Mutluysan sorun yok

Bu yazı 1 yıldan fazladır güncellenmiyor. Bilgilerin halen geçerli olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.

old_books_by_feniksas4

Kim ne ile mutluysa onu yapsın tabi, bir şey dediğim yok. Mesela Kahraman Tazeoğlu’nun sikik kitaplarını alır bir Dostoyevski okurmuşçasına triplere girebilirsin. Ahmet Batman denilen adamın sıçmıklarına para sayarak hiçbir temeli olmayan muhteşem öz güvenini galaksiler arası yolculuğa çıkarabilirsin. Mutluysan harika tabi. Yani hemen hemen hiçbir şey ya da çok az şey hakkında bilgi sahibi olduğun şu dünyada, evrenin tüm sırlarına vakıfmışçasına, bir yoda, bir görmüş geçirmişlik abidesi, bir hep haketmediği şeylerle karşılaşan ama iyilerin dostu kötülerin düşmanı; kıymeti bilinmeyen potansiyel bir halk kahramanı ve über duyarlı bir birey olduğun sanrısı ile yaşaman seni mutlu ediyorsa gerçekten bunu yap, harika çünkü. Mutlusun abi, bunlar seni mutlu ediyorsa daha ne lazım ki sana?

Kitap süperdir, kitap harikadır, çay ile kitap muhteşemdir, kahve ile kitap tanrısal bir zevktir, kitap okumak offfff yaaaaa kitaaaap. Kitap diyorum abiiiii kitap…. (noktalar burada sonsuza dek uzanabilir)

Ne okuyorsun peki abi? Yani ne anlatıyor sana bu kitap? Neyi kurguluyor, neyi betimliyor? Hangi rengi öğretiyor sana, nerelere alıp götürüyor? Hangi ayrıntı seni düşündürüyor? Nasıl bir ustalık gözlemliyorsun bu bok heriflerde?

Bak mesela şu an Vladimir Nabokov’un Lolita kitabı var elimde. Rasgele bir sayfa açıp içinde neler olduğunu yazayım, buna benzer şeyler görebiliyor musun?

“Yavaşça, tepeden tırnağa ademelması ve yürek çarpıntısı kesilmiş bir halde darağacının basamaklarını tırmandım.”

“Ama öte yandan o serap benzeri boz renkli sulara varıncaya kadar yol arkadaşım öyle çeşitli zevkler sunmuştu ki bana, o Deniz Aşırı Krallık düşü, o Riviyera aşkınlaştırması (ya da her neyse) bilinçaltının dürtüsü falan olmaktan çıkmış, sadece kuramsal bir heyecanın bilinçle izlenmesi halini almıştı.”

“Bulutlarla kaplı ıslak bir gökyüzü, çamurlu dalgalar, sonsuzluğa doğru uzanan ama bir yandan da oldukça kötü niyetli bir sis.”

“Lolita, hayatımın ışığı, kasıklarımın ateşi. Günahım, ruhum, Lo-li-ta; dilin ucu damaktan dişlere doğru üç basamaklık bir yol alır, üçüncüsünde gelir dişlere dayanır. Lo-li-ta.”

Alıp götüren, başka dünyalarda, başka kimliklerde, bambaşka hayallerde dolaşabiliyor musun yeni tanıştığın karakterlerle? Sahi kitap diyorsun hep, çayla çorbayla kitap. Ne anlatıyor, hiç bahsetmiyorsun? Ne ayak?

Kitap güzeldir, öyledir böyledir filan kasıyorsun sürekli, olayın ne? İçindekinden hiç bahsettiğin yok, sadece kitap deyip geçiştiriyorsun. İki karton arasında bir kaç yüz sayfalık kağıt parçaları kitap dediğin şey. Kitabı kitap yapan içindekilerdir öyle değil mi edebiyat ordinaryüsü ablacım? Vıcık vıcık paylaşım yapıyorsun da ne bir bakış açısı, ne bir fikir, ne bir tartışmada hiçbir olayını göremiyorum, sadece “kitap” deyip geçiyorsun. Bir yanlışlık olduğunu düşünmüyor musun? Kitap ya kitap di mi? Evet, kitap süpermiş gerçekten!
kezo

Biliyorum en çok Cemal Süreya seviyorsun, tabi Turgut Uyar başka ya, göğe filan bakıyorsun çay içerken. En güzel dize hayat kısa kuşlar uçuyor ama senin için. Çooook etkileyiciiii… Şu amına kodumunun gezegeninde milyonlarca şiir var ama sen en çok bunu seviyorsun. Attila İlhan, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Cahit Külebi, Oktay Rifat, Edgar Allan Poe, Charles Baudelaire, Jorge Luis Borges filan okudun ama sen gittin Cemal Süreya’nın o dizesine vuruldun kaldın. İnanılmaz bir derinliğe sahipsin gerçekten, evet, hayat kısa kuşlar uçuyor gerçekten!

Mutluysan söyleyecek sözüm yok, ki mutlu olmasan yapmazdın zaten. Önüne ne konuyorsa onu yemekten duyduğun hazzı anlayabiliyorum. Araştırmak ya da farklı olana ilgi duymak, kabuğun, çizginin dışına taşmak gibi bir gayenin olmaması harika. Gerçekten!

Emsalsiz asaletinin verdiği anlamlı susmaların, her söze verilecek bir cevabın olmasına rağmen lafa ve adama bakmaların, herkese ederi kadar değer vermelerin, garfield’li, baaddin’li, çiçekli, uğur böcekli, kan ve güllü aforizmaların ile usta yazarların dahi kitaplarında betimleyemeyeceği nice ulvi özelliklerin önünde saygıyla eğiliyorum.

Gerçekten!

(kimseyi hedef almadım, üstüne filan alınmasın kimsecikler, götümden uydurdum hep)

Bir Cevap Yazın