aklına geleni söyleyen adam… :)
islamiyet olarak etiketli yazılar
Ayşe Arman çağımızın sınıf ayrımcısı…
13 Tem
Ayşe Arman !
Günümüzün sosyetik burjuvai yazarlarından. Yazıları genellikle biz blogcuların yazdığı tarzda. Güncel konulara bakış açısı ve günlük yaşantısı hakkında yazıyor.
Ayşe Hanım’a gelen zibilyon tane mailin içinden “Soyunmakta ne var, kolaysa örtün güzelim! Örtün de, bu ülkedeki baskıyı, zulmü gör…” denilmesi kafasında şimşekler çakmasına neden oluyor. Hemen karar veriyor kapanarak sokakta ve değişik mekanlarda gözlem yapmaya. Hem bir yazar için popüler olmak tabi ki çok önemli birşey. Bu tarz bir girişim daha önce yapılmadığından adının çoğu yerde geçeceğini düşünerek gözünü kapatarak giriyor olaya.
Yanına başka bir arkadaşını alarak tesettür tarzında giyinmeye çalışıyor. Beceremiyor profesyonel birinden destek alıyorlar. Kendi görüşüne göre kafası Hediye Paketine çevriliyor. Kafasını yine kendi görüşüne göre cendereye sıkıştırılmış gibi hissediyor. Ses duyamıyor, baskı, sıkışıklık ve rahatsızlık oluşuyor. “Dezavantajı o kadar fazla ki, avantajından söz edilemez bile…” diye düşünüyor.
Nişantaşı’nda bir cafeye gidiyorlar. Kapalı olanları karşı mahallenin insanları olarak gördüğü için “Brasserie’de hep oturmak istemişler ama hiçbir zaman cesaret edememişler, bugün başarmışlar, kırmayalım, onlar da bizim insanımız. Kucaklayalım. Hem zaten asıl müşterimiz Güney’de tatilde, İstanbul da biraz boş, ne olur yani gelseler…” tarzında bir düşünceyle empati kuruyor garson hakkında.
Reina’ya girmeye çalışıyorlar fakat tesettürlü oldukları için alınmıyorlar içeri.
İstanbul’un en mutaasıp ilçelerinden Fatih’in İsmail Ağa caddesine gidiyorlar. Fakat buraya tesettür ile değil mini etek ile gidiyorlar. Ehh hali ile “Pislikten başka bir şey değilsiniz!” lafını çokda güzel yiyorlar afiyetle.
————————-
Evet Sayın Ayşe Arman Hanımefendi. Sizin gibiler sayesinde Siz ve Biz olundu bu ülkede ne yazık ki. Kapalı geri zihniyetliler. Başı açık çağdaş insanlar! Bu mudur yani olay ?
İslami kurallar çerçevesinde giyinen bayanları anlamaya çalışmışsınız fakat kendinizi rezil etmekten başka birşey yapamamışsınız benim nazarımda. Baştan aşağı ukalâca yazılmış bu yazı dizisinin inanın her satırında sinirimden fıttırıyorum. Ayşe Hanım siz kapalıları yadırgayıp onları size göre çağdaş dünyayla kıyaslayacağınıza önce insan olduğunuzu hatırlayın. Sınıf ayrımları yapmayı bırakın. İnsanları küçümsemekten vazgeçin.
Belki patronlarınız tarafından afferin Ayşe büyük iş başardın gibi övgüler kazanmış olabilirsiniz fakat bu ülkenin %80′i kapalı olan bayanlar tarafından KOCA BİR YUUUUHHHHH’ u puan hanenize aktardınız.
İkinci yazınızı okumaya bile tenezzül etmiyorum. Merak edenler için…
Allah’a inanıyor musunuz?
4 Ara
Evet ben bu yazıyı yazdığım için kendilerine göre çok bilmiş entel(!) camia tarafından cahillikle, dini kesim tarafından da kâfirlikle suçlanabilirim.
Konu şudur efendim. http://www.yesnogod.com diye bir site oluşturulmuş ve ülke çapında Allah (c.c) inananlar ve inanmayanlar diye iki seçenek koymuşlar. Ben kendime göre yani tam anlamıyla yerine getiremesemde elhamdülillah kalu beladan beri inançlı biriyim. İnanmayanlar da inanmazlar bu onların kendi sorunları. Sizce biz inananlar mı doğru biliyoruz yoksa onlar mı doğru yoldalar.
Şüphem yok tabiki kesinlikle Allah var ve biz Allah’ a inanıyoruz. İnanmayanlar neye dayandırıyor bunları? Nasıl bu hale geldik merak ediyorum.
İnsanlar okudukça, kendilerine göre IQ seviyeleri yükseldikçe gerçekten Allah’a olan inançlarında azalma mı oluyor?
Bakın konu IQ dan açılmışken bir anımı anlatayım.
Bundan 3 sene öncesinde, çalıştığım hastanede sürekli öğlen tatillerimi kitap okuyarak değerlendirirdim. Sonra birgün bir doktor abimizle tanıştık. Güncel konular olsun, tarih konuları olsun kendisiyle azda olsa muhabbet edebilecek seviyede gördüğü için samimiyet kurduk. Kitap okumayı sevdiğimi bildiği için bana sürekli kendi beğendiği kitapları tavsiye ediyor, kendi kitaplığından kitaplar getiriyordu. Öğrendim ki inançsız biriymiş. Benim yeni birşeyler öğrenmeye olan düşkünlüğümden faydalanarak aklımı zeki bir şekilde çelmeye çalışıyordu. Hep kuşkulu sorular sorar sonra bunların cevaplarını bana verdiği kitaplarda aramamı veya internet gibi kaynaklardan araştırmamı isterdi.
Beynimi o kadar çok kurcalamaya başlamıştı ki artık bunalım seviyesine gelmiştim. O kişi o kadar zeki bir insandı ki hastanemizde onunla boy ölçüşebilecek seviyede kimse yoktu diyebilirim. Tüm doktorlar kültürel bilgi olarak hep övgüyle söz ederdi bu kişiden. Onun bilgili biri olduğunu düşünmem nedeniyle sürekli onunla konuşmak, yeni şeyler öğrenmek isterdim. Boş vakitlerimde hep yanına giderdim. Kanka olmuştuk anlayacağınız
İşte benim genç ve tecrübesiz olmamdan kendisininde çok kurnazca hareketleri sayesinde kafam allak bullak olmuştu. Düşünüp durur cevapları arardım. Yani Allah’ ın varlığını beynimle çözmeye çalışırdım.
En son bir dini sitede aradığım cevabı bulmuş ve bu araştırmalar için geçirdiğim zamana, düştüğüm şüphelere lanet etmiştim. Bulduğum cevap Allah’ ın varlığını beynim ile açıklayamayacağımdı
Evet basit ve klişe bir laf gibi geliyor değil mi? Fakat bu hiç aklımdan geçmiyordu benim sürekli bulacağımı sanıyordum. Çevremdeki insanlara da garip garip sorular sorardım sürekli
Zannetmeyin bu pes etmektir. Bu cevabın ta kendisidir. Akıl ile anlaşılamayacak kadar derindir. Kalpten çözülür sadece…
Neyse doktor amcamız yaşımın genç olması, birazda sazanlığımdan yararlanarak kendi doğrularını empoze etmeye çalıştı fakat çok şükür ben kendi doğrumu buldum
Daha sonraları bende ışık olmadığını anladı ve konuşmalar sanat, tarih, edebiyat vs konularına kaydı
Hakkını yemeyeyim ben askere giderken 300 dolar harçlık koymuştu cebime
Allah razı olsun diyeceğim ama inanmıyor ki adam
Neyse arkadaşlar beni dinlediniz yeter bu kadar. Eğer konu ilginizi çektiyse http://www.bildirgec.org/yazi/tanriya-inaniyor-musunuz adresindeki yorumları bir inceleyin isterseniz.
Bu arada çok gariptir Türkiye’ nin 4/1 i yani %26 sı Allah’a inanmıyormuş.. Bir yanlışlık olmalı veya kimse araştırma cesareti gösteremediği için biz doğruyu bilmiyorduk
ALLAH SONUMUZU HAYIR ETSİN…
Hayırlı Ramazanlar…
31 Ağu
Eveeet sonunda geldi o kutsal ay. Çok huzurlu ve çok sinirli oluyorum ramazan aylarında. Bu ayda bir çok şeyden uzak durmak zorundayız, ki epey uzak duracağım şey var
İnsanın kendini bir ayda olsa terbiye etmesi maneviyatını yükseltmesi çok iyi birşey. Tabiki herzaman yapmamız gerekn şeyler bu aydaki davranışlarımız fakat nedense bir türlü o ortama erişemiyoruz :(
Gece saat 3-4 civarı kalkacağız ailecek sahurumuzu yapıcaz açıcaz televizyonda Nihat Hatipoğlu’nu dinleyeceğiz. Vurup yatacağız ki bana o uyku bölünmesi çok pahalıya patlıyor
acayip sinirli oluyorum kimseyle konuşamıyorum bile
Hele sabah kalktığımda sanki hiç uyumamış gibi hissediyorum kendimi :(
Dedim ya tüm dini görevleri elimizden geldiğince yerine getireceğiz fakat bu ay bittikten sonra tüm pislikler, tüm ahlaksızlıklar, tüm sahtekarlıklar devam edecek. Kendim için söylemiyorum ben öyle biri değilim yannış anlamayın
Keşke dünya hep ramazandaki gibi olsada her gün oruç tutsak buna değerdi inanın…
Kardeşimin Üniversiteye kaydı için yarın akşam babamla schwester im Samsun’ a ayak basacaklar (bandırma vapuru ile değil tabiyki
). İftarı yolda yapacaklar. Eeee benim iftar durumum nasıl olur onu bilemiyorum. Şirkette çoğu kişi evi uzak diye şirkette açıyormuş orucunu ama benimki yakıııınnn. İnşallah ben iftara yetişebilirm. Yoksa annem ilk iftarını yalnız yapacak ki buna çok üzülürüm. Bu ramazan diğerlerinden farklı olacak çünkü sahurdada bir hafta kadar sadece annemle ben olucam.
Yaa bakıyorumda kardeşim iyice gitme triplerine girmiş vallaha ayvayı yedim ben yaaa. Harbiden çok zor olacak benim için
İlk sahur açılışında sevdiğim bişeyler olsun diye annemi aradım. Aramaz olaydım gelirken ananenlere uğra sonrada git kaşar al pissa yapcam sana dedi
Nasıl sevindim ama anlatamam yaaa çocukluk günlerim geldi aklıma
Şansıma ananemler teravih namazına gitmiş ordan yırttım
sonra bim e gittim ki içeri girer girmez Peder Zickler’ in BİM’ de eski sevgiliyle karşılaşmak yazısı geldi aklıma kendi kendime güldüm ki ne gülüş
hele patitolar ve le portaları görünce kendimi sıkmaktan bayılacaktım artık
Neyse inşallah Rabbim sabrını verirde fazla sıkıntı çekmem çünkü çok çalışıyorum bu aralar ve saat 20:00 ye kadar aç ve diğer ihtiyaçlardan yoksun kalmak beni fazlaca asabi birisi yapacak.
Herkese hayırlı Ramazan’ lar. Allah tuttuğunuz oruçları kabul etsin…

