmanın 5. katındaki balkonundan atlamıştın.. Aslında ben hiiiyyyyymeeniiiim diyerek atlamadın sen oradan, içindeki güç seni yeteneklerini kullanmaya itti fakat hazır değildin ve düştün..

Harbi mi yaaa 0_o Baba valla mı yaaa. Cidden mi? Ben onu ilkokulda anlattığımda bana gülmüşlerdi hep çok üzülmüştüm :(

Babam kafasını okeyler şekilde salladı. Evet oğul yeteneklerinin arasında uçmakta var, sen gerektiğinde uçabilen bir kahramansın.

O an platonik aşkımın facebookta paylaştığım videoyu beğenmesi yorum yapması kadar, bir tweetimi retweet etmesi üstüne bir de mention atması kadar heyecanlanmış ve mutluluk sarhoşu olmuştum. Koşarak odadan çıktım.

Annem peşimden koşup dur oğuuuuuull hazır değilsin daha diye bağırdı.

Yok anne tayt alsın diyecektim kardeşime, bi de süpermenin giydiği slip don gibi bişey kullanmak istemiyorum çok demode o, daha trend bişeyler kullanmalıyım görev esnasında, bir yerde uluslararası arenada ülkemi de temsil ediyor olucam, arkamdan öyle el kol oynata oynata konuşulsun istemem kahve köşelerinde :/ Hem dedem beni öyle taytlı slipli görürse üzülür, taytı içime giyerim ben uçarken üşütmeyeyim diye ;) diyorum..

Babam adeta bir ejderha gibi üzerime çöküyor ben bismil.ll. .a..hh diyemeden halı üzerindeki motifleri incelerken buluyorum kendimi. Sırtımdan bir şeyi çekip çıkarttığında beynim sütlaç gibi oluyor ve kendimden geçiyorum..

—-

Gözlerimi açtığımda burun deliklerime, ağzıma, kulaklarıma ve ehiyy şeyy göğüs uçlarıma takılmış USB kablolar buluyorum. Babam kafamın üzerindeki bilgisayardan garip garip matrix filmindeki gibi uçuşan kodlar giriyor, ekranda yazılar uçuşuyor filan, ulan diyorum içimden  yıllarca oğlum mesenem açılmıyor diyen adama bak :/ Ekranda siyah üzerine kırmızı harflerle COMPLETED! yazısı beliriyor.

Kendimi Windows 98′den Windows 7′ye geçmiş gibi ayrodinamik ve bilimum ebesüksel güçlerle dolu hissediyorum. Annem geliyor yanı başıma, kablolarımı çıkarıp al oğluşum tuzlu ayran iç diyor.

Bir an içimi korku sarıyor, lan acep Temel Reis’in ıspanağı gibi ben de tuzlu ayran içince mi sapıtıyorum, süpersonik güçler öyle mi geliyor biyerlerime?!’%(, ohaa yerler öyle kahramanlığı oldu anasını satayım damacanalarla bidonlarla uçacağıma hiç uçmam daha iyi :/ diye düşünüp düşeceğim komik durumları hayal ediyorum. Cacıklı kahraman, yoğurtmen, süttürikasit filan türlü türlü lakaplar takarlar ardımdan ele güne maskara ederler beni düşüncesiyle aklıma Yalçın adisi geliyor :/ Çekemez beni iyice laf çıkarır ipne diyorum. İsyan ediyorum makus talihime :/

İç oğluşum iç tansiyonun düzelsin , az bişiy de eppek koyimmi ağzına diyor. Hööyyttt diyorum.. Ayrodinamikliğim zirvesinde söylenecek laf mı şimdi bunlar anne yeaa diye atar yapıyorum.

Babam sesleniyor. Tamamdır oğul tüm dırayvırlarını yükledim, artık ihtiyaç duyduğunda gizli güçlerin kendiliğinde ortaya çıkacak, biz bile sendeki güçlerin yalnızca çok az bir kısmını biliyoruz. Yarın sabah sana teslim edeceğimiz silahını yanından ayırmadığın sürece karşı koyamayacağın hiç bir güç olmayacak! Şimdi yat biraz dinlen, sabah Konektıkıtla iletişime geçip göreve başlayacaksın diyor. Tamam baba siz hiç merak etmeyin o zıçtımının hadronları ne olursa olsun çarpışmayacak. Hadi iyi geceler cümleten diyor ve çekiliyorum odama..

Balkonda sigaramı tüttürürken lan diyorum şurdan uça uça bassam gitsem Taksim’e az biraz piyasa yapsam, şekilli genç imajı çizsem, genç kızların kahramanı olsam filan?! Babamı görüyorum filaşbekte “yarın sabah sana teslim edeceğimiz silahın bla bla bala” ohaa kafama yeni dank ediyor. Lan silahsız nereye gidiyosun oğlum ağzında sigara düşüp gebericen balkondan aşağı :D

Rüyamda kendimi pille çalışan bir kahraman olarak görüyorum, azılı düşmanlarımla kıyasıya bir mücadele içerisindeyken hadronlardan birini avuçlayıp diğerine tam uçan tekme çakacakken şerefsizin evlatları üstüme su döküyordu. Kısa devre yapıp armut gibi elimde hadronla kala kalıyordum. Nefesim kesilerek uyandım Felak ve Nâs surelerini okuyup yattım sağıma döndüm soluma melekler şahit olsun dinime imanıma diyerek tekrar uykuya daldım. Bu kez de iman gücüyle Allah yolunda cihad yapan bir kahraman oluyordum ki annemin kahvaltı hazır sesiyle uyandım..

… ve artık her şey bambaşka olacaktı benim için..

[Canım sıkıldıkça yazmaya devam edicem, sevdim bu işi :D ]

Edit: devamı için Slipperman III ;)

Başka başka şeyler de var :)