Twitter Weekly Updates for 2010-05-30

0

Powered by Twitter Tools

Sunay Akın olmak…

2

Pazar sabahlarını seviyorum…

Kuş cıvıltıları odamın içine dolarken, annemin kahvaltı için seslenmesi, ev ahalisini memnun edebilmek için telaşesi.. Babamın sabırsızca bekleyişi… Ahh birde kardeşim olsaydı ya deyişlerimiz, o olsa daha erken yapardık değil mi kahvaltımızı.. Daha mutlu olurduk elbette, her pazar sabahı daha bir aklımıza gelir uzaktaki evlat, kardeş özlemi…

Ne var biliyor musunuz…

Hani sorarlardı ya bizlere küçükken ne olmak istersin diye. Ben babamın ve dedemin hastanede çalışmasından olsa gerek doktor olmak istiyorum derdim. Şimdi büyüdüm ben, ne olup ne olamayacağımı iyi biliyorum, beni anlayabilen birileri sorsa tekrar ne olmak istiyorsun diye, bu kez Sunay Akın olmak istiyorum derdim.

Beğendiğim her kitabın yazarına hayranlık beslerim, araştırırım hayatını. Lakin Sunay Akın öyle mi?

Pazar sabahlarından boşuna bahsetmedim.

Her pazar sabahı annem kahvaltı masasını hazırlarken, ben ona yardım etmek yerine heyecanla ATV’yi açıyorum çünkü Sunay Akın var orada. Ekranda her görüşümde hareketlerini, konuşmasını, verdiği cevapları inceliyorum. Diğerleri bir şeyler anlatırken ondaki bilgi edinmenin verdiği heyecanı görüyorum. Tıpkı küçük bir çocuk gibi oluyor, gözlerini göremiyorum, lakin hissediyorum ışıl ışıl olduklarını.

İşte bu yüzden Sunay Akın olmak istiyorum ben. Onun yaşına geldiğimde en az onun kadar bilgili, duygusal, heyecanlı çocuk ruhlu ve özüne sahip.

Aslında doktor olmaktan çok daha zor Sunay Akın olmak, büyüdükçe hayallerimi küçültemediğimdendir belkide bu hayranlık ve istek.

AÖF sınavlarım bitti ve ben en çok artık ders kitapları yerine Sunay Akın’ın kitaplarını okumaya vaktim olduğu için seviniyorum.

Sunay Akın olmak istiyorum ben Sunay Akın…

Onunla aynı semtte oturuyor olmak, sohbet etmek, alışverişten eve dönerken tesadüfen gördüğümde tebessümle selamlamak, aklıma birşey geldiğinde koşarak ona danışmak… Ne mükemmel olurdu.

Daha çok Sunay Akın istiyorum, her yerde olsun istiyorum..

Bir gün tanışırım belki, ama tanışmak yetmez bana, ben o olmak istiyorum. Sunay Akın olmak.

(Yaşamdan dakikalar adlı programın kapanış müziğiyle bitirmek en iyisi galiba :) )

Hayat sınav için yaş tanımıyor!

0

Hayatta aksilikler genellikle üst üste geliyor. Genç yaşlı farketmiyor ne yazık ki :(

Bahsetmedim ama Dedem Medicalpark’ta kalp ameliyatı oldu. Bacağından alınmış uzunca damarlar kalbindeki tıkanmış damarların yerine takıldı. 80′lerinde olan dedem için elbette riskli bir ameliyattı. Tanıyanların, sevenlerin günleri dudaklarındaki küçük dualarla geçiverdi.

Hepimiz endişeliydik, hepimiz korkuyorduk fakat biri var ki o ameliyata ben girsem de o burada otursa diyecek kadar fedakar dedeme sevgi dolu biriydi. Ananemden bahsediyorum.

Yerin 3 kat altındaki ameliyathanenin önünde ilerlemiş yaşına rağmen saatlerce bekledi, tedirgin, suskun ve güçlü bir şekilde… Neler düşünüyordu bilemiyorum dedem ameliyattayken. Belki onu ilk tanıdığı günü, belki evlendikleri günü, belki beraber göğüs gerdikleri sıkıntıları, belki ilk çocuklarını, ilk torunlarındaki heyecan da olabilir. Koskoca bir ömrü hatırlıyordu iki kişilik. 60 yıldan fazla ve hep saygı sevgiyle dolu bir ömür… Ameliyathane kapısında beliren doktora ilk o koştu iyi bir haber alabilmek için.

Dedem ameliyattan çıktı, yoğun bakıma alındıktan sonra hastaneye yatışı yapıldı tekrardan. O günden bu yana yaklaşık 1 haftadır gökyüzüne sadece dedemin odasındaki camın ardından baktı. Geceleri uykusuz ve hep tetikte bekledi. Namazlarında, dualarında, tespihinde hep dedeme yer verdi.

Hayat hastane odası dışında da devam ediyordu elbette. Çocukluk yıllarının en büyük ve hayattaki tek tanığı abisi vardı memlekette. Hastaydı, sürekli bakıma ihtiyacı vardı, günden güne zayıflıyor, o heybetli adam eriyordu adeta. En büyük korkularından biriydi onu kaybetmek. Bir diğeri ise dedem.

Derken kara haber tez yayıldı şehrimize. Abisi bugün saat 17:00′de vefat etmişti. Ananeme de iletildi elbette haber, hemde öyle bir durumda ki, gerçekten bir sınavda olduğu belli edilircesine, üzüldüğünü bile belli etmesine izin verilmeden.

Dedemin kalp ameliyatından dolayı fazla heyecanın onu kötü etkileyeceğini biliyor. Ona durumu anlatamıyor.

Dedem ise ananemsiz o hastane odasında bir saniye bile geçirmek istemiyor, gitme diyor ona herşeyden habersiz.

Dakikalar saatlere dönüşüyor ananem için. Bir yanda toprağın altına yatacak abisi, diğer yanda tehlikeye atmaktan kaçındığı, gözünden sakındığı eşi…

İşte hayat! Bu yaşta ananemide tuttun bir sınava, biliyorum geçecek, hepsini atlatacak…

Lakin yaşlı yüreğini yıpratıyor olması tüm ailemizi derinden üzüyor.

Ailemiz üzerindeki kara bulutların yok olması dileğiyle, iyi akşamlar…

Twitter Weekly Updates for 2010-05-23

0

Powered by Twitter Tools

Go to Top