Posts tagged babam

Geçmişe yolculuk…

2

Lise’den arkadaşım Ümit Dilber’ in babasına A Rh + kan gerekiyormuş. Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım. Bu esnada zamanda kısa bir yolculuğa çıktım. Kan kelimesi ile o kadar haşır neşir olmuştum ki insanlara sorsalar 3 harfli bir kelime söyleyin diye verilecek ilk cevap şüphesiz AŞK olacaktır. Benim içinse hep bilinçaltımda kalan KAN kelimesi…

Konu ile ilgili linklere bir göz gezdirdim. 

http://www.varol.us/kisisel/501.html

http://www.varol.us/kisisel/babam-hakkinda-aciklama.html

http://www.varol.us/kisisel/basligiyok.html

http://www.varol.us/kisisel/507.html

http://www.varol.us/kisisel/509.html

http://www.varol.us/kisisel/boyle-biseyim-bu-aralar.html

http://www.varol.us/kisisel/haletiruhiyem.html

http://www.varol.us/kisisel/durum-degerlendirmesi.html

http://www.varol.us/kisisel/ilk-adimlar.html 

Enteresanmışım gerçekten. Yani o durumda bile kendime göre eğlenceli şeylere nasıl değinebilmişim ilginç ya… Allah kimseyi sağlıkla ilgili sınavlarda sınamasın :( Ümit kardeşimin babasına acil şifalar diliyorum…

Neyse ortamı germeyelim :) Havayı biraz dağıtalım :)

Dün ve bugün inat ettim sonunda Stephenie Meyer’ in Yeniay kitabının son sayfasını çevirip tozlu rafıma doğru fırlattım. Kitap hakikaten o kadar güzel bir dille yazılmış ki insan karakteri yaşıyormuş gibi hissediyor. Yani keşke vampir olsaydım diye iç geçirdim bir an :)  

Ehh kitap bitti ayvayı yedim yarın öncelikli işlerimden biri serinin 3. kitabı olan Tutulma’ yı almak olacak. Şimdi bu kadar gaza gelmişken daha az heyecanlı kitapları okuyamam valla. 

Bu arada şaka maka Dilek’i de alıştırdım Twiligt serisine :) Benden önde gidiyor şuanda. Bir atak yapıp öne geçmeliyim yoksa tüm karizmam yerle bir olacak. Eğer o benden önce bitirirse ben o çok bilmiş tavırlarımı nasıl sergiliycem :)  

Yarın Cuma mübarek gün. Akıllı olun üstünüzü başınızı yırtmayın :)

İlk adımlar

4

Şu an kimin yerinde olmak isterdim biliyormusunuz? 

Barack Obama…

Düşünsenize bir sabah uyanıyorsunuz ve sizi tüm dünya tanıyor. Dünyanın süper gücünü yönetme imkanınız var. Açlığa, hastalığa, savaşlara son verebilecek düzeyde süper bir güçsünüz. Ne isterseniz yapılabilir ve yeni bir dünya oluşturulabilir. Yepyeni bir akım ortaya çıkabilir. Bilemiyorum yaaa ben eğer o olsaydım süper bir dünya yapardım. Ne gariptir ki herhangi bir ülkenin başkanının seçilmesi bizi ne kadar ilgilendiriyor. Buda demek oluyorki gerçekten biz kökümüzden bağlıyız yankee dostlarımıza :)  

Neyse geçelim efendim yukarıdakiler kısa bir hayal kurma çabalarıydı :)  

Dün çok güzel birşey oldu. Eve girerken herzamanki gibi zile bastım ve yukarı çıktım. Herzaman beni kapıda karşılayan annem bu sefer yoktu ve kapı kapalıydı. Ben kapıyı tıklattım annem bi saniye dedi :) Yaw bu kadın anca namaz kılarken açamaz kapıyı ama otomatiğe de bastı var bu işte bi iş dedim :)

Çok geçmeden kapıyı kim açtı bilin bakalımm :) Neredeyse 1,5 aydır yatakta yatan babam koltuk değnekleriyle ayağa kalkabilmiş ve kapıyı o açtı bana :) Yupppyyy ne kadar sevindim anlatamam size ama yaaa süper bir andı :) Hemen resimlerini çektim sanki bir bebeğin ilk adımlarını kaydedermiş gibi :)

Son zamanlarda gördüğüm en güzel manzaraydı diyebilirim. Umarım bu değnekler olmadan da yürüyebilir :) Fakat dün kendini fazla zorlamış bugün bacakları ağrıdı o yüzden özen gösteriyor ve şov yapmayı bıraktı bize :)  

Varol babanız kurban olsun kuzucuklarım beniim :) :D

Yoğun bir pazar günü

4

Yarın bir aksilik olmazsa babamı hastaneden çıkartıp eve getiriyoruz. Yürüyemediği için ambulans çağırıp sedye ile eve kadar çıkartmayı düşünüyoruz başka da bir çözüm yok ztn :( Morali çok iyi, annem ise eve döneceği için çok sevinçli :) Evimi özledim diyor başkada birşey demiyor :)

Ben daha da sevinçliyim çok şükür sabahları bana kahve yapacak birisi çıktı :)  

Bugün çok yoğun bir günmüş te haberim yokmuş valla :) Yengemin abisinin nişan gibi bişeyi vardı tam olarak olayı anlamadım fakat yanlarında olmak borcumdu. Onlarda benim en zor günümde yanımdaydılar ve bu yaptıklarını ne yapsam ödeyemem. Aynı esnada Galatasaray’ ımızın maçının olması ve ardanın şov yapması beni içten içe kırgınlığa uğratırken tesadüfen merakla beklediğim hırsız polis dizisininde bugün olduğunu hatırladım ve yıkıldım :D

Orhan’ la birlikte sağa sola koşturduk tüm akşam :)

Yaw bide bugün az kalsın yeni bir ilişkiye yelken açacaktım zor tuttum kendimi :) Görüntü olarak hoş bir insan olsada karakter olarak kawasaki’ den farkı olmadığını hatırladım ve yine başlamadan bitirdim herşeyi :D Ortamda felaket uygundu herşeye ama neyseee.. :D Kafam kaldırmaz valla bu saatten sonra motör muhabbetlerini :) El değmemiş temiz aile kızı arıyorumm :D Ah bee zahidem niye uzaklardasın Allahsızzz seniii :(  

Yarın haftabaşı ve zor bir gün olabilir bir an önce uyumam lazım. İyi geceler hepisinize…

Babam hakkında açıklama…

11

Belki merak edenler vardır diye yazıyorum. Babam Denizli’ de trafik kazası geçirdi. Gece bir benzin istasyonunda uymuşlar ve sabahın ilk ışıklarıyla yola çıkmışlar. Güneş ışığının yansıması ve uyku mahmurluğu ile araç mucurlu yola giriyor. Direksiyon hakimiyeti kaybediliyor ve tarlaya uçuluyor. Babam camdan fırlayıp arabadan 20 m uzağa uçuyor veya sürükleniyor :(

Sonuç ilk aşamada kalça kırığı olarak biliniyordu. Denizli’ ye binbir türlü sıkıntı ile ulaşıp babamı aldık ve İstanbul Vakıf Gureba hastanesine getirdik. İşim gereği İstanbul’ daki bir çok hastane ile çalışıyoruz ki işin aksi tarafı vakıf hastanesi olduğu için bu hastane ile çalışmıyoruz ve hiç bir şekilde işleri hızlandıracak birisi yoktu o an için :(

Babamın sağlığı gayet iyi gözüküyordu kalçasının dışında. Neşesi de oldukça yerindeydi bizimle şakalaşıyor, gazete ve dergi okuyor, etrafına espriler yapıyordu. Hatta yanında kimsenin durmasına gerek bile olmadığını söylüyordu. Ta ki o an gelene kadar. 

Kazadan dolayı olmalı sanırım yaklaşık 3 gündür büyük tuvaletini yapamıyordu. Tam annem o işle uğraşıyordu ve bizde paravanı tutuyorduk. İşte o hatırlamak istemediğim olay gerçekleşti ve annemin çığlıklarıyla birlikte kafamı çevirdiğimde babamın ağzından musluktan fışkırıcasına kan geliyordu. 

Kan o kadar çoktu ki en az 5 litre rahat kan vardı belki abartıyor olaiblirm. Sadece kan da değil sanki ciğer gibi kocaman avuç büyüklüğünde pıhtılaşmış kanlarda çıkıyordu. Gözlerime inanamadım o şok ile cerrahi müşade bölümüne birbirine kattık. Bağırıp çağırmamızla birlikte herkes başımıza toplandı hemşire hanım bile görüntüden korkmuştu. :( Çarşafının altına baktığımızda oradada aynı zift gibi kan birikintisi vardı. :(

Tüm bu olanlara rağmen kimse olayı önemsemedi ve babam aynı şekilde cerrahi müşadede yatmaya devam etti. Bir tane kendini ordinaryus sanan dahliye uzmanı geldi ve oh oh çok iyi dedi gitti. Tahliller alındı bakıldı yine birşey yapılmadı. Kardeşimide üniversiye gitmek üzere eve göndermiş orhandan da rica etmiştim otogara kadar bırakması için.

Akşama doğru babamın tomogrofisi çekildi çok sıra olduğu için gece 00:00 sıralarında ancak yapılabildi. Tomogrofiden geldikten sonra başının döndüğünü söyledi ben hemen tansiyonunu ölçmesini istedim hemşireden. Babamın yanına döndüğümde annem bir peçete tutuyordu ve babam yine kan kusmaya başlamıştı. Bu ilkinden daha korkunçtu. İnanamıyordum o kadar büyük kan parçaları çıkıyordu ki organlarını kusuyor sanmıştım :(  

Olay ikinci kez olunca hemşire daha bir panikledi diğer doktorlarada haber verdi. Cerrahi doktoru baktı, üroloji doktoru baktı, bilmediğim başka doktorlarda geldi ve aralarındaki konuşmaya onların haberi olmadan şahit oldum. 

** Hasta gidecek neden kimse bişey yapmadı hala
– Dahliye uzmanı birşey demedi ki
** Nasıl doktor bu anlamıyorum adam üzerimize kalacak
–Sonra ilgilenmedi diyecekler bize

Diğer doktorlarında ısrarıyla dahliye uzmanımız geldi ve tekrar baktı. Bu sefer ilki gibi baştan sağma bakmadı. Sonra midesinin yıkanması için bir kaç alet çıkardı ve babamın burnundan bir hortum soktular. Annemi bakmaması için gönderdim düşüp bayılır diye :( Bu arada  babam çok kötü birşekilde bağırıyordu çok canı acıyordu belli. Doktor bir enjektörle miğdesinden kanı çekti bir kovaya boşalttı, çekti boşalttı, sonra su verdi burnundan hortumla ve tekrar çekti. 

Sonra söylenerek kendi sorumlu olduğu dahiliye servisine yatırılmasını istedi hiç hoşnut olmasada. Hatta kanamasını durdururum sonra ne hali varsa görür dedi. 

Dahiliye servisine yatışını yaptırdım bana gece 3 te acilen 4 ünite kan getirmemi istediler. Baya bi uğraştıktan sonra çapa kızılaydan 2 ünite bulabildim. Onları kroslatıp uygunluğunu ölçtüler ve kanı taktılar. Gece boyu bir saniye bile uyumadım kanın damlayış hızını kontrol ettim. 

2 gün boyunca bu şekilde yattı dün babamı biraz bitkin de olsa bırakıp eve duş almaya geldim. Eve girdim ve tekrar annem aradı oğlum babana kan lazım olabilirmiş sen gel hemen dedi. Orhanı aradım ve dilek ben yeşim abla birlikte tekrar hastaneye gittik. Doktorun yanına çıktığımda bana yarım saat içersinde kan getirmem gerektiğini söyledi. Kan değerleri çok düşmüş çünkü sürekli kan kaybediyordu. Mide kanamasından şüpheleniyorlardı ve kanamanın hala durmadığını söylüyorlardı. 

Yarım saat içinde bulamazsam ne olur dediğimde kaybedebilirsiniz dedi. İşte hayatım boyunca aldığım en yıkıcı cevaptı bu. Dünyadaki hiçbirşeyin öneminin olmadığını anladım o cevapla. Bir insan hayatından daha doğrusu babamdan bahsediyoruz ve doktor bey bana yarım saat içinde baban ölebilir dedi :( Yıkılmıştım.

Hemen hastanenin kan merkezine gittik. Orada B Rh + kanın olmadığı söylendi. Çapa kızılaya tekrar gitmem söylendi. Oraya arkadaşları gönderdim bende sağdan soldan temin etmeye çalışıyordum. Fakat aldığımız cevap çok kötüydü ellerinde B rh + gruptan kan olmadığı söylendi.

Kapının önü ana baba günüydü seven tanıyan herkes gelmişti. Herkes birilerini arayıp kan arıyordu fakat kimsenin grubu B rh + değildi benim gibi :( Ben veremiyordum çünkü 1. derecede yakını olduğum için kullanılamıyormuş :(

Çaresizlikten acilin içinde bağırdım b grubu kana sahip olan kimse varmı diye. Kimse yardım etmek istemedi. Doktora tekrar çıktım lütfen anons ettirelim bulamadım kanı diyerek. Doktor gerekli yerleri aradı ama anons sisteminin çalışmadığını söylemişler. Fakat kanı Florence Nightingale hastanesinde para ile temin edebilirmişim. Doktor bana 300 ytl ye yakın olduğunu söyledi bir ünite kanın. 

O çaresizlikte neyse parası verip alayım sonuçta babamın hayatı tehlikede diye düşündüm. Çünkü başka çıkar yol yoktu. Atlayıp arabaya Florence Nightingale hastanesine doğru yola koyulduk. Orhan aradı kanka 2 ünite hazır kan bulmak üzereyim ama kesin değil siz hastaneye gidin fakat benden haber bekleyin dedi. Bi an içimde umut olmuştu. Tam Florence Nightingale hastanesinden içeri girdiğimizde orhan tekrar aradı ve geri dönün hemen çabuk acele edin kanı verecekler dedi. 

Döndük ve tekrar bize kan yok diyerek geri çeviren Kızılay‘ a gittik. Aynen dediğim gibi kan yok diye geri çeviren Kızılay gelin kanı alın demişti. Gittik sırada bir bayan kan verilen yerde biriyle konuşuyordu. Sinirlerim iyice boşalmıştı o an ne yaptığımı ne söylediğimi çok iyi hatırlamıyorum ama

“” Hanımefendi çok acil kan almam gerekiyor.
–” Hepimizin işi acil diye” çıkıştı 
** Yarım saat içinde babam ölecek bayan sizinki bu kadar mı acil?
– “Benimkide bir saat sonra ameliyata girecek” 

diyerek yolu açtı ve kanı Dilek’ in ve Sonay’ ın sayesinde aldık. O an anladım işte bir insanın canının bu ülkede ne kadar kıymetsiz olduğunu ve torpilin olmadığı zaman sadece ölümü beklemen gerektiğini. :( İçimden lanetler ederek ve aceleyle hastaneye gittik. Kanı kroslattım tekrardan ve babama vermeye başladılar. Çok şükür Allah’ a ki zamanında yetişebilmiştik. 

Kanı babama verdikten sonra gelen dostların yanına indim. Onlarda bir sürü B rh + kana sahip kişi çağırmışlar. Tek tek kan verdiler ve sadece bize ait 5 ünite kanımız oldu. Hatta 2 kişi baygınlık geçirdi :) Getirilen meyve suyu ve bisküvileri kan verenlere ikram ettik. Orhan ve dilek sağolsun kek ayran meyve suyu fln aldılar. Benden daha çok ilgilendiler kan verenlerle. 

Sonra beni zar zor eve yolladılar babam biraz kendine gelmişti. Gece kan alma işlemi bitince ateşi çıkmış ve ağrı başlamış. Sızlanmış baya. 

Ne yazıkki bugün çalışmam gerekiyordu :( Öğlene kadar işlerimi hallettim. Telefonla da sürekli annemi arıyordum. Dayım sağolsun çalıştığı halde işinden izin alıp babamın yanına endoskopi çekilirken yanında olmaya gitti. Çalışmayan amcamda evde uyumayı tercih etti. Aynı şekilde babannemde kazanın ertesi günü Almanya’ ya rahatına kavuşmaya defolup gitti. :( Beni sormayın ben izin alamadım ancak öğlene kadar halledebilirsem okeylediler. :(  

Neyse babamın endoskopisi çekilmiş ve mide kanamasının durduğu gözükmüş. Öyle derinden bir nefes aldım ki ciğerlerim patlayacaktı neredeyse. İçim içime sığmadı hemen tanıyan ve merak eden kişilere haber verdim. 

Midedeki kanama durmuş fakat tedavi edilmesi gerekiyor tabiki. Kanamanın sebebi stres kaynaklıymış. Kardeşim üniversiteye gidecek diye birinden alacağını tahsil etmeye gitmiş orada kaza yapmış pişmanlık duymuş, biz üzülmeyelim diye bize 2 boyunca durumu bildirmemiş başka başka yalanlar uydurmuştu. tabi para bulmaya giderken daha çok masraf açınca büyük bir stresin altına gitmişti. Neşeli gözüksede herzaman içine atan ve kimseye belli etmeyen bir insandı. 

Neyse midesi için bir ameliyat düşünmüyor doktorlar. İlaç ve serum ile beslenmeye devam. tabi birde süt ve petit beurre yiyebilrmiş. 

Kalçasında ki kırık da midesi düzelince kontrol altına alınacak şimdilik sabit birşekilde yatıyor. Ortopedi servisi ya alçıya alır yada farklı bir tedavi uygular onu bilemiyorum ama şimdilik hayati bir tehlikesinin bulunmadığının söylenmesi benim için dünyalara değerdi. Kemik bir şekilde kaynar geçer önemli olan canıydı. 

Az önce yanından geldim ve yüzüne renk gelmiş neşesi yerindeydi. :) Tabi canı sıkılıyor ama nabalım olacak o kadar sonuçta hastanede yatıyor. Allah’ a binlerce kez şükürler olsun, Allah tüm bizim gibi darda kalmışlara yardım olsun. Hep bol bol dua ettim. Kabul etti yüce rabbim…

Annem babamla birlikte hastaneye girdiğinden beri dışarıdaki havayı solumadı. Eve hiç gelmedi sürekli babamın yanında yarı buçuk uyku ile ayakta duruyor. Eve gelmek istemiyor o biraz daha düzelene kadar. Sonuçta kalça kemiği kırık olduğu için tuvaletini yapmak için birinin yardımına ihtiyacı var babamın  ve başkasının yapmasını istemiyor annem :(  

Yani şimdilik herşey yolunda tüm merak edenlere duyurulur. Fakat dualarınızı esirgemeyin gerçekten ihtiyacımız var. Allah tüm ihtiyaç sahiplerine yardımcı olsun. 

Bu arada panik atak olduğumu öğrendim veya panik atak oldum :) Soğuk kanlı sanardım kendimi ama kan bulma macerasında ne yaptığımı bilmiyordum. Kontrolümü kaybetmiştim :(

Bu yazıyı niye yazdın diye sorarsanız öncelikle merak edenler için yazdım ve ileride yani umut ettiğim gibi herşeyin düzelip geride kaldığı zaman dönüp okuyup yaşadıklarımdan ibret almak için diyebilirim.

Herkese hayırlı akşamlar bir gelişme olursa tekrar yazarım. Umarım kardeşim bu yazıları okumuyordur, okuyorsa da zaten üzülecek birşey yok o sancılı dönemi atlattığımızı düşünüyorum… :) Okuyosanda beni ara lenn kimseyi arama başka döverim bakkk :D Heee esooo bak bide sensiz ilk evden çıkışım çok kötüydü :) pantolonumun düğmelerini kapatmayı unutmuşum 3-4 saat öyle gezdim fakat yağmur yağar diye giydiğim ve beni tüm gün yakıp kavuran parkam o kısmı kapatıyordu :) Bunu da öğrendim ki ben annemsiz ve kardeşimsiz aynı şekilde babamsız hiç birşeymişim..

Go to Top